
Esas No: 2015/2116
Karar No: 2016/5887
Karar Tarihi: 05.05.2016
Güveni kötüye kullanma - Yargıtay 23. Ceza Dairesi 2015/2116 Esas 2016/5887 Karar Sayılı İlamı
23. Ceza Dairesi 2015/2116 E. , 2016/5887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 01/11/2008
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK"nın 155/1, 62, 52, 50/1-a, maddeleri uyarınca 400 TL ve 3000 TL adli para cezaları
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Şikâyetçi ...’in kendisine miras olarak kalan 1966 ve 1967 tarihli 6 adet Maliye Bakanlığı Tasarruf Bonosunu ...’ya götürüp güncel rayiç bedelleri üzerinden paraya çevirmesi için sanığa verdiği, ancak sanığın söz konusu bonoların bedellerini tahsil etmediği gibi, bu bonoları da şikayetçiye iade etmeyip, kiraladığı bir banka kasasında muhafaza ettiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı “güveni kötüye kullanma” suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği somut olayda;
1)Şikayetçinin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, “sanığın 01/11/2008 tarihine kadar söz konusu bonoları bankaya götürüp güncel değerinden paraya çevirmesinin gerektiğini, bu tarih geçtikten sonra bonoları sanıktan istediğini, ancak sanığın ne bonoları ne de bonoların bedellerini kendisine vermediğini” beyan etmesine karşın; sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmasında; “şikayetçinin kendisinde bulunan çok eski tarihli Maliye Bakanlığı Tasarruf Bonolarının paraya çevrilmesi için kendisinden yardım istediğini, kendisinin de ...’da emlakçılık yapan ... isimli arkadaşı ile irtibata geçerek bu konuda kendisine yardımcı olmasını talep ettiğini, bilahare bonoların fotokopisini çektirdiklerini, asıllarını da ...Bankası ... Şubesinin kasasına koyduklarını, bu kasanın iki anahtarla açılabildiğini ve bir anahtarın kendisinde bir anahtarın da ... isimli arkadaşında bulunduğunu, yani tek kişinin kasayı açamayacağını, daha sonra...’in bono fotokopilerini Maliye Bakanlığına gönderdiğini, aradan bir süre geçtikten sonra şikayetçinin bonoları geri istediğini, ancak...’in 2.000 TL değerinde masrafının olduğunu söylediğini, şikayetçinin bu parayı ödemeyi kabul ettiğini, bunun üzerine beraberce İstanbul’a geldiklerini ve...’i alarak ...Bankasında bulunan bonoları şikayetçiye gösterdiklerini, şikayetçinin bonoları gördükten sonra kasada kalsın dediğini,...’e de para ödemediğini, bonoların halen kasada olduğunu, istendiğinde şikayetçiye verebileceğini, bonoları sahiplenmek gibi bir kastının olmadığını” beyan ettiği, buna göre maddi gerçeğin ve sanığın şikâyetçi tarafından kendisine bedelleri tahsil edilmek üzere teslim edilen bonolar üzerinde zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığının tespiti bakımından ... isimli kişinin bu olay hakkında bilgi ve görgüsünün tespit edilmesinde zaruret bulunduğu anlaşılmakla, adı geçen kişinin duruşmaya çağrılarak tanık sıfatıyla beyanına başvurulması ve toplanan diğer delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi,
2)Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/06/2007 tarih ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 25 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/05/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.