12. Ceza Dairesi 2014/9886 E. , 2015/5850 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK"nın 85/1, 62/1, 51/1-3, 53/1. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ölenin kalp hastalığı bulunması nedeni ile özel hastaneye tedavi olmak amacıyla başvurduğu, yapılan teşhis ve tespitler sonucunda ameliyat edilmesine karar verildiği ve 28/07/2010 tarihinde belirtilen hastanede doktor ... tarafından kalp ameliyatı edildiği ve bundan sonrasında da takip edildiği, muhtelif zamanlarda yine hastaneye değişik şikayetlerle müracaat ettiği, hastayı takip eden kalp uzmanı doktorun sanık ... olduğu, ölenin 19/09/2010 tarihinde nefes darlığı nedeni ile acil polikliniğe başvurduğu zamanda acil hekiminin sanık ... olduğu, doktor ... tarafından batın muayenesinin yapıldığı, EKG"sinin çekildiği, EKG"de "düşük voltajlı ORS" görüldüğü ve bunun kalp yetmezliği bulgusu olarak değerlendirildiği, akciğer grafisinin çekildiği, solda daha belirgin olmak üzere her iki taraflı "plevral mayi, hiler dolgunluk ve kardiyomegali" izlendiği, plevral mayide artış gözlendiğinin tespit edildiği, bu nedenle hastayı ameliyat eden uzman doktor ..."in telefonla arandığı, uzman doktor ..." in "lasix ampul" yapılmasının uygun olduğu yönündeki önerisi ve hastanın stabil halde ise taburcu edilip kontrole gelmesinin önerilmesinin söylendiği, bu durum üzerine sanık ..." ın tedaviye "lansor" adlı bir ilaç da ekleyerek hastayı takip ettiği, hastanın rahatlaması ve nefes darlığının geçmesi üzerine ve vital bulguların stabil devam etmesi üzerine, hastayı daha sonra kontrole gelmek üzere taburcu ettiği, bunun dışında başka bir uzman hekimin aranmadığı ve durumun ciddiyeti göz önüne alınarak başka bir hastaneye sevk konusunda girişim yapılmadığı, bunun sonucunda 19/09/2010 tarihinde evine giden hastanın, 20/09/2010 tarihinde bilinci kapalı olarak başka bir özel hastaneye getirildiği ve yapılan tedavilere rağmen durumunda değişiklik olmadığı ve aynı gün "exitus" olarak kabul edildiği, olayda;
Dosya içeriğine göre, olay sonrası ölenin otopsisinin yapılmadığı, ölenin kardeşi müşteki Kadriye’nin il sağlık müdürlüğüne şikayeti sonrası sanıklar hakkında idari soruşturmaya başlandığı, idari soruşturma sırasında kardiyoloji uzmanları Dr...., Dr. ..., ve Dr. ... imzalı bilirkişi raporunda "Hastaya yapılan tanı ve tedavi yaklaşımlarının yeterli olduğu ve cerrahi olarak tedavi edilmesi gerektiği görülmektedir. ... serviste yapılan işlemlerin doğruluğu ve yeterliliğinin değerlendirmesi yapıldığında hastada tanı yetersizliği ve buna bağlı gelişen istenmeyen olaylar olduğu görülmektedir. Mevcut bulgular hastada perikardiyal tamponad olduğu yönündedir ve bu durumda hastanın bir kardiyoloji uzmanı tarafından görülmesi ve Ekokardiyografi ile değerlendirilmesinin yerinde olacağı düşünülmüştür." şeklinde rapor tanzim edildiği, Op. Dr. ..., Dr. ... imzalı 27.1.2011 tarihli bilirkişi raporunda; "Kalp Kapak Protezi ameliyatlarının geç dönem komplikasyonların başlıcaları; kapağın mekanik bozulmaları, trombüs ile tıkanması, kapağın yerinden ayrılması, paravalvuler kaçak, tromboemboli, infektif endokardit, perikardiyal efüzyon ve tamponattır. Ayrıca hastalarda antikoagulan kullanımına bağlı kanamalar ve bunun yol açtığı komplikasyonlar da görülebilir. Mekanik protez kapak fonksiyonlarında bozulma olup olmadığının tespitinde ve perikardiyal efüzyon varlığında ... nun önemi, büyüktür.Hastanın dosyası incelendiğinde, bu komplikasyonları ekarte edecek ... gibi ileri kardiyolojik tetkiklerin postop dönemdeki poliklinikkontrollerinde ve ...Servise gelişlerinde yapılmamış olması, hastanın şikayetlerine yol açan etyolojiyi ortaya çıkarmada yetersiz kalmış ve bunun hastanın tedavisine de yansıdığı görülmüştür Postop 49. ve 50. günlerdeki ...Servis başvurularında; hastanın şikayetleri, muayene bulguları ve akciğer grafisi birlikte değerlendirildiğinde; kalp kapak operasyonu sonrası bir geç dönem komplikasyonun varlığının yeterli uzmanlık dalları ile değerlendirilmediği, bunun imkanı olmaması halinde tetkik ve tedavisinin yapılabileceği başka bir hastaneye sevk edilmediği görülmüştür." şeklinde rapor tanzim edildiği, bu raporlar sonrası, olayda kusur tespit edilmesi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturma sırasında alınan ... Kurumu raporunda “kardiyoloji ve kalp damar cerrrahi uzmanınca konsülte edilmediği, ... istenmemiş olduğu, dolayısıyla ilgili uzmanınca değerlendirilmemiş olmasının eksiklik olduğu” belirtilmesine göre, tüm raporlarda değinildiği üzere, ölüm olayının sanıkların taksirli eyleminden değil, ilgili uzmanınca ölenin durumunun değerlendirilmemesinin ve ölene ... yapılmamasının bir eksiklik olarak değerlendirilmesine ve ölüm belgesinde, ölüm sebebi olarak kalp kapak hastalığı, kardiak arrest ve akciğer ödemi neden olarak belirtilmiş ise de; sanıkların eylemleri ile, ölüm arasında illiyet bağının da tespit edilemediği dikkate alındığında, sanık ..."ın eyleminin TCK’nın 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, ancak özel hastanede çalışan sanığın kamu görevlisi olmaması nedeniyle bu suçun da oluşmayacağı gözetilerek, sanıklar hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi
Kabul ve uygulamaya göre de;
Taksirli suçlarda 5237 sayılı TCK"nın 53/1. maddesinde yazılı hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiilerinin vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 06.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi