23. Hukuk Dairesi 2016/3349 E. , 2019/1776 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın karar verilmesine yer olmadığına yönelik verilen hükmün asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı arsa sahibinin davalılardan diğer hissedar ..."e vekaletname verdiğini, bu vekaletname ile davalı ..."nin kendi adına asaleten davacı adına vekaleten diğer davalı yüklenici ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, ancak sözlemede yapılan paylaşımın adaletsiz olup, arsa sahiplerinin hisselerine uygun yapılmadığını, davalı ..."in vekaletnameyi kötüye kullanarak davacıyı zarara uğrattığını ileri sürerek sözleşmenin feshi, sözleşmede arsa sahiplerine tahsis edilen bağımsız bölümlerin arsa sahiplerinin tapudaki hisseleri oranında paylaştırılmasını; birleşen davada davacı arsa sahibi vekili, davalı arsa sahibi ..."nin, sözleşme konusu arsayı, davacının annesinden gerçekte bağışlama yolu ile devraldığı halde, tapuda muvazaalı işlemle satın almış gibi gösterildiğini, bu nedenle tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Taraf vekilleri, karşılıklı olarak davaların reddini istemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi raporu da dikkate alınarak, sözleşmede davacı arsa sahibi ..."ye tapudaki hissesi nazara alındığında eksik bağımsız bölüm verildiği, bu itibarla davalı ..."nin vekaletini kötüye kullandığı gerekçesiyle asıl davada, sözleşmenin feshi talebinin ve davalı şirkete karşı açılan davanın reddine, tapu iptal ve tescil talebinin ise 12 numaralı bölüm yönünden kabulüne; birleşen davada, davacının, vekil olarak dava konusu arsa hissesi hakkında sözleşme yaptığı, bu durumda artık davalının bu hisseyi muvazaalı olarak elde ettiğini ileri süremeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz"in 09.05.2014 tarihli, 2014/691 Esas ve 2014/3617 Karar sayılı ilamı ile sair temyiz itirazlarının reddi ile tespit edilen değere göre bildirilen metrekarenin ne miktarda arsa payına tekabül ettiğinin bilirkişiye hesaplatılmasından ve kat irtifakında 12 numaralı bağımsız bölümde
belirlenecek bu arsa payının iptali ile asıl davada davacı adına tesciline dair hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuş, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme istemi de Dairemizin 14.05.2015 tarihli, 2014/7717 Esas ve 2015/3734 Karar sayılı ilamı ile red edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; Yargıtay bozma ilamı kapsamı dışındaki kesinleşen yönler ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 12 no.lu bağımsız bölümün 21753/28529 hissesinin iptali ile asıl davada davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı – birleşen davada davacı ... vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 08.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.