Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/6267
Karar No: 2021/10532
Karar Tarihi: 21.10.2021

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/6267 Esas 2021/10532 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2021/6267 E.  ,  2021/10532 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında birleştirilerek görülen istirdat davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davaların kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalı şirket tarafından hakkında kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini, elektriğin kesilmesi ve icra takibi tehdidiyle kaçak ve ek kaçak tüketim bedelini ödemek zorunda kaldığını, şirket yetkilisi hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, elektrik sayacının mühürlü dolap içerisinde olduğunu, sayacın davalı şirket tarafından söküldüğünü, kaçak tüketimi kabul etmediklerini, tatil günlerinde çalışılıyormuş gibi hesaplama yapıldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla, 10.000 TL’nin ödeme tarihinden ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı birleşen davada; davalı şirketin 2011 yılında düzenlediği kaçak tutanağına istinaden tanzim edilen 3.935 TL kaçak tahakkuku ile 121.011,10 TL kaçak ek tahakkuku sebebiyle borcunun olmadığının tespiti ile tanzim edilen tahakkuklara istinaden haksız olarak yapılan tahsilatlardan asıl davada talep edilen dışında kalan 112.511,79 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı; davacıya ait sayacın muayenesinde mühürlerinin açılıp kapatıldığının tespit edildiğini, yapılan tespit üzerine mevzuata uygun kaçak ve ek kaçak tahakkuku yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda sayaca müdahale edildiği, tahakkuklardan davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı tarafın temyizi üzerine Dairece verilen 20/09/2018 tarihli ve 2016/20755 Esas 2018/8833 Karar sayılı kararla; (1) numaralı bentte davacının sair temyiz itirazları reddedildikten sonra, (2) numaralı bentte; Dava kaçak ve ek kaçak tahakkuku nedeniyle istirdat istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; davacıya ait sayacın 20/09/2011 tarihinde değiştirildiği, sayaç muayenesinde “R ve T fazları ölçüm uçlarına kumanda paneli bağlanarak isteğe bağlı ölçüm yapamaz hale getirildiği, gövde kapağına switch yapıştırıldığı, açılıp kapatıldığı ve oynandığının tespit edildiği, Elektrik Sayaçları Kurşun Mühür Bilirkişi raporunda ise mühürlerin açılıp kapatıldığının belirlendiği, daha sonra davalı tarafça davacı hakkında 19/09/2011-20/09/2011 arası 2 gün olmak kaydıyla 1396,75 kwh kurulu güç üzerinden 3.935 TL kaçak tahakkuku, 15/9/2010-15/9/2011 arası 121.011,10 TL ek kaçak tahakkuku yapıldığı görülmektedir.
(...)Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının kaçak kullandığının belirlendiği, ancak ilgili kurul kararında belirtilen tüketim miktarı hesaplama yöntemine uyulmadığı, farklı gün sayısına rağmen davalı tahakkuku ile aynı sonuca ulaşıldığı, doğru tespit edilen tüketim bedeli olmaması halinde uygulanması gereken kullanma faktörünün dikkate alınmadığı, bu şekilde kaçak elektrik kullanım hesabı yönünden mevzuata uygun teknik inceleme yapılmadığı, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli olmadığı gibi; Elektrik Tarifeleri Ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine de uygun değildir. Talep edilen kaçak elektrik bedelinin yönetmelik ve yukarıda açıklanan 622 sayılı kurul kararının “Tüketim Miktarı Hesaplama” başlıklı bölümünde açıklanan yöntem ve sürelere uygun hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur.
O halde; mahkemece; dosyanın önceki bilirkişi dışında uzman bilirkişiye verilerek, dava konusu kaçak ve ek kaçak tahakkukunun Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 sayılı EPDK kararı hükümlerine göre ayrıca ve denetime elverişli olarak hesaplanması için rapor alınarak, davacının talep edebileceği bedelin belirlenmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporu doğrultusunda davacı şirketin, davalı şirketçe talep edilen 124.946,10 TL tutarındaki kaçak ve kaçak ek tahakkuk tutarının 2.434,31 TL"sinden sorumlu tutulması gerektiği, davacı şirketin davalı şirkete asıl alacak, gecikme cezası ve kdv olmak üzere toplam 134.424,07 TL ödeme yaptığı, davacının davalı kuruma ödediği 2.434,31 TL kaçak elektrik tutanak bedelinin mahsubu ile kalan 122.511,79 TL alacağını davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle; asıl davanın kabulü ile 10.000 TL alacağın 15/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kabulü ile 112.511,79 TL toplam alacağın; 29.832,47 TL"lik kısmının 15/01/2012 tarihinden itibaren, 13.389,94 TL"lik kısmının 14/02/2012 tarihinden itibaren, 13.389,63 TL"lik kısmının 14/03/2012 tarihinden itibaren, 13.389,63 TL"lik kısmının 16/04/2012 tarihinden itibaren, 13.389,63 TL"lik kısmının 16/05/2012 tarihinden itibaren, 13.389,63 TL"lik kısmının 19/06/2012 tarihinden itibaren, 13.389,63 TL"lik kısmının 17/07/2012 tarihinden itibaren, 2.341,23 TL"lik kısmının 16/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2)Bilindiği üzere HMK’nın 281. maddesi uyarınca; taraflar, raporun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde bilirkişiden eksik ve belirsizliğin giderilmesi için açıklamada bulunmasını isteyebilirler,
Davanın taraflarınca itiraz edilmeyen uzman bilirkişi raporu, her iki taraf yönünden de kesinleşir ve kesinleşen rapor hakimi de bağlar. Taraflardan birinin rapora itiraz etmesi, diğer tarafın itiraz etmemesi halinde ise rapor itiraz etmeyen taraf yönünden kesinleşir ve itiraz eden taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar. Bu ilkenin sonucu olarak, itiraz üzerine yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda verilen raporun, önceki rapora göre itiraz eden taraf aleyhine olması halinde, kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak önceki raporda belirtilen kusur oranı, zarar miktarı vs. esas alınarak hükmedilecek miktar belirlenir. İlk rapora itiraz etmeyen ve o raporda belirtilen miktarlara razı olan tarafın lehine olacak şekilde sonraki rapora göre karar verilemez.
Bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; bozma kararı üzerine, davalının talep edebileceği kaçak ve kaçak ek tahakkuk bedeli bakımından bilirkişi ... tarafından düzenlenen 26/04/2019 tarihli raporda; yapılan hesaplama sonucu davalının, davacıya 90.211,03 TL iade etmesi gerektiği bildirilmiş, bu rapora karşı davalı vekilince itiraz edilmiş, davacı vekili ise sunulan raporda yapılan hesaplamanın EPDK kurul kararı hükümlerine, hukuka, usul ve hakkaniyete uygun olduğunu, raporda iade edilmesi gereken bedel açık ve net olduğundan rapora katıldıklarını, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğunu beyan etmiştir.
Davalının itirazının değerlendirilmesi için aynı bilirkişiden alınan ek raporda ise kök rapordaki görüşü tekrarlanmış davacı vekili bu rapora karşı kök rapora karşı verdiği beyanlarını tekrar etmiş, davalı ise rapora itiraz ederek yeni bir bilirkişiden rapor aldırılması talebinde bulunmuş, 28/11/2019 tarihli celsede verilen ara karar ile dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi edilmesine karar verildiği bilirkişi ...’ın 18/05/2019 tarihli kök ve 17/05/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda ise; davacıya iade edilmesi gereken bedel 122.511,79 TL olarak belirlendiği ve mahkemece bu raporlar benimsenerek karar verildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre mahkemece; 26/04/2019 tarihli kök bilirkişi raporuna davacının itiraz etmemiş olmasının davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözönüne alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nın 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi