Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2018/502
Karar No: 2019/247

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/502 Esas 2019/247 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Yargıtay 12. Ceza Dairesi, taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan verilen beraat kararının, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden Adli Tıp Kurumunun raporu esas alınarak verildiği gerekçesiyle isabetsizliğinden bozulmasına karar vermiştir. Yerel mahkeme ise bu karara direnerek sanığın beraatine karar vermiş ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu karara uymayarak dosyayı Özel Daireye göndermiştir. Özel Daire, dosyanın Ceza Genel Kurulu tarafından incelenemeyeceğine karar vererek yeni hükmün doğrudan ve ilk kez kendileri tarafından incelenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle dosyanın tekrar Özel Daireye gönderilmesine karar vermiştir.
Kanun Maddeleri:
- 6763 sayılı Kanun'un 38. maddesi
- 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10. madde
- 1412 sayılı CMUK'un 326. maddesi
- 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi
Ceza Genel Kurulu         2018/502 E.  ,  2019/247 K.

    "İçtihat Metni"



    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 12. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Asliye Ceza
    Sayısı : 742-835

    Taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan sanık ..."in beraatine ilişkin Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 14.12.2007 tarihli ve 227-888 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 14.12.2011 tarih ve 4230-8261 sayı ile;
    "1- 19.03.2007 tarihli raporu düzenleyen ve bilirkişi listesinden seçilip seçilmediği anlaşılamayan Hüseyin Tercan"ın kimlik tespiti ve yemini yaptırılmayarak CMK"nın 54, 58/1, 62 ve 64/6. maddelerine muhalefet edilmesi,
    2- AŞTİ"de araç çıkış yolu ve minibüs durakları bulunması nedeniyle taşıt ve yaya trafiğinin yoğun olduğu olay yerinde orta refüjden yola inerek karşıya geçmeye çalışan yayayı orta refüjde gören ve yolu on iki metre geçen yayaya çarpan sanığın olayda kusurlu bulunduğu, izah edilen oluş şekli itibarıyla 05.09.2007 ve 19.03.2007 tarihli bilirkişi raporlarının oluşa uygun oldukları gözetilmeden ve mevcut raporlar arasındaki çelişki de giderilmeden Adli Tıp Kurumunun raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi," isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesince 12.02.2014 tarih ve 237-72 sayı ile sanığın beraatine karar verilmiş, bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 14.01.2015 tarih ve 19811-311 sayı ile;
    "Dairemizin 14.11.2011 tarih ve 2011/4230 -2011/8261 sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen, 19.03.2007 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi Hüseyin Tercan"ın kimliği tespit edilip yeminin yaptırılmaması ve aynı bozma ilamında olayın oluş şekli itibarıyla 05.09.2007 ve 19.03.2007 tarihli bilirkişi raporlarının oluşa uygun bulunduğunun belirtilmesine rağmen, bozma ilamı hükümsüzleştirilerek yeni bilirkişi raporları aldırılmak suretiyle Adli Tıp Kurumunun 26.11.2013 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak sanığın beraatine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Yerel Mahkeme ise 25.06.2015 tarih ve 140-451 sayı ile bozmaya direnerek sanığın önceki hüküm gibi beraatine karar vermiştir.
    Direnme kararına konu bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2015 tarihli ve 306821 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 tarih ve 842-865 sayı ile; 6763 sayılı Kanun"un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesince 01.03.2017 tarih ve 8-1544 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilmiş, Ceza Genel Kurulunca da 25.04.2017 tarih ve 274-245 sayı ile, direnme kararına konu hükmün aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
    Ceza Genel Kurulunun bozma ilamına uyan Yerel Mahkeme 14.12.2017 tarih ve 742-835 sayı ile, bir önceki direnme kararındaki gerekçelerle, Özel Daire bozma ilamına direndiğinden bahisle taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan sanığın beraatine karar vermiştir.
    Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2018 tarihli ve 20517 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesi ile dosyanın gönderildiği Yargıtay 12. Ceza Dairesince 12.09.2018 tarih ve 3373-8077 sayı ile, direnme kararının yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; bir kişinin ölümüyle neticelenen trafik kazasında sanığın kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği"nin 27. maddesi uyarınca öncelikle Ceza Genel Kurulu kararına uyma kararı verildikten sonra önceki Özel Daire kararına direnilmesinin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 25.04.2017 tarih ve 274-245 sayı ile; Yerel Mahkemenin 25.06.2015 tarihli ve 140-451 sayılı direnme kararına konu hükmünün, aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulmasından sonra yargılama yapan Yerel Mahkemece 14.12.2017 tarihli celsede Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bozma kararı doğrultusunda sanığın beyanının alındığı ve “25.06.2015 tarih ve 2015/140-451 karar sayılı ilamında ısrar edilmesine,” şeklindeki açıklamalar ile sanığın beraatine karar verildiği, gerekçeli kararda da önceki beraat kararının doğru olduğu, bu nedenle direnme kararı verildiği yönünde açıklamalara yer verildiği anlaşılmaktadır.
    Ceza Genel Kurulunun 10.07.2018 tarihli ve 360-347 sayılı, 28.04.2015 tarihli ve 719-130 sayılı, 19.03.2013 tarihli ve 1278-90 sayılı, 26.06.2012 tarihli ve 816-254 sayılı, 27.03.2012 tarihli ve 80-126 sayılı, yine 05.10.2010 tarihli ve 172-185 sayılı kararları başta olmak üzere uyum ve kararlılık gösteren içtihatları uyarınca; Ceza Genel Kurulunun bozma kararı ile direnme kararı tümüyle ortadan kalkmış olup, Yerel Mahkeme artık yeni ve değişik bir karar vermekte serbesttir. Bu şekilde verilen kararlar da yeni bir karar olup hukuken direnme kararı niteliğinde olmadığından Ceza Genel Kurulunca incelenmesi mümkün değildir.
    Öte yandan, Ceza Genel Kurulunun bozma kararına uyulduktan sonra verilen kararın yeniden ve doğrudan Ceza Genel Kurulunca incelenmesi, Özel Daire kararına direnme üzerine Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara karşı direnilemeyeceğine ilişkin 1412 sayılı CMUK"nın, 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326. maddesine de aykırıdır. Doğrudan doğruya Ceza Genel Kurulunca inceleme yapılması, Yerel Mahkeme kararına direnme niteliği kazandıracak ve Ceza Genel Kurulu kararlarına karşı yerel mahkemelerin direnme yetkisi olmadığına dair temel ilke zedelenecektir. Bu nedenlerle hukuken yeni olan bu kararın Özel Dairece incelenmesi gerekmektedir.
    Bu itibarla, Yerel Mahkemenin son uygulaması direnme kararı değil yeni hüküm olduğundan, Özel Daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni hükmün de doğrudan ve ilk kez Ceza Genel Kurulu tarafından ele alınması mümkün olmadığından dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
    SONUÇ :
    Açıklanan nedenlerle,
    Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 14.12.2017 tarihli ve 742-835 sayılı karar "yeni hüküm" niteliğinde olduğundan temyiz incelemesi için dosyanın Yargıtay 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 26.03.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi