Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/11988
Karar No: 2021/9588
Karar Tarihi: 05.07.2021

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/11988 Esas 2021/9588 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2020/11988 E.  ,  2021/9588 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : İzmir 12. İş Mahkemesi

    Dava, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir
    İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM:
    Davacı vekili, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18.01.1998 tarihi olarak tespitini istemiştir.
    II-CEVAP:
    Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
    III-MAHKEME KARARI:
    A-İLK DERECE
    MAHKEME KARARI
    Mahkemece, “dava dilekçesi ekinde sunulan ve ... sicil sayılı dosyadan 1998/1. dönemi olarak verilen bordroda; dava dışı şirketin kaşesinin ve şirketin yetkilisinin imzası, ayrıca Kurumun 26.05.1998 tarihiyle elden alındı kaşesi ve Kurum yetkilisinin elden aldığına dair imzası bulunduğu, dava konusu tarihte dava dışı işverene ait işyerinin faal olduğu, davada dinlenen ve bahsi geçen dönem bordrosunda ismi görülen ..., ..., ... ve ...’ın beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının 18.01.1998 tarihiyle çalışma olgusunun mevcut olduğunun kabulü gerektiği” gerekçesiyle, “davacının davasının kabulüne, davacının ... numaralı işyerinde 18/01/1998 tarihinde işe başladığının, sigorta başlangıç tarihinin 18/01/1998 olduğunun tespiti ile, bu tarihte asgari ücret ile en az (1) gün sigortalı çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.
    B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    Davanın kabulüne dair ilk karar, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesinin 10/09/2019 tarih 2019/1392 - 2019/1139 karar sayılı ilamı ile;
    Bölge Adliye Mahkemesi, “davacı tarafından davaya konu istem hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı görülmekle, davacının davalı Kuruma başvuruda bulunması gerekliliğine ilişkin dava şartı noksanlığının giderilmesinin, yargılama aşamasında mümkün olduğu dikkate alınarak, davacı tarafa, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun red iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin, ihtaratlı önel verilmeli; bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli; Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.” gerekçesiyle kaldırılması üzerine mahkemenin 2019/267 esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince yeniden verilen davanın kabulüne dair karara karşı, Bölge Adliye Mahkemesince, “davacının çalışmalarının ... sicil numaralı işyerinden sicilsiz olarak 1998/1. dönemde Kuruma bildirimi yapıldığı, bu durumda hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, bordro tanıklarının beyanları ile de davacı ...’ın çalışma olgusunun ispatlandığı, sicilsiz çalışmaların başka kimseye mal edilmediğinin de belirgin olduğu gözetildiğinde, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olduğu” gerekçesiyle İzmir 12. İş Mahkemesi"nden verilen 14.07.2020 tarih, 2019/267 Esas ve 2020/190 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    506 sayılı Kanunun 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanunun 79/10 maddesi kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.
    Sigortalılığın tespitinde, yöntemince düzenlenerek yasal hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilen sigortalı işe giriş bildirgesi, ilgilinin işe alındığını gösteren yazılı delil niteliğinde ise de sigortalılığın kabulü açısından tek başına yeterli kabul edilemez ve bu kapsamda çalışma olgusunun da inandırıcı ve yeterli delillerle ispatlanması gerekmektedir. Bu amaçla; sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma veriliş tarihi, bildirgedeki kimlik bilgilerinin, varsa imza ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı, davacıya verilen sigorta sicil numarasının hangi yılın serilerinden olup sonraki dönemde gerçekleşen hizmetlerinde kullanılıp kullanılmadığı saptanmalıdır.
    Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, öncelikle davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında işverenin kim olduğu, işyerinde ne iş yaptığı, başka çalışan olup olmadığı, idarecilerin kim olduğu, işyerinin nerede olduğu ve komşularının kimler olduğunun davacıya sorulup açıklattırılması gerektiği, ayrıca tarafların sunduğu deliller ile yetinilmeyerek, kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmek suretiyle, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Bu amaçla hizmeti ortaya koyabilecek belgeler, varsa Kurum görevlileri tarafından düzenlenen rapor ve tutanaklar getirtilmeli, yine davalı iş yerinde aynı dönemde bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, gerektiğinde aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve bunların çalıştırdığı kimseler yeniden Kurum ve Kolluk marifetiyle yöntemince belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle iddianın somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlanıp kanıtlanmadığı değerlendirilmelidir. (HGK 29.06.2005 gün ve 2005/21-409- 413, 23.12.2009 gün ve 2009/10-581-619, 10.02.2010 gün ve 2010/10-72-72, 21.09.2011 gün ve 2011/10-527– 552)
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı tarafından, dava dilekçesi ekinde Kurumun 26.05.1998 tarihiyle kaşesini ihtiva eden ve dava dışı ... Tarım Ürünleri San. ve Tic. Şti.’ne ait ... sicil numaralı işyerinden verilen 1998/1.ci dönem bordrosu sunulduğu, işyerinin 01.06.1989 tarihinde ve 506 sayılı yasa kapsamına alındığı, 31.01.2001 tarihinde yasa kapsamından çıkarıldığı, davalı Kurumun 05.03.2018 tarihli ve ... sayılı yazısında; Kurum kayıtlarında davacı ... adına herhangi bir belgeye ulaşılamadığı ve sigortalı hizmet döküm cetvelinde herhangi bir sigortalılığı görülmediği belirtildiği anlaşılmaktadır.
    Mahkemece, davacının sunduğu bordroda, Kurumun 26.05.1998 tarihiyle elden alındı kaşesi ve Kurum yetkilisinin elden aldığına dair imzası bulunduğu gerekçesiyle bordroya geçerlilik tanınarak ve bordro tanıklarının beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de; resen araştırma ilkesi kapsamında, ihtilaf konusu döneme ait dönem bordrosu Kurumdan araştırılmalı, 1998/01 dönem bordrosunun geçerli sayılıp sayılmadığı Kurumdan sorulmalı, Kurumca geçerli sayılmaması halinde, sebebin doğru olup olmadığı hususunda deliller toplanmalı, elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
    Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek, bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK"nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.07.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi