13. Ceza Dairesi 2014/36900 E. , 2015/3488 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükümlünün yokluğunda verilen kararın, dosyada belirtilen adresine tebliğ edilerek, bu tebligat uyarınca karar kesinleştirilerek infaza verilmiş ise de;
Hükümlü tarafından verilen 18.07.2014 tarihli eski hale getirme, temyiz ve infazın durdurulmasına ilişkin dilekçede; karar ve tebliğ tarihi itibariyle hükümlünün cezaevinde bulunduğunun belirtildiği, temyiz dilekçesi ve eski hale getirme talepli istemin birlikte verilmesi halinde, karar verme yetkisinin Yargıtay"a ait olduğu dikkate alınarak yapılan incelemede;
Tebligat Kanunu"nun 19. maddesinde "Mevkuf ve mahkümlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder" hükmünün yer aldığı, buna göre; sanığın karar ve tebligat tarihinde cezaevinde bulunması halinde, sanığa yapılacak tebligatın Tebligat Kanunu"nun 19. maddesinin öngördüğü şekilde yapılması gerektiği, bununla birlikte hükümlünün mahkemedeki adresine yapılan tebliğde, hükümlünün cezaevinde bulunduğuna ilişkin bir not bulunmadığı, UYAP kayıtlarında yapılan incelemede ise, hükümlünün adresine 15.09.2008 tarihinde yapılan tebliğ tarihinde cezaevinde bulunduğunun anlaşıldığı, yapılan incelemede hükümlünün 21.06.2008 tarihinden 24.03.2009 tarihine kadar tutuklu olarak ... Kapalı Cezaevinde bulunduğu, bu nedenle hükümlüye yapılan tebliğin geçersiz olduğu, bu nedenle hükümlünün eski hale getirme ve temyiz talebinin KABULÜNE karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile yapılan incelemede;
Hükümlünün önceden kasıtlı suçtan hükümlüğünün bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa"nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
I-Hükümlü hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Hükümlü ..."nın, müştekilerin kaldığı otel odalarına suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte girdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK"nın 119/1-(c) maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun hükümlü tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümlüden tahsiline karar verilen toplam 13,60 TL yargılama giderinin inceleme tarihi itibariyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan (20 TL"den) daha az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK"nın 324/4. maddesi gereğince Devlet hazinesine yüklenilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de;
Yargılama giderlerinin her bir hükümlünün sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanıktan” tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ..."nın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin bölümün çıkarılarak yerine, “yargılama gideri olarak yapılan toplam 13,60 TL"nin inceleme tarihi itibariyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan (20 TL"den) daha az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK"nın 324/4. maddesi gereğince Devlet hazinesine yüklenilmesine"" cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Hükümlü hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun hükümlü tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümlü ..."nın, suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte müştekilerin kaldığı otel odalarına açık olan balkon kapılarından girerek suça konu eşyaları çaldığının anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK"nın 142/1. maddesinin (b) bendine uyduğu gözetilmeyerek aynı kanun"un 142/2-(b) maddesi ile hüküm kurulması, ayrıca kararın gerekçe kısmında hükümlünün, müşteki ..."ya yönelik hırsızlık eyleminden dolayı 5237 sayılı TCK"nın 142/2-(b) maddesi kapsamında cezalandırılmasından bahsedildiği halde hüküm fıkrasında aynı kanun"un 142/1-(b) maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilerek çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ..."nın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 03.03.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.