12. Ceza Dairesi 2014/11650 E. , 2015/571 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suçlar : Hakaret, kasten yaralama, özel hayatın gizliliğini ihlal
Karar-Hükümler : Hakaret suçundan: TCK"nın 125/1, 125/3-a, 125/4, 62/1, CMK"nın 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması, Kasten yaralama ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından: Beraat
Hakaret suçundan sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar ile kasten yaralama ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK"nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanun"un 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, katılan vekilinin temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK"nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B) Kasten yaralama ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Sanık ... hakkında 08.10.2012 tarihinde düzenlenen ve 10.10.2012 tarihinde kabul edilen iddianamede, katılan ..."nin öğretmen olarak çalıştığı kreşte sorumlu müdür olarak çalışan sanık ..."in, tesadüfen önünden geçtiği kapısı kapalı olan tuvaletin altındaki boşluktan katılanın klozete oturduğunu fark edip, bir erkek çocuğunun ihtiyacını gidermesine yardımcı olmak amacıyla onu tuvalete götüren katılanın, çocuk tuvaletini yaptıktan sonra, onun yanında, kendi ihtiyacını da gidermesinden dolayı çocuğun psikolojisinin olumsuz yönde etkileyebileceğine dair tutanak düzenlediği ve bu olay nedeniyle çıkan tartışma esnasında katılanın üzerine yürüyerek onu yaralamaya teşebbüs ettiği iddia edilerek sanık hakkında TCK"nın 134/1. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal ve aynı Kanun"un 86/2. maddesindeki kasten yaralama suçlarından yargılama yapılmak üzere Sulh Ceza Mahkemesine dava açıldığı olayda,
Sanığın, katılanın fiziksel mahremiyetine müdahale etme kastıyla özel bir gayret gösterdiğine ve katılanı yaralamaya teşebbüs ettiğine dair, savunmasının aksine, mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında kasten yaralama ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından CMK"nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın üzerine atılı TCK"nın 134/1. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu için, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun"un 81. maddesi ile yapılan değişiklikle “bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası” öngörülmüş olup, hapis cezasının üst sınırı itibariyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan davaya bakma görevinin 5235 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemesine ait bulunduğu ve suçlar arasındaki bağlantı da gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun"un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 1 numaralı paragrafının, “1- Yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen kasten yaralama ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarının sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından, sanığın CMK"nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.