3. Hukuk Dairesi 2013/5626 E. , 2013/7287 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin dişindeki problemler nedeniyle tedavisine 22.12.2010 tarihinde başlandığını, yapılacak iş için 6.000,00 TL talep edildiğini, 4.000,00 TL"nin peşin olarak verildiğini, müvekkilinin ağzına porselen köprü takılarak tedaviye son verildiğini, ancak ağrı ve acıların geçmediği, davalı doktorun kendisi ile ilgilenmediği için, diş hekimleri odasına başvurduğu ve oda tarafından görevlendirilen diş hekiminin 29.04.2011 tarihli raporu ile hatalı işlemler tespit edilerek para cezası verildiği, müvekkilinin ödediği 4.000,00 TL dışında odaya başvuru ve bilirkişi işlemleri için 299,30 TL harcadığı, müvekkilinin bu kez başka bir diş hekimine başvurduğu, takılan implantların çıkarılarak yenilerinin takıldığı, müvekkilinin bu olayda ağrı ve acılar çektiği gibi, çene kemiğinde erimeler meydana gelmesine sebep olduğu belirterek, 5.000,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde; diş tedavisinin başka hekim tarafından tamamlandığı, bu diş hekimine 6.800,00 TL ödendiği, ancak raporda 5.160,26 TL daha masraf edilmesi gerektiği belirtildiğinden 4.000,00 TL davalıya ödenen miktar, 294,30 TL oda başvuru masrafı, 5.160,26 TL yapılacak masraf olmak üzere toplam 9.459,56 TL maddi tazminatın, manevi tazminatla birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, uyguladığı tedavinin yanlış ya da eksik olduğu yönündeki ifadeleri beyan ve raporları kabul etmediklerini, davacının tedavisi sonlandırılmamış ve halen devam etmekte iken davacının yarım bıraktığını, bu nedenle tedavi sebebi ile ortaya çıkması normal bir takım komplikasyonların tedavisinin mümkün olmadığını, davacının Diş Hekimleri Odasına yaptığı şikayet sonucu müvekkilinin cezalandırılmasına karar verilmiş ise de itiraz sonucu tedavinin henüz tamamlanmadığı, bilirkişi raporunda kusur olarak belirtilen hususların diş hekimi tarafından yapıldığına ilişkin somut bir delil bulunmadığı gerekçesi ile disiplin cezası kararının bozulduğunu, davacının çektiğini iddia ettiği acının tedavi süresince çekilmesi normal olduğunu belirterek, davanın reddi istenilmiştir.
Mahkemece, alınan rapor kapsamına göre davalı doktorun kusurlu olduğuna dair bir saptama bulunmadığı, başka hekim tarafından yeni işlemlerin yapılması nedeniyle saptamanın mümkün olmadığının belirtildiği, toplanan tüm delillere göre davalı doktorun yaptığı diş tedavisinde kusurlu olduğunun kanıtlanamamış olması gerekçeleri ile maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı diş hekimi tarafından davacı için yapılan implant çalışmasının işe yaramaması nedeniyle davalıya ödenen bedelin iadesi ve maddi ve manevi tazminat talebinden kaynaklanmaktadır.
İşin çözümü teknik ağırlıklı olduğu için, uzmanından alınacak rapora göre davanın sonuçlandırılması gerekir. Mahkemece, bu konuda iki ayrı bilirkişiden rapor alınmıştır. Serbest diş hekimi tarafından hazırlanan raporda, tedavinin tamamlanması halinde kusur raporu verilebileceği bildirilmiştir. Alınan kurul raporunda, ileri düzeyde kemik kaybı, epikal lezyon bulunduğu belirtilmiş, ancak, tedavi süreci bilinmediği için son durumun davalı uygulamalarından kaynaklandığı sonucuna varılamayacağı belirtilmiştir.
Ancak, davacı tarafından 13.04.2011 tarihinde implant tedavisi nedeniyle dayanılmaz ağrı ve acılar çekmeye başladığı, ...Diş Hekimleri Odasına başvurduğu ve 29.04.2011 tarihinde de hatalı işlemleri içeren rapor düzenlendiği sabittir. DR. Sedat Bayık; hatalı işlemleri tespit ederek "implantların yerleştirildiği bölge çapı ve tipi endikasyona uygun seçilmediği için ağrı ve acı oluştuğu-alt çene kemiğinde erime meydana gelmeye başladığı" belirtilmiştir. Her ne kadar; ...Diş Hekimleri Odası tarafından verilen ceza Türkiye Diş Hekimleri Odaları Birliği tarafından kaldırılmış ise de cezanın kaldırılmasına karar verilir iken hasta üzerinde inceleme yapılmadığı gibi soyut ifadeler kullanılmıştır.
Taraflar arasındaki hukuki ilişki, BK. md. 355 (yeni TBK. md. 470) ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davalılar yüklenicidir. Aslolan deneyimli ve uzman kişiden beklenen bir özenle taahhüt edilen eseri fen ve sanat kurallarına uygun ortaya çıkartmaktır. Uygulamada kısaca "özen borcu" olarak anılan bu husus yasal dayanağını BK.nın 356 (yeni 471.) maddesinden alır. Somut olayda, sözleşmenin konusu diş tedavisi işidir. İnsan vücuduna yönelik bu tür uygulamalarda yükleniciden beklenen özenin de en üst derecede olması olağandır.
Toplanan bu deliller karşısında mahkemece, diş (inplant) yapımının uygun bulunmadığının kabulü ve davalının tedaviyi başka bir doktora tamamlatması nedeniyle sözleşmeyi feshettiği kabul edilerek ek rapor alınmak suretiyle maddi tazminatın kapsam ve tutarı konusunda degerlendirme yapılması, manevi tazminatın ise mahkemece takdir olunarak sonuca uygun hüküm kurulması gerekirken, tüm acı ve ızdıraplara rağmen diş tedavisinin tamamlanmadığından bahisle davanın reddi cihetine gidilmesi doğru bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.