Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/13574
Karar No: 2016/5208
Karar Tarihi: 07.04.2016

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2015/13574 Esas 2016/5208 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2015/13574 E.  ,  2016/5208 K.

    "İçtihat Metni"


    Mahkemesi :İş Mahkemesi

    Dava, malûllük aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davalı... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-) 27.11.2002 – 15.01.2011 döneminde 506 sayılı Kanuna/5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) maddesine tabi olarak 1.801 prim ödeme gün sayısı bulunan 15.10.1985 doğumlu davacının, 26.07.2011 tarihli malûllük sigortasından aylık tahsis başvurusunun davalı Kurumca reddedilmesi üzerine 12.09.2012 günü işbu davayı açtığı anlaşılmakta olup mahkemece yapılan yargılamada, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulu’nca gerçekleştirilen muayene sonucu düzenlenen 05.02.2015 tarihli raporla çalışma gücünün en az %60 oranında yitirildiği, malûllük başlangıcının 01.10.2004 günü olduğu belirlenmiştir.
    Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 25. maddesinde, 4/1-(a) maddesi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60"ını kaybettiği saptanan sigortalının malûl sayılacağı, ancak, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün %60"ını yitirdiği belirlenirse, sigortalının bu hastalık veya engelliliği sebebiyle malûllük aylığından yararlanamayacağı belirtildikten sonra 26. maddesinde söz konusu sigortalılar yönünden
    sayılmak, en az 10 yıldan beri sigortalı bulunup toplam olarak 1.800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1.800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak, malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra Kurumdan yazılı istekte bulunmak olarak sıralanmış, 27. maddesinde, aylığın, malûl sayılmaya esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini, anılan rapor tarihi yazılı istek tarihinden sonra ise rapor tarihini izleyen ay başından itibaren başlayacağı hüküm altına alınmıştır.
    Diğer taraftan, anılan Kanunun “Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresi” başlığını taşıyan 38. maddesinin 1. fıkrasında, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcının, sigortalının, 506 sayılı Kanuna tabi olarak ilk defa kapsama girdiği gün olarak kabul edileceği, 2. fıkrasında, bu Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edileceği, bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edileceği, 3. fıkrasında, aylık bağlama işlemlerinde dikkate alınan sigortalılık sürelerinin, sigortalılığın başlangıç tarihi ile sigortalının aylık bağlanması için yazılı istekte bulunduğu gün arasında geçen süre olduğu açıklanmış, Geçici 1/1. maddesinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 506 sayılı Kanuna tabi olanların, bu Kanunun 4/1-(a) maddesi kapsamında kabul edileceği, Geçici 6/1. maddesinde, 506 sayılı Kanuna göre 01.04.1981 gününden önce1malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında, bu Kanunun 38/2. maddesindeki sigortalılık süresinin 18 yaşın doldurulduğu tarihten başlayacağına ilişkin hükmün uygulanmayacağı, Geçici 7/1. maddesinde, bu Kanunun yürürlük gününe kadar 506 sayılı Kanuna tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri ve sigortalılık sürelerinin, tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirileceği bildirilmiştir.
    Ayrıca, 506, 1479, 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince aylık bağlanmasına ilişkin davalarda, Kuruma başvuruda bulunulduğu tarih itibarıyla tümüyle oluşmayan tahsis koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, özellikle, Anayasa’nın 141. maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğunu belirten hüküm, 6100 sayılı Kanunun “Usul ekonomisi ilkesi” başlıklı 30. maddesinde yer alan, hakimin, yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme, sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan sosyal sigortalar, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, sosyal ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen ay başından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulmalı, kuşkusuz, yargılama aşamasında aylık bağlama koşulları gerçekleşen sigortalı yönünden tahsis talep günü itibarıyla şartlar oluşmamakla
    Kurumun dava açılmasına sebep olan herhangi bir haksız işleminin de söz konusu bulunmadığı gözetilerek yargılama giderleri buna göre değerlendirilmelidir.
    Yukarıdaki açıklama ve yasal düzenlemeler ışığında dava değerlendirildiğinde, çalışma gücünü %60 oranında yitirmekle 25. madde kapsamında malûllük olgusu kanıtlanan ve 26. maddede yazılı 1.800 prim ödeme gün sayısına sahip olan davacının 10 yıl sigortalılık süresi koşulunun istem ve dava tarihi itibarıyla yerine getirilmediği belirgindir. Bununla birlikte, 01.04.1981 tarihinden önce tescili bulunmayan davacının sigortalılık başlangıcı 18 yaşını doldurduğu 15.10.2003 günü olarak benimsenmekle 10 yıl sigortalılık süresi şartı yargılama aşamasında 15.10.2013 tarihi itibarıyla gerçekleştiğinden söz konusu tarihi izleyen aybaşının aylık başlangıcı olarak kabulü gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, sigortalılık süresi koşulu göz ardı edilerek, üstelik, değinilen 27. maddedeki düzenlemeye de aykırılık oluşturacak şekilde Kuruma başvuru gününden itibaren aylık bağlanmasına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    Ne var ki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
    S O N U Ç : Hükmün birinci paragrafında yer alan “kabulüne” sözcüğünün çıkartılarak yerine “kısmen kabulüne” sözcüklerinin yazılmasına, dördüncü paragrafında yer alan “müracat” sözcüğünün çıkartılarak yerine “01.11.2013” tarihinin yazılmasına, sekizinci paragrafında yer alan sözcüklerin çıkartılarak yerine “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen 1.500,00 TL. avukatlık ücretinin davalı Kurumdan alınarak davacıya, 1.500,00 TL. avukatlık ücretinin de davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,” sözcüklerinin yazılmasına, dokuzuncu paragrafında yer alan “masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözcüklerinin çıkartılarak yerine “giderinden tarafların haklılık payları gözetilerek takdiren 375,00 TL.sinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine ve kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına” sözcüklerinin yazılmasına ve bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi