
Esas No: 2021/12943
Karar No: 2022/1075
Karar Tarihi: 02.02.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/12943 Esas 2022/1075 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanık, mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından mahkum edilmiştir. Ancak, dosya içeriğindeki çelişkili ifadeler nedeniyle kasten yaralama suçunun nasıl işlendiği açıklığa kavuşturulmadan hüküm verilmiştir. Ayrıca, sanığın uzlaşma kapsamında olmayan mala zarar verme suçu ile uzlaşma kapsamında olan kasten yaralama suçunu birlikte işlediği göz önüne alınarak, uzlaştırma işlemi yapılması gerektiği belirtilmiştir. Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında, ceza tayininde seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi gerektiği, ancak adli para cezası belirlenerek eksik ceza tayini yapıldığı belirtilmiştir.
Kararda geçen kanun maddeleri:
- 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi: Hükümlerin temyizi için gerekli şartları belirler.
- 5237 sayılı TCK'nın 58/3. maddesi: Tekerrüre esas mahkumiyet olan suçlarda, seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilerek temel cezanın belirlenmesi gerektiğini düzenler.
- 5237 sayılı TCK'nın 61/9. maddesi: Adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda cezanın gün biriminin alt sınırı ve üst sınırını belirler.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından doğrudan adli para cezasına hükmedildiği halde, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle hükümlerin temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Müştekinin soruşturma aşamasındaki 15/01/2011 tarihli beyanında "Sanığın kullandığı aracı önüne kırdığını, ne yapıyorsunuz demesi üzerine de araç içindeki 3 kişinin araçtan inerek bir tanesinin yolun kenarındaki taşı alarak aracının ön camına vurduğunu, daha sonra sağ elinin kanadığını gördüğünü, elinin nasıl yaralandığını bilmediğini", kovuşturma aşamasındaki 15/01/2016 tarihli beyanında ise "Sanığın arabasından çıkıp arabasının yanına geldiğini, yanında 2 kişi daha bulunduğunu, camdan yumrukla kendisine vurduğunu, ayrıca yerden koca bir taş alıp arabanın ön camına vurduğunu" söylediği, müşteki hakkında tanzim olunan Adli Tıp Kurumu Gaziosmanpaşa Şube Müdürlüğünün 27/01/2011 tarihli raporunda “Müştekinin sağ el distal falanklarda (3.4. baş parmak) kesi mevcut olduğu, sol yanakta 2 cm. üzeri kurutlanmış kesi olduğunun” belirtildiği de nazara alınarak, müştekiden, sanığın kendisini elindeki taşla mı yoksa yumrukla mı vurmak suretiyle yaraladığı hususu sorulup, kasten yaralama suçunun silahla işlenip işlenmediği hususu açıklığa kavuşturulmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
2-Sanığın müştekiyi yumrukla vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığının tespit edilmesi halinde ise, suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan TCK'nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu ile uzlaşma kapsamında olan kasten yaralama suçunun birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak hükümden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, CMK’nın 253/3. fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresi madde metninden çıkarılmakla TCK’nın 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı ve aynı fıkranın ikinci cümlesinin uygulanma imkanının ortadan kalktığı nazara alınarak, mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
3-Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 58/3. maddesi gereğince, seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilerek temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden temel cezanın adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
4- Mala zarar verme suçundan kurulan hükümde, TCK'nın 61/9. maddesinde yer alan "Adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, temel cezasının 120 gün yerine 60 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
5-Sanık hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının ''kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olduğu'' gözetilmeden, sanık hakkında sonuç ceza olarak adli para cezasına hükmedilmesine karşın, anılan maddedeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi,
6-18/06/2014 tarihinde kabul edilip 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine 02/02/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.