Abaküs Yazılım
2. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/25502
Karar No: 2022/810
Karar Tarihi: 31.01.2022

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/25502 Esas 2022/810 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanık, mala zarar verme, tehdit ve hakaret suçlarından mahkum edilmiş, ancak mala zarar verme suçundan açılmış bir dava ile ilgili karar verilmediği için zamanaşımına uğramıştır. Sanık, mala zarar verme suçundan verilen erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin kararı temyiz etmiştir, ancak bu kararın infaza ilişkin olduğu için temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Tehdit ve hakaret suçlarından mahkumiyet hükümlerinde gerekçeye uyulmadığı, hakaret suçunun uzlaşma kapsamında olmasına rağmen uzlaştırma işlemi yapılmadığı ve tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığına dair değişikliklerin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenlerle hükümler bozulmuştur.
Kanun Maddeleri:
- 5237 sayılı TCK'nın 51. ve 53. maddeleri
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98. ve 101/3. maddeleri
- 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesi
- Anayasanın 141. maddesi
- 5271 sayılı CMK'nın 34, 230, 232 ve 289. maddeleri
- 5237 TCK'nın 106. maddesi
- CMK'nın 253/3. fıkrasının ikinci cümlesi
- 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik CMK'n
2. Ceza Dairesi         2020/25502 E.  ,  2022/810 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Mala zarar verme, tehdit, hakaret
    HÜKÜM : Mahkumiyet, erteli hapis cezasının aynen infazı

    Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu, sanık/hükümlü ...’ın temyiz isteminin ise hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile mala zarar verme suçundan verilen erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin karara yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    Sanık hakkında müşteki ...’a yönelik mala zarar verme suçundan da dava açılmasına rağmen anılan dava ile ilgili karar verilmediği anlaşılmakla, zamanaşımı süresince hüküm kurulması olanaklı görülmüştür.
    1- Mala zarar verme suçundan verilen erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin karara yönelik hükümlünün temyiz isteminin incelenmesinde;
    Hükümlü hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan 3 ay 10 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği; önceden verilip kesinleşmiş erteli hapis cezasının aynen infazına dair kararın, infaza ilişkin olması nedeniyle temyiz kabiliyeti bulunmayıp, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98. maddesi uyarınca çektirilecek cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilmesi ile ilgili mahkemece verilecek kararlar aynı Kanun’un 101/3. maddesi gereğince itiraza tabi olduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, hükümlünün 14.08.2015 tarihli dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın mahalline İADE edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
    2- Tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
    Sanığın talimat evrakında duruşmadan bağışık tutulmasını talep etmesi halinde savunmasının alınmasına dair açık yazı ve haklarının hatırlatılmak suretiyle savunmasının alınmasının talep edildiği, talimat yoluyla sorgusunun yapıldığı 13.08.2010 tarihli duruşmada sanığa 5271 sayılı CMK’nın 147. maddesinde düzenlenen haklarının hatırlatıldığı ve sanığın savunmasını yapacağını beyan ettiği anlaşıldığından tebliğnamedeki bu sebeple bozma isteyen 1 no’lu görüşe ve yine sanığın üzerine atılı hakaret suçunun mağdurunun katılan ... olduğu ve katılan ... ’ın şikayetinden vazgeçtiğine ilişkin bir beyanının bulunmadığı, şikayetinden vazgeçtiğine ilişkin beyanda bulunanın müşteki ... olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bu sebeple bozma isteyen 4 no’lu görüşe iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
    a) Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34, 230, 232 ve 289. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eyleminin ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan sanık hakkında 15/11/2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara atıfta bulunmakla yetinilerek gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,
    b) Her ne kadar sanığın üzerine atılı hakaret suçu uzlaşma kapsamında olup, soruşturma aşamasında taraflara uzlaşma teklifi yapılmış ise de, bu tarihte atılı 5237 TCK’nın 106. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenmiş olan tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olmaması ve CMK’nın 253/3. fıkrasının ikinci cümlesi dikkate alındığında soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; hükümden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, hakaret ve tehdit suçlarından dolayı uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 31/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi