
Esas No: 2021/21649
Karar No: 2022/822
Karar Tarihi: 31.01.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/21649 Esas 2022/822 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 1989 yılında verilen hırsızlık suçundan dolayı mahkumiyet kararına karşı sanığın yasaklanmış haklarının iadesi talebi reddedilmişti. Ancak dosyada yapılan incelemede, yasaklanmış hakların geri verilmesi için yeterli şartların oluştuğu ve talebin reddinin hatalı olduğu belirtilerek, kararın kanun yararına bozulması kararlaştırıldı. Yasaklanmış hakların geri verilmesi, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesinde düzenlenmiştir ve cezanın infaz edilmiş olması ve kişinin infazın tamamlanmasından itibaren üç yıllık süre içerisinde yeni bir suç işlememesi ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaatin oluşması gereklidir. Kararda belirtilen kanun maddeleri ise 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/ilk, 522, 523/1 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleridir.
"İçtihat Metni"
Hırsızlık suçundan sanık ...'ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk, 522, 523/1 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri uyarınca 9.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17/07/1989 tarihli ve 1986/5779 esas, 1989/696 sayılı kararıyla ilgili olarak sanığın memnu hakların iadesi talebinin reddine ilişkin Diyarbakır (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 30/10/2018 tarihli ve 2018/10 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/07/2021 gün ve 8315-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/09/2021 gün ve 2021/94912 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya aslının mahkeme arşivinde bulunmaması sebebiyle onaylı belge suretleri üzerinden yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın anılan suçtan almış olduğu mahkûmiyet kaydının 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 9, 12 ve 13/A ile geçici 2. maddeleri gereğince arşive alınmış olduğu ve aynı Kanun'un 6290 sayılı Kanun ile değişik 12. maddesi gereğince arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren yasaklanmış hakların geri verildiği tarihe göre arşivden silinme süresi hesaplanacağı, somut olayda her ne kadar Mahkemesince verilen ek kararda hak yoksunluğunun söz konusu olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ise de; sanık hakkındaki mahkûmiyet kararında her hangi bir hak yoksunluğu yer almasa da, sanığın mahkûmiyetin doğal neticesi olarak yasaklanan hakların geri verilmesi talebinde bulunulabileceği ve hakkında adli sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, mahkemesince yapılacak değerlendirmede sanığın daha sonra yeni bir suç işleyip işlemediği incelenerek, hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Diyarbakır(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17/07/1989 tarihli ve 1986/5779 Esas, 1989/696 Karar sayılı kararı ile 765 sayılı TCK’nın 491/ilk, 522, 523/1. ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilen hükümlü ... 27.09.2018 tarihli dilekçesi ile yasaklanmış haklarının iadesi isteminde bulunduğu halde, mahkemece “sanık hakkında verilen herhangi bir yasaklanmış hak kararının bulunmadığı” gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi, belli bir suç veya cezaya mahkûmiyete bağlı olarak gerek Ceza Kanunu’nda, gerekse diğer kanunlarda öngörülen çeşitli hak yoksunluklarının kaldırılmasını sağlayan hukuki bir düzenleme olup, 765 sayılı TCK’nın 121 ve 124. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nın 416 ve 420. maddelerinde yer alan “yasaklanmış hakların geri verilmesi” kurumuna, 5237 sayılı TCK’da ve 5271 sayılı CMK’da yer verilmemiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren ve 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 38. maddesiyle 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na 13/A maddesi eklenmek suretiyle tekrar düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile ceza mahkûmiyetinden doğan müebbet hak yoksunluklarının giderilmesi amaçlanmıştır.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na eklenen 13/A maddesinde, 5237 sayılı TCK dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebileceği, bunun için, TCK’nın 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması gerektiği belirtilmektedir. Yasaklanmış hakların geri verilmesi için cezanın infaz edilmiş olması ve kişinin infazın tamamlanmasından itibaren üç yıllık süre içerisinde yeni bir suç işlememesi ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekecektir.
Bu itibarla, hükümlünün talebi yukarıda izah edilen 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na eklenen 13/A maddesi kapsamındaki yasaklanmış haklarının iadesi niteliğinde olup, mahkemece talebin kabulü ile bu yönde araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (DİYARBAKIR) (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 30.10.2018 tarihli ve 2018/10 D. İş sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, gereğinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 31/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.