12. Ceza Dairesi 2014/8217 E. , 2015/925 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanun"un 65/b, 5237 sayılı TCK"nın 62, 52, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kültür ve Turizm Bakanlığı adına katılma talebinde bulunulduğu ve katılma kararı bu yöndeki dilekçeye istinaden verildiği halde, gerekçeli karar başlığında ... Kültür Varlıklarını Korumu Bölge Müdürlüğü"nün katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ve katılan vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-.....2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu"nun 13/04/1988 gün, 221 sayılı kararı ile tescil edilen .... 1. derece arkeolojik sit alanı sınırları dahilinde yer alan, ... ili, ... ilçesi,.....köyü, 2531 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan mevcut evin önüne demir profil ayaklar üzerine sundurma şeklinde yapı inşa etmek suretiyle müdahalede bulunulduğundan bahisle sanık hakkında kamu davası açıldığı halde, mahallinde yapılan keşifte, 23/10/2012 tarihli tespit tutanağı sonrasında birinci kata betonarme nitelikte banyo ve natamam wc yapıldığının tespit edildiği, bu eylemlere ilişkin olarak sanık hakkında herhangi bir dava bulunmamasına karşın, hükmün gerekçe kısmında suç tarihinden sonra sanık tarafından gerçekleştirilen, banyo ve natamam wc uygulamasının ceza tayinine esas alındığı görülmekle, sonradan tespit edilen uygulamalarla ilgili olarak Cumhuriyet başsavcılığına suç ihbarında bulunularak, dava açılması halinde her iki dosyanın birleştirilip, aynı taşınmaz üzerine, iddianamenin kabulü tarihine kadar gerçekleşen her bir inşai ve fiziki müdahalenin, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değerlendirilebileceği, iddianamenin kabulü tarihinde ise hukuki kesintinin gerçekleşmesi nedeniyle bu tarihten sonra yapılacak olan her müdahalenin ayrı bir davaya konu olacağı, sonradan gerçekleştirilen eylemlerin hangi tarihte yapıldığı araştırılıp, her birinin aynı inşai ve fiziki müdahalelere yönelik olup olmadığı, aralarında hukuki kesintinin oluşup oluşmadığı hususu açıklığa kavuşturulup, TCK"nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı hususu da tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi;
2-Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunanların, 2863 sayılı Kanunun 65/d maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceği, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle il özel idaresi bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu tespit edilip, suçun işleniş biçimi, konusunun önem ve değeri, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı da dikkate alınarak hükümden sonra, 11/10/2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1 ve 65/4 maddeleri gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK"nın 53/1 maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı olup, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.