12. Ceza Dairesi 2019/2135 E. , 2021/583 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat
talebinin kısmen kabulü ile 150.000 TL manevi tazminatın
davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/155 Esas - 2015/359 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, yapılan yargılama sonunda davacının silahlı terör örgütüne üye olma, kişisel kullanım amacı dışında uyuşturucu madde bulundurma ve kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarından beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 19/11/2015 tarihinde kesinleştiği,
Davacının 478.960,72 TL maddi, 3.000.000 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece maddi tazminat talebinin reddine, 150.000 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, hükmolunan manevi tazminat miktarının az olduğuna ve vekalet ücretinin eksik hesaplandığına ilişkin tüm, davalı vekilinin, davanın yetkili mahkemede ve süresinde açılmadığına, tutuklamanın haklı olduğuna, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi karşısında yargılama giderlerinin davalının üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğuna ve davalı lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5271 sayılı CMK"nın 142. maddesinin 5. ve 7. fıkraları gereğince dava dilekçesi ve ekindeki belgelerin bir örneği davalı ... Hazinesinin mahkemenin yargı çevresindeki temsilcisi olan İstanbul Muhakemat Müdürlüğüne tebliğ edilip, duruşmadan da haberdar edilerek karar verilmesi gerekirken, Düzce Muhakemat Müdürlüğüne tebligat yapılması,
2-Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında davacı hakkında düzenlenen gözaltı, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm tutanak, müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri dosya içine alınarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde infaz tarihleri ilgili ceza infaz kurumundan sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, davacı lehine aynı konu ve nedene dayalı olarak açılmış başka bir dava bulunup bulunmadığının ilgili birimlerden sorulup, UYAP sistemi üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.
Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.
Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması,
5-Gerekçeli karar başlığında, ""Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat"" olan dava türünün ve ""22/01/2016"" olan dava tarihinin yazılmaması ile ""Davacı: K.H."" ibaresine yer verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan düzenleme ve kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine tayin olunan tazminat miktarı dikkate alınarak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmında yer verilen oranlar üzerinden hesaplanan 14.750 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla hesaplama ile 15.950 TL nispi vekalet ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.