
Esas No: 2021/11879
Karar No: 2022/745
Karar Tarihi: 13.01.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/11879 Esas 2022/745 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından suçlanan çocuklar için mahkumiyet hükmü verilmiştir. Ancak, mala zarar verme suçuna ilişkin adli para cezası dahil mahkumiyet hükümlerine doğrudan hükmolunduğu için temyiz mümkün değildir. Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarına ilişkin hükümler incelendiğinde, mahkemece yapılan hatalar nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. Raporlar arasında oluşan çelişki giderilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, suça sürüklenen çocuklara zorunlu müdafii aynı müdafiin atandığı, aralarında menfaat çatışması bulunan çocuklara ayrı bir müdafii görevlendirilmesi gerekirken görevlendirilmemesi, çeşitli hata ve eksiklikler hükümlerin bozulmasına neden olmuştur. Kararda yer alan kanun maddeleri şunlardır: 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi, Avukatlık Kanunu'nun 38. maddesi, 5275 sayılı Kanun'un 106/4. maddesi, TCK'nın 31/2, 31/3, 143 ve 145. maddeler
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin hüküm fıkralarında suç adının iş yeri dokunulmazlığının ihlali yerine konut dokunulmazlığının ihlali olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Mahkemece suça sürüklenen çocuklara zorunlu müdafii aynı müdafiin atandığı, suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ...’nın savunmalarında, üzerilerine atılı suçu suça sürüklenen çocuk ... ile beraber işlediklerini savunmaları, suça sürüklenen çocuk ...’ın ise suçlamayı kabul etmediği anlaşılmakla; aralarında menfaat çatışması bulunan suça sürüklenen çocuk ...’a ayrı bir müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek Avukatlık Kanunu'nun 38. ve CMK'nın 152. maddelerine aykırı davranılması,
2- Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ... hakkında düzenlenen Diyarbakır Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 18/02/2013 tarihli raporunda, suça sürüklenen çocuğun işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algıladığının ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğinin belirtildiği, 28/03/2014 tarihli Siverek Devlet Hastenesi psikiyatri uzmanı tarafından düzenlenen raporda da suça sürüklenen çocuğun işlediği suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algıladığının ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğinin belirtildiği, ancak Elazığ Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 10/09/2015 tarihli raporunda ise suça sürüklenen çocuğun olay tarihi itibariyle işlediği iddia edilen suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediğinin bildirildiğinin anlaşılması karşısında; raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi’nden suça sürüklenen çocuk ...’nın suç tarihi olan 25/01/2013 tarihi itibariyle üzerine atılı hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali fiillerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda rapor alınarak raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde, eylemin gece vakti gerçekleştirilmesi nedeniyle TCK'nın 143. maddesi ile yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden üst sınırdan 1/3 oranında artırım yapılması,
4- Suça sürüklenen çocukların suça konu yerden 1 adet cep telefonu ile mağdur ...’ın beyanına göre 200-250 TL civarındaki gıda malzemelerini çalmaları şeklindeki olayda şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesi uygulanarak indirim yapılması,
5- Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerde yaş küçüklüğünden indirim yapılması sırasında uygulama maddelerinin gösterilmemesi,
6- Dosya içerisinde bulunan nüfus kaydına ve UYAP’tan çıkarılan nüfus kayıt örneğine göre, fiili işlediği tarihte 12 yaşını doldurup, 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi yerine, aynı Kanun'un 31/3. maddesi gereğince indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
7- Suça sürüklenen çocukların adli sicil kayıtlarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkaları olmadığı, mağdurların herhangi bir zarar taleplerinin bulunmadığı ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından da suçun niteliği gereği giderilmesi gerekli somut (Maddi) bir zararın bulunmadığı, suç tarihinde kayden sabıkasız olan suça sürüklenen çocuklar hakkında CMK’nın 231/6-b bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken “Zarar giderilmediğinden 5271 sayılı Yasa'nın 231/5.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,” biçimindeki yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
8- 5275 sayılı Kanun’un 106/4. maddesi gereğince “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” hükmü gözetilmeden, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerde suça sürüklenen çocukların adli para cezasını ödemedikleri takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde ihtarat yapılması,
9- Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken yaş küçüklüğüne ilişkin TCK'nın 31/2 ve 31/3. maddelerinin aynı Kanun'un 145. maddesinden sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 13/01/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.