3. Hukuk Dairesi 2020/11733 E. , 2021/10462 K.
"İçtihat Metni"ANKARA 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen sözleşmenin feshi ve alacağa bloke konulması işlemlerinin iptali davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; ... Eczanesi’nin sahibi olduğunu, MEDULA sistemine gönderilen "bu eczane 20.10.2016 tarih ve sonrası iptaldir" şeklindeki yazı ile medula sisteminin kapatılması suretiyle sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, fesih işleminin haksızlığının tespiti ile önlenmesine ve ödenmeyen hakedişlerinin ödenmesine, hakedişlerine konan blokenin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince; davacıya ait eczanenin 675 sayılı KHK hükümleri uyarınca tedbiren kapatıldığı ve sözleşmesinin hiçbir gerekçe gösterilmeden feshedildiği, MEDULA sisteminin bir daha açılmadığı ve sözleşmenin yenilenmediği, oysa gelen yazılardan davacı eczanenin sahibi ve mesul müdürü hakkında herhangi bir soruşturma açıldığı ya da dava açıldığı bildirilmediği gibi, anılan eczanenin kapatılan ya da TMSF"ye devredilen kurum/kuruluşlar arasında olmadığından davanın kısmen kabulüne; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin iptaline ilişkin kararın haksız olduğunun tespitine, davalı davacı ile sözleşmeye zorlanamayacağından sözleşmenin devamına ilişkin istemin reddine, davacı davalıdan olan alacakları yönünden belirli miktar bildirmediğinden davalı aleyhine varsa hakedişlerin tahsili yönünden alacak davası açmada serbestisine, halen hakedişleri üzerinde bir bloke var ise kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; davaya konu işlemin olağanüstü hal süresince yayımlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında yapılan işlemlerden olması nedeniyle açılan davada idareye yüklenecek bir kusurun olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, açılan davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde; medula ekranının 20.10.2016 tarihinde kapatılmasının sözleşmesinin Kurum tarafından haksız olarak feshedilmesi anlamına geldiğini, bu nedenle fesih işleminin iptali ile haksızlığının tespitini ve hakedişlerine konulan blokenin iptalini istemiştir. Kurum tarafından da davacının medula ekranının OHAL kapsamında düzenlenen KHK’lar nedeniyle kapatıldığı savunulmuştur. Ancak 675 sayılı KHK’da veya OHAL döneminde çıkarılan diğer KHK’larda eczanelere yönelik kapatılmalarına ilişkin veya Kurum ile sözleşmelerinin feshedilmesini gerektirir bir düzenleme yapılmamıştır. Hal böyle olunca Kurum tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün 5.1. maddesine göre bir ay önceden yazılı bildirimde bulunarak davacının sözleşmesinin usulüne uygun şekilde feshedilmesi gerekirken hiçbir bildirim yapmadan doğrudan medula ekranını kapatması aralarındaki sözleşmeye aykırı olmuştur. Ayrıca davacının medula ekranı açık olduğu dönemde karşıladığı kurum reçetelerinin de davalı tarafından ödenmesi gerekir. Zira söz konusu reçeteler taraflar arasındaki protokol hükümlerine uygun şekilde karşılanmış reçetelerdir. Hal böyle olunca ilk derece mahkemesince verilen karar yerinde olmuşsa da bölge adliye mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile davalının istinaf başvurusunun kabulü ile yazılı şekilde davanın reddine dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 16/09/2020 tarih 2018/2443 esas – 2020/1262 karar sayılı kararının HMK"nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının talebi halinde davacıya iadesine, 21/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi