
Esas No: 2014/4184
Karar No: 2015/447
Karar Tarihi: 15.01.2015
2863 sayılı Kanuna aykırılık - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2014/4184 Esas 2015/447 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK"nın 62/1, 52/2, 58, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı;
Belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu"nun 20/06/1987 tarih ve 3402 sayılı kararı ile tescilli ... 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde mevcut binaya izin almaksızın ilave inşaat yaptığı, adı geçen kurul kararı, 13/05/1988 tarih ve 19813 sayılı Resmi Gazete"de yayımlandığı gibi, antik kentin içerisinde bulunduğu ... Belediyesi ve... Köyü muhtarlığınca da mahallinde mutat vasıtalarla ilan edildiği, sanığın da aşamalarda verdiği benzer ifadelerde, bölgenin sit alanı olduğunu bildiği halde mecbur kaldığı için suça konu inşaatı yaptığını beyan ettiği, dolayısıyla, “izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunma” suçunun sanık yönünden tüm unsurları ile oluştuğu anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, eksik inceleme ile karar verildiğine, lehine hükümlerin uygulanmadığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırı,
2- Üzerinde izinsiz inşai müdahale gerçekleştirilen taşınmazın... İl Özel İdaresi yetki alanı içerisinde bulunup bulunmadığı araştırılıp,... Valiliği bünyesindeki koruma uygulama ve denetim bürosunun 15/11/2007 tarihinde faaliyete geçtiği dikkate alınarak, hükümden sonra, 11/10/2013 günlü Resmi Gazete"de yayınlanmak suretiyle yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanun"da, 65/1 ve 65/4 maddelerinin uygulanmasına ilişkin olarak getirilen değişiklikler yönünden sanığın hukuki durumunun eylemin niteliği ve kastının yoğunluğu gözetilerek yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.