12. Ceza Dairesi 2013/26031 E. , 2015/452 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/1-c, 5237 sayılı TCK"nın 62/1, 52/2, 51/1-3, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “2009” şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Sanığın diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
... ili, ... Belediye Başkanı olarak görev yapan sanık tarafından imzalanan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü"ne hitaplı 27/05/2009 tarihli yazı ile, imar planında mevcut suça konu taşınmaz üzerinde inşaat yapılacağından, arkeolojik kazı iznine ihtiyaç duyulduğunun bildirildiği, sözü edilen talebe istinaden özel mülkiyetteki taşınmazda 13/07/2009 – 15/07/2009 tarihleri arasında sondaj kazısı yapıldığı, kazı sonuçlarına dayanılarak ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu"nun 14/09/2009 tarih ve 5280 sayılı kararı ile, 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunan taşınmazın, Müze Müdürlüğü uzmanlarınca karar eki haritada gösterilen kısmının, 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline karar verildiği, daha sonra suça konu taşınmazda inşa edilecek “yeni yapı” için ... Belediyesince 21/06/2010 tarih ve 2010/60 sayılı yapı ruhsatının düzenlendiği, adı geçen kurumu temsilen sanık tarafından imzalanan Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü"ne hitaplı 16/08/2010 tarihli yazı ile, yapı ruhsatına istinaden kat irtifakı kurulmak istendiği belirtilerek, kat irtifakı kurulmasında sakınca bulunup bulunmadığının bildirilmesinin talep edildiği, anılan talep doğrultusunda Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından ... Belediye Başkanlığı"na, 14/09/2009 tarih ve 5280 sayılı kurul kararı gereğince koruma amaçlı imar planı değişikliği ile parselde ifraz yapılıp yapılmadığının sorulduğu, belediye adına sanık tarafından imzalanan 01/09/2010 tarihli cevabi yazıda, kurul kararında plan değişikliği ve parselde ifraz yapılması hususunda herhangi bir ibare bulunmadığından, ekli krokide ayrılan kısım 1. derece sit alanı olarak korunacak şekilde imar çapı düzenlenerek, projelerin buna göre çizdirildiğinin ve inşaat ruhsatının bu şekilde tanzim edildiğinin belirtildiği, kurul uzmanlarınca yerinde yapılan incelemelerin akabinde ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu"nun 15/10/2010 tarih ve 6436 sayılı kararı ile, suça konu parselde 14/09/2009 tarih ve 5280 sayılı kurul kararı doğrultusunda herhangi bir plan değişikliği ile ifraz yapılmadan ve anılan konulara dair kurul görüşü alınmadan, yürürlükteki koruma amaçlı imar planı ile notlarına da uyulmayarak, parselin tamamı için inşaat ruhsatı düzenlenmesi nedeniyle suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, sözü edilen suç duyurusu üzerine yürütülen soruşturma sonucunda da sanık hakkında inceleme konusu davanın açıldığı;
Soruşturma aşaması devam ederken 15/10/2010 tarih ve 6436 sayılı kurul kararı sonrasında ... Belediye Başkanlığı tarafından taşınmaz malikine gönderilen 27/10/2010 tarihli yazı ile, taşınmaz üzerindeki inşaat faaliyetinin durdurulması gerektiğinin, ifraz ve tadilat işlemlerine ilişkin olarak verilecek kurul kararı doğrultusunda çalışmaların devam edip etmeyeceğinin belirlilik kazanacağının bildirildiği, akabinde, ... Belediye Meclisi"nin 05/11/2010 tarihli toplantısında kararlaştırılan plan tadilatının, Koruma Bölge Kurulu"nda görüşülüp onaylanması isteminin, 26/11/2010 tarihli yazı ile adı geçen kuruma iletildiği, ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu"nun 30/05/2011 tarih ve 7116 sayılı kararı ile, koruma amaçlı imar planı 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan parselin belediye encümen kararına bağlanan ifraz krokisinin uygun olduğuna, yeni oluşan 1 ve 3 numaralı parsellere 3. derece arkeolojik sit şerhi, 2 numaralı parsele 1. derece arkeolojik sit şerhi verilmesi gerektiğine, 1 numaralı parselde kalan inşaatın koruma amaçlı imar planı ve plan notları doğrultusunda devam edebileceğine karar verildiği;
Sanığın aşamalardaki savunmalarında, suça konu inşaat faaliyetine ilişkin mimari projenin belediye onayının kendisi tarafından yapıldığını, 14/09/2009 tarih ve 5280 sayılı kurul kararının yeterince açık olmadığını, kanunlar doğrultusunda hareket ettiklerine inanarak, kurul kararını yanlış yorumlamak suretiyle suça konu işlemi gerçekleştirdiklerini, kat irtifakı kurulması istemine kurul tarafından verilen cevap ile hatalı bir işlem yaptıklarını fark ettiklerini, ... telafi etmek amacıyla da suça konu taşınmaza yönelik olarak belediye meclisinde plan tadilatı kararı alıp Koruma Bölge Kurulu"na gönderdiklerini, plan tadilatının anılan kurumca onaylanmasından sonra parselde ifraz yapılarak yeni imar çapı hazırlanacağını ve tekrar ruhsat düzenleneceğini beyan ettiği;
Atılı suçtan sanık ile birlikte yargılanıp hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ..."in de, ... Belediye Başkanlığı"nda fen işleri mühendisi olarak görev yaptığını, Koruma Bölge Kurulu"ndan gelen belgeyi yanlış yorumlayarak onay verdiklerini, sözü edilen belge ile ekindeki krokiyi, kim olsa kendisinin anladığı şekilde anlayacağını söylediği;
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; özel mülkiyetteki suça konu taşınmazda yapılacak inşai faaliyete ilişkin sürecin, sondaj kazısı yapılması isteminin, Belediye Başkanlığı tarafından İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü"ne iletilmesi ile başladığı, kazı sonuçlarına dayanılarak alınan 14/09/2009 tarih ve 5280 sayılı kurul kararında, taşınmazın tescil durumunun değerlendirilmesi ile yetinilerek, sondaj kazısına vesile olan inşai faaliyetin yapımına izin verilip verilmediği ya da hangi koşullar altında yapılabileceği hususlarına açıklık getirilmediği, kurul kararı sonrasında, belediyede fen işleri mühendisi olarak görev yapan ..."in düzenlediği 21/06/2010 tarih ve 2010/60 sayılı yapı ruhsatının, belediye başkan vekili tarafından onaylandığı, ... Mimarlık Mühendislik Ticaret Limited Şirketince hazırlanan mimari projenin belediye onayının ise, ... ile birlikte “belediye başkanı” sıfatıyla sanık tarafından yapıldığı, belediyenin görev alanına girip, teknik uzmanlık gerektiren konularda belediye başkanı olan sanığın bilgi sahibi olması beklenemeyeceği gibi, alt kademelerde görev yapan teknik elemanların uygun görüşleri doğrultusunda yapılan onay işlemlerinde de, ayrıca ve açıkça talimatı bulunmadığı sürece belediye başkanının suç işleme kastı ile hareket ettiğinin kabul olunamayacağı, kaldı ki, yapı ruhsatının usulüne aykırı olarak düzenlendiği bildirildikten sonra, işlemin hukuka uygun hale getirilmesi için kurul kararları doğrultusunda çalışmalar yapıldığı, sözü edilen çalışmalar sonucunda 30/05/2011 tarih ve 7116 sayılı kurul kararı ile suça konu inşaatın devam edebileceğine karar verildiği, anılan karara dayanılarak da taşınmaz için 19/08/2011 tarihli yapı ruhsatının düzenlendiği anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı suçun manevi unsurunun oluşmadığı gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile mahkumiyete dair hüküm tesisi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK"nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.