10. Hukuk Dairesi 2016/1404 E. , 2016/4728 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
.
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozma sonrası yapılan yargılamada ilamında belirtildiği şekilde karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Eldeki davada, mahkemece, verilen ilk hüküm”,… a-)Sigorta olayına karışan aracın sigortacısı sıfatıyla, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde, sakatlık ve ölüm giderleri yönünden öngörülen kişi başına 7.000,00 TL’lik limit ile sorumlu olan davalı ... şirketi, sigortalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında, destekten yoksun kalma tazminatı olarak 24.01.2005 tarihinde poliçe limitinin tamamını ödediğine ilişkin savunması gözetilerek, mükerrer ödemeye meydan verilmemesi açısından, ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa tarih ve miktarı yönünden dayanağı belgeler de getirtilerek yöntemince araştırıldıktan sonra, poliçe limitinin ödenmesi halinde tedavi giderleri dışındaki talep hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gereğinin gözetilmemesi,
b)Davalı ... şirketinin temerrüde düşürülmediğinin anlaşılması karşısında, tahsiline karar verilen alacağa dava tarihinden yasal faiz işletilmesi gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde onay, sarf ve tediye tarihlerinden faiz işletilmesi,
c)Davalı ... şirketinin harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden, poliçe limiti kapsamında sorumlu olması gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuş olması isabetsiz bulunmuştur
d-)Hukuk Genel Kurulunun 13.03.2013 gün 2012/10-1156 E. 2013/339 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, trafik kazası sonucu genel sağlık sigortalısına yapılan sağlık giderlerinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi limiti kapsamında kalan kısmı için, 6111 sayılı Kanununun 59. maddesi ile 2918 sayılı Kanununun 98.maddesinde yapılan değişikliğin yürürlük tarihi olan 25.02.2011 tarihinden itibaren, sigorta şirketlerine, Güvence Hesabına, sürücü ve işletene karşı, Kurumun rücu hakkının sona erdiğinin kabulü gerekir. …” gerekçeleriyle bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde; ....İş Mahkemesince(İst.11. İş Mahkemesi) verilen kararda davalı ... temyiz etmediğinden ve onun hakkında verilen karar kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer
olmadığına ve davalı .... Yönünden tedavi giderleri kapsamındaki kurum talebine ilişkin davanın yasal dayanağını oluşturan düzenlemenin, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6111 sayılı yasanın 59.ve geçici 1.madde hükmü uyarınca ortadan kalkması nedeniyle tedavi giderine ilişkin kurum talebi hakkındaki davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edilmiştir.
Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Mahkemece, bozma ilamı ile eski hükmün ortadan kalktığı dikkate alınarak, yukarıdaki ilkeleri de gözeterek yeniden infaza elverişli bir hüküm kurması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
O hâlde, mahkemece, bozma ilamına uygun yeni bir hüküm kurmaması usul ve yasaya aykırıdır.
O hâlde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları nazara alınmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.