Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/139
Karar No: 2019/249

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/139 Esas 2019/249 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Konya 2. Çocuk Mahkemesi tarafından verilen suça sürüklenen çocuk hakkındaki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan beraat kararı, yapılan inceleme sonucu dava zamanaşımı nedeniyle bozulmuş ve sanık hakkındaki kamu davası düşürülmüştür. Kararda, 5237 sayılı TCK’nın 66/2. maddesi uyarınca çocuklar hakkında zamanaşımı sürelerinin yetişkin sanıklarınkinden daha kısa olduğu belirtilmiştir. Kanuna göre, asli dava zamanaşımı süresi 4 yıl, kesintili dava zamanaşımı süresi ise 6 yıldır. Kararda, sanık hakkında yalnızca av tüfeğiyle ateş etme şeklindeki eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğu, bu suçun asli dava zamanaşımı süresinin TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca sekiz yıl, kesintili dava zamanaşımı süresinin ise on iki yıl olduğu belirtilmiştir. Kanuna göre, yargılama sırasında gerçekleşen dava zamanaşımı durumunda kamuya açıklayıcı bir karar verilerek kamu davası düşürülmelidir. Kararda, sanık hakkındaki davada dava zamanaşımı gerçekleştiği için kamu davası dü
Ceza Genel Kurulu         2017/139 E.  ,  2019/249 K.

    "İçtihat Metni"

    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 4. Ceza Dairesi
    Mahkemesi : KONYA 2. Çocuk
    Sayısı : 552-777

    Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan sanık ..."nin beraatine ilişkin Konya 2. Çocuk Mahkemesince verilen 31.01.2013 tarihli ve 746-67 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 03.06.2014 tarih ve 3599-19783 sayı ile;
    "...Suça sürüklenen çocuk hakkında suç üstlenme suçundan suç duyurusunda bulunulması üzerine bu kişi hakkında dava açıldığı takdirde, her iki dosyadaki delillerin birlikte değerlendirilmesi açısından kamu davalarının birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve kovuşturma sonucu beraat kararı verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Konya 2. Çocuk Mahkemesi ise 11.11.2014 tarih ve 552-777 sayı ile bozma kararına direnerek önceki hüküm gibi sanığın beraatine karar vermiştir.
    Bu hükmün de Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2015 tarihli ve 5348 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 14.12.2016 tarih ve 165-1822 sayı ile; 6763 sayılı Kanun"un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 4. Ceza Dairesince 17.02.2017 tarih ve 360-4732 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği"nin 27. maddesi uyarınca öncelikle dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca 31.05.2011 tarihli ve 9240-815 sayılı iddianame ile olay tarihinde 14 yaşında bulunan sanık ..."nin 07.05.2011 tarihinde uyuşmazlık yaşadığı katılanın evinin önünde av tüfeği ile ateş ederek genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı,
    Sanığın sorgusunun 28.04.2012 tarihinde yapıldığı, yapılan yargılama sonunda sanığın beraatine karar verildiği,
    Anlaşılmaktadır.
    5237 sayılı TCK’nın “Dava zamanaşımı” başlıklı 66. maddesi;
    “(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası;
    a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
    b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
    c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
    d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,
    e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
    Geçmesiyle düşer.
    (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.
    (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur.
    (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır…” şeklinde düzenlenmiştir.
    Görüldüğü gibi, 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinde, çocuklar hakkında yaş gruplarına göre kademeli olarak daha kısa zamanaşımı süreleri getirilmiştir. Bu kapsamda 5237 sayılı TCK’nın 66/2. maddesindeki; “Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının… geçmesiyle kamu davası düşer” şeklindeki düzenleme ile 12-15 yaş grubunda bulunan çocuklar açısından zamanaşımı yetişkin sanıklara göre yarı oranında kısaltılmış bulunmaktadır. Aynı Kanun"un 67/4. maddesi uyarınca kesen bir nedenin bulunması hâlinde kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak olan zamanaşımı, ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır.
    Ceza Genel Kurulunun birçok kararında açıkça vurgulandığı gibi yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hâllerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay, resen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar verecektir.
    Bu açıklamalar ışığında ön soruna ilişkin uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
    Sanığın uyuşmazlık yaşadığı katılanın evine doğru av tüfeği ile ateş etme şeklindeki eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğu, bu suçun yaptırımının 5237 sayılı TCK’nın 106. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olarak düzenlendiği, anılan suçun asli dava zamanaşımı süresinin TCK"nın 66/1-e maddesi uyarınca sekiz yıl, aynı Kanun"un 67/4. maddesi gereğince kesintili dava zamanaşımı süresinin ise on iki yıl olduğu anlaşılmaktadır. Sanığın suç tarihi itibarıyla on iki yaşını bitirmiş, ancak on beş yaşını tamamlamamış olduğu göz önüne alındığında, TCK"nın 66/2. maddesi uyarınca söz konusu suçta asli dava zamanaşımı süresi 4 yıl, kesintili dava zamanaşımı süresi ise 6 yıldır.
    Daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 07.05.2011 tarihinde gerçekleştirildiği iddia edilen eylemle ilgili olarak, sanık hakkında dava zamanaşımını kesen son işlem, 28.04.2012 tarihli sanığın sorgusu olup, bu tarihten sonra dava zamanaşımı süresini kesen veya durduran başkaca bir işlem bulunmadığı gözetildiğinde, 4 yıllık asli dava zamanaşımı süresi, Ceza Genel Kurulunun inceleme tarihinden önce 28.04.2016 tarihinde dolmuş bulunmaktadır.
    Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu beraat hükmünün, gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle bozulmasına, ancak yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, 1412 sayılı CMUK"nın 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi gereğince karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Konya 2. Çocuk Mahkemesinin 11.11.2014 tarihli ve 552-777 sayılı direnme kararına konu beraat hükmünün gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle BOZULMASINA,
    Ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, 1412 sayılı CMUK"nın, 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi gereğince karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 322. maddesine göre karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının TCK"nın 66/1-e, 66/2 ve 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
    2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 26.03.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi