20. Ceza Dairesi 2019/1149 E. , 2019/6517 K.
"İçtihat Metni"
Yüksek Adalet Bakanlığı"nın, içmek için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki, Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2017 tarihli, 2001/971 esas ve 2001/1745 sayılı ek kararı ile Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2005 tarihli, 2005/489 müteferrik sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 03/05/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
İncelenen dosyadan;
1- Sanık hakkında, 06/05/2000 tarihli “içmek için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda; Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2001 tarihli,2001/971 esas ve 2011/1745 sayılı kararı ile; sanığın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 404/2, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun"un 4. maddesi gereğince 912.600.000TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştirilerek infazı için Cumhuriyet savcılığına gönderildiği, infaz aşamasında, yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasının mahkemeden talep edildiği,
2- Kanun yararına bozma istemine konu Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2005 tarihli ve 2005/489 müteferrik sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası verileceği ve TCK’nın 191/2-3-4. maddeleri uyarınca tedaviye tabi tutulmasına karar verileceği belirtilerek 5237 sayılı Kanun’un sanık lehine olduğu değerlendirilerek “5237 sayılı TCK’nın 191/5. maddesi gereğince kesinleşen mahkumiyet kararının infaz edilmemesine, tedavisi sonunda alınacak rapor üzerine, cezasının infaz edilip edilmeyeceğine karar verilmesine,infazın durdurulmasına” karar verildiği, dosya üzerinden verilen karar üzerine herhangi bir işlem yapılmadığı, kararın 12/09/2018 tarihinde sanığa elden tebliğ edildiği, sanığın adli sicil kaydının silinmesi talebi üzerine, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün, ilamın infaz tarihini sorması üzerine tedaviye yönelik kararın infaz kayıtlarına alınmadığı ve infazının yapılmadığının bildirildiği, sanığın mahkemeye başvurması üzerine,
3- Kanun yararına bozma istemine konu Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13/12/2017 tarihli 2001/971 esas ve 2001/1745 sayılı ek karar ile; suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddesi gereğince 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle “zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine ve infazın durdurulmasına” dosya üzerinden karar verildiği, kararın 15/12/2017 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, 21/12/2017 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
4- Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce, Adana Cumhuriyet Başsavcılığına kanuna aykırılık ihbarında bulunulması üzerine Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca, Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2017 tarihli 2001/971 esas ve 2001/1745 sayılı ek kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesinin istenildiği,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi :
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“İçmek maksadı ile uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... Işık’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 404/2, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun"un 4/1. maddeleri uyarınca 912.600.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2001 tarihli ve 2001/971 esas, 2001/1745 sayılı kararını müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın anılan Kanun’un 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve anılan Kanun"un 191/3. maddesi uyarınca tedaviye tabi tutulmasına dair Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2005 tarihli ve 2005/489 müteferrik sayılı ek kararını takiben, Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesince hükümlünün tedaviye tabi tutulmasına ilişkin karar sonucunda hükümlünün anılan tedbiri infaz edip etmediği hususundaki tereddütün giderilmesine dair yapılan inceleme neticesinde, zamanaşımı süresinin 765 sayılı Kanun"un 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince dolduğundan bahisle kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2017 tarihli ve 2001/971 esas, 2001/1745 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre,
1- Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2017 tarihli ve 2001/971 esas, 2001/1745 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede,
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; mahkemece lehe kanun hükümlerinin değerlendirilmesi sırasında, kesinleşmiş mahkûmiyet kararına ilişkin davanın, dava zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2005 tarihli ve 2005/489 müteferrik sayılı ek kararına yönelik yapılan incelemede,
Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2001 tarihli kararı ile sanığın 912.600.000 ağır Türk lirası para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesini takiben, Savcılığın 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, yapılan değerlendirme sonucunda Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2005 tarihli ek kararı ile sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu halde 5237 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi sonucunda yapılan uyarlama sonunda, ilk karardan farklı şekilde sanığın aleyhine olarak hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinde,İsabet görülmemiştir.” denilerek 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2017 tarihli ve 2001/971 esas, 2001/1745 sayılı ek kararı ile aynı mahkemenin 20/06/2005 tarihli ve 2005/489 müteferrik sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C-)Konunun Değerlendirilmesi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında sanığın soyadının “İşık” yerine “Işık” olarak yazılmasının maddi hata olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık ...’ın “içmek için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 404/2, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun"un 4/1. maddeleri uyarınca 912.600.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2001 tarihli ve 2001/971 esas, 2001/1745 sayılı kararının infazı aşamasında 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2005 tarihli ve 2005/489 müteferrik sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Kanun hükümlerine gore cezalandırılması halinde, Kanun’un 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve anılan Kanun"un 191/3. maddesi uyarınca tedaviye tabi tutulmasına karar verileceği,bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un sanık lehine olduğu değerlendirilerek “5237 sayılı TCK’nın 191/5. maddesi gereğince kesinleşen mahkumiyet kararının infaz edilmemesine, tedavisi sonunda alınacak rapor üzerine cezasının infaz edilip edilmeyeceğine karar verilmesine,infazın durdurulmasına” karar verildiği, Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesince hükümlünün tedaviye tabi tutulmasına ilişkin karar sonucunda hükümlü hakkında tedbir kararının infaz edilip edilmediği hususundaki tereddütün giderilmesine ilişkin yapılan inceleme sonucunda da , 765 sayılı Kanun"un 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile, Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2017 tarihli ve 2001/971 esas, 2001/1745 sayılı kararı ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesinekarar verildiği anlaşılmıştır.
1- Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2017 tarihli ve 2001/971 esas, 2001/1745 sayılı ek kararına yönelik yapılan incelemede,
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; mahkemece lehe kanun hükümlerinin değerlendirilmesi sırasında, kesinleşmiş mahkûmiyet kararına ilişkin davanın, dava zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden düşme kararı verilmesi,
2-Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2005 tarihli ve 2005/489 müteferrik sayılı kararına yönelik yapılan incelemede,
Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2001 tarihli kararı ile sanığın 912.600.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinden sonra, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, yapılan değerlendirme sonucunda Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2005 tarihli kararı ile sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu halde 5237 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi sonucunda yapılan uyarlama sonunda, sanığın aleyhine olarak hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, kanuna aykırı olduğundan kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-)Karar :
Yukarıda açıklanan nedenlerle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2017 tarihli ve 2001/971 esas, 2001/1745 sayılı ek kararı ile aynı mahkemenin 20/06/2005 tarihli ve 2005/489 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı"na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine,
27/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.