12. Ceza Dairesi 2014/4178 E. , 2015/455 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK"nın 223/2-a maddesi uyarınca Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin tespit tarihlerinden farklı olarak “03/04/2012” şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı niteliğinde kabul edilmiştir.
1- Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 10/06/2014 gün ve 2013/834 Esas, 2014/321 sayılı kararında belirtildiği üzere, 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 3. madde uyarınca mahalli Cumhuriyet savcılarının, duruşmalarına iştirak etmedikleri Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK"un 310. maddesinin 3. fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle, tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz süresinin görüldü ile değil tefhimle başlayacağı, 24/04/2013 tarihinde verilen hükme karşı 27/05/2013 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla, mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK"un 310 ve 317. maddeleri uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2- Katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında düzenlenen 14/05/2012 tarihli iddianamede, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı"nın 06/02/1982 tarih ve A-3290 sayılı kararı ile belirlenen kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alıp; ... II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu"nun 26/01/1994 tarih ve 3790 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen tek katlı yapıya sanık tarafından izinsiz fiziki müdahalede bulunulduğunun, tescilli iki katlı yapının güneyine ve doğusuna kaçak iki katlı eklentiler inşa edildiğinin ve 2010 yılında evin içerisinde tadilat yapıldığının açıklanması karşısında; 14/03/2008 tarihli yapı tatil zaptı ile tespit edilen iki katlı kaçak eklentilere yönelik olarak sanığın savunmasının alınması, ... Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 2008/411 numaralı soruşturma dosyası kapsamında verilen 04/02/2011 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar"da suça konu taşınmaz üzerindeki tek bir eklentiden söz edildiği, buna karşılık 14/03/2008 tarihli yapı tatil zaptı ile iki katlı iki adet eklentinin belirlendiği dikkate alınarak, anılan soruşturma dosyasının sanık ile ilgili bölümleri dosya içerisine konulmak suretiyle hangi eklenti için ne tür bilgi ve belgelere dayanılarak belirtilen kararın verildiğinin saptanması, ifraz nedeniyle 22/06/1987 tarihinde tapuda sanık adına kaydedilen taşınmaza ilişkin belediyede ve Koruma Bölge Kurulu"nda mevcut tüm bilgi, belge, rapor ve fotoğraflar getirtilip, olay yerinde fen, inşaat, sanat tarihi alanlarında uzman bilirkişiler refakate alınmak suretiyle yeniden keşif yapılarak, tapuda “içinde kargir ahır ve ev olan arsa” niteliğiyle kayıtlı taşınmaz üzerindeki yapıların tespiti, hangilerinin tescilli olduğunun, hangilerinin sonradan kaçak olarak inşa edildiğinin, 14/03/2008 tarihli yapı tatil zaptında belirtilen iki katlı eklentilerin yapılış zamanlarının, 09/02/2012 ve 15/03/2012 tarihli kurul uzman raporları ile tespit edilen ve sanığın aşamalardaki savunmalarında sözünü ettiği inşai müdahalelerin hangi taşınmaz üzerinde gerçekleştirildiğinin, esaslı ya da basit nitelik taşıyıp taşımadığının, zamanının, tescilli kültür varlığında zarar oluşumuna sebebiyet verilip verilmediğinin belirlenmesi, suça konu taşınmazda bulunan yapıların konumlarının ve tescil durumlarının anlaşılır şekilde krokilendirilmesi, böylece, yargılamaya konu edilen fiillerin zamanı, nitelikleri ve sonuçları her türlü şüpheden uzak biçimde tespit edilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırmaya dayanılarak ve dosya içerisinde bulunan inşaat bilirkişisinin raporundaki saptamalar da göz ardı edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.