7. Ceza Dairesi 2019/2672 E. , 2021/8778 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Yasaya Muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, nakil aracının iadesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, sanık hakkında temel cezada TCK"nun 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,
2- Suç tarihi itibariyle suça konu eşyanın değerinin fahiş olmasına rağmen 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
3- Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen " Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK"nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
4- Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı ilamlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 13.12.2014, iddianame tarihinin 23.02.2015 olduğu,
UYAP kayıtlarında yapılan incelemeye göre; sanık hakkında,
- Dairemizin 2020/1510 Esas ve 2020/10781 Karar sayılı 30/06/2020 tarihli kararı ile onanmasına karar verilen Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2015/45 Esas 2016/201 karar sayılı dosyasında suç tarihinin 23.10.2014 , iddianame düzenleme tarihinin ise 29.01.2015 olduğu ve sanık hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan mahkumiyetine karar verildiği,
- Sanık hakkında Pınarbaşı ( Kayseri ) Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2020/195 Esas ve 2021/144 Karar sayılı ve 26/04/2021 tarihli dosyasında suç tarihinin 17.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin 15.09.2015 olduğu ve sanık hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan mahkumiyet kararı verildiği gözetilerek,
Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, derdest dosyaların birleştirilmesi, kesinleşen dosyanın da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak, sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK"nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin ve kesinleşmiş cezanın mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
5- Suçtan zarar görmeyen TAPDK"nun davaya katılmasına karar verilerek lehine maktu vekalet ücreti verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.