Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/5664
Karar No: 2019/1587

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/5664 Esas 2019/1587 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı şirket, yüksek faiz getireceği garantisi ile davalı şirkete yatırdığı 20.345,00 DM miktarındaki parayı geri istemiş ve davalının Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını ve SPK'ya aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiğini iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi, davanın kısmen kabulüne, 16.044,80 TL'nin dava tarihinden itibaren yıllık % ...,50 ve değişen oranda hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalı ...Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay da bu kararı onaylamıştır. Kararda 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddedildiği belirtilmiştir.
Kanun Maddeleri: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. ve 372. maddeleri
11. Hukuk Dairesi         2018/5664 E.  ,  2019/1587 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİ



    TÜRK MİLLETİ ADINA


    Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22/09/2017 tarih ve 2016/786 E- 2017/790 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi’nce verilen 27/09/2018 tarih ve 2017/1205- 2018/961 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun"un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili, müvekkili davacı tarafın yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile davalı tarafa 20.345,00 DM miktarında para verdiğini, müvekkiline yatırdığı para karşılığı belge verildiğini, bu parasının müvekkiline iadesi istenmesine rağmen iade edilmediğini, davalı tarafın Bankacılık Kanunu"na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK"na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiğini, davalı şirket veya şirketlerin yöneticilerinin cürüm işlemek amacıyla çete oluşturmak vs. suçlarından değişik ceza dava dosyalarında yargılandıklarını, birçok devlet kuruluşunca davalı tarafın denetlendiğini ve denetlemelere ilişkin birçok rapor düzenlendiğini, davalı şirket veya şirketlerin ticari defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığından belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik davalı tarafa verilen para nedeniyle 20.000,00 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, şirket ortaklarının hisse bedellerini şirketten geri istemesinin mümkün olmadığını, davacının hile iddiasının yasal dayanağının bulunmadığını, hak düşürücü ve zamanaşımı süresini geçtiğini, uyuşmazlıkta haksız fiil hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın hak düşürücü süre ve zamanaşımı def"inin yerinde olmadığı, davalı şirketin SPK"ya kendisinin sunduğu CD"ler gereğince alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalı şirkete 7.300,00 Euro ödeme yaptığı, davacıya yapılan ....950,00 Euro indirildiğinde davacının 4.360,00 Euro alacağı kaldığı, dava tarihi itibariyle 1 Euro"nun ...,68 TL"den hesabı ile davacının 16.044,80 TL alacağı kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.044,80 TL"sinin dava tarihinden itibaren yıllık % ...,50 ve değişen oranda hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalı ...Ş."den tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
    Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı taraf vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
    Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 822,02 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27/02/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi