Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/12187
Karar No: 2019/4720
Karar Tarihi: 09.04.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/12187 Esas 2019/4720 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı banka, davalı ile taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi imzaladıklarını ancak sahte belgelerle kredi çekildiğini ve dolandırıcılık yapıldığını iddia etmiş, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali talebiyle dava açmıştır. Mahkeme, kamu dosyasında davalının dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından dolayı takipsizlik kararı verildiğini ve takip tarihi itibariyle hakkında takip yapılamayacağına hükmetmiştir. Ancak, Davalı savunmasında davalının, davacı banka tarafından tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasından bilgisi olduğu, fikir ve eylem birliği içerisinde olduğunun kabulü gerekir denilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ancak eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile karar verildiği belirtilerek kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
Kanun maddeleri: BK madde 28, HUMK’nun 440/I maddesi.
13. Hukuk Dairesi         2016/12187 E.  ,  2019/4720 K.

    "İçtihat Metni"

    .........

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
    KARAR

    Davacı ....... vekili, davalı ile taşıt kredisi sözleşmesi ve rehin sözleşmesi imzalandığını, banka tarafından muhtelif kişilere muhtelif tarihlerde ..... markası ..... bölge bayisi ..... .... Şirketi’nden satın alınan 33 araçla ilgili olarak kullandırılan kredilerin incelemeye alındığını, tahsis edilen kredilerden birçok araca ait ruhsatın gerçekte bulunmadığı, sahte gelir belgesi ile kredi talep edildiği ve benzeri sahteciliğin yapıldığının ön soruşturma raporuyla tespit edildiğini, bilahare suç duyurusunda bulunulduğunu, tüm bu tespitler neticesinde banka tarafından tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasının sağlandığı ve kredinin davalıya sahte belgelerle, davacı banka aldatılarak kullandırıldığını, sahte gelir belgelerinin düzenlendiğinin sabit olduğunu BK md 28 e göre sözleşme hile ve aldatma ile imzalandığından bankanın söz konusu sözleşmelerle artık bağlı olmadığını belirterek, daha fazla zarar uğramamak adına söz konusu alacağın icra takibine konulduğunu, davalı hakkında ........ esas sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına %40"dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı, taraflar arasında taşıt kredisi sözleşmesi ve rehin sözleşmesi imzalandığı hususunun doğru olduğunu,çekilen kredi için bankaya aracın satışını sağlayan 3.kişi olan...... ile birlikte gittiklerini kendisinden istenen kimliğini verdikten sonra sunulan belgeleri imzaladığını, sonrasında kredisinin verildiğini, davacı bankanın hiç bir ihtarda bulunmadan 27/11/2007 tarihinde icra takibine geçtiğini, açılan davada söz konusu sahte belgelerin düzenlenmesine katkısı olmadığı için kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, soruşturma ve onun neticesinde açılan davada davacı bankanın çalışanlarının dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçundan yargılandığını, davacı bankanın kendi elemanları ile proton markasının birlikte hareket ederek piyasada kendisi de dahil olmak üzere birçok kişiyi mağdur ettiklerini, davacı bankanın kendi hatasını telafi etmek için icra takibine giriştiğini belirtmiş, BK md 28 davacı tarafından öne sürülse de hileyi yapanın 3.kişi olmasında ötürü sözleşme ile bankanın bağlı olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı banka vekili, davalı ile aralarında yapılan taşıt kredi sözleşmesinin sahte belgeler doğrultusunda imzalandığını ve tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasının sağlandığını, sözleşme hile ve aldatma ile imzalandığından, davacı bankanın söz konusu sözleşmelerle artık bağlı olmadığını belirterek imzalanan rehin sözleşmesi doğrultusunda rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, "....... hazırlık evrakı ile davalı ... hakkında dolandırıcılık, zincirleme resmi evrakta sahtecilik ve güveni kötüye kullanmadan dolayı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, müştekiler arasında davalı ..."in de yer aldığı kamu dosyasında 3.kişiler yönünden yapılan yargılama sonucunda, 3.kişinin sahibi ve yöneticisi olduğu şirketin faaliyetinden olan ........ marka araçların satışından dolayı taşıt kredisi temini bakımından ......... daha fazla araç satma ve kolay müşteri bulma niyetiyle gerçeğe aykırı proforme faturalar düzenleyip araçların değerini tamamen karşılayacak şekilde kredi alıp müşterilerine kullandırdığından dolayı dolandırıcılık, sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği, kamu dosyasının henüz kesinleşmediği ve temyiz aşamasında olduğu sonucunun beklenilmesinin işi uzatacağı ve davaya başkaca bir maddi katkı bulunmayacağı görülmüş kamu dosyasında anlatılan maddi olayın davalının savunmalarını doğruladığı davalının dolandırıcılık ve sahtecilikten dolayı hakkında takipsizlik kararı verildiği, eyleme dahil olmadığını bu nedenle takip tarihi itibariyle hakkında menkul rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı anlaşılmış ispat edilemeyen davanın reddine ve davalı tarafın tazminat isteminin olayda davacı taraf haksız ise de kötü niyetli bulunmadığından reddine", şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür.
    Davalı savunmasında, davacı bankaya kredinin temini için sadece kimliğini verdiğini beyan ettiği görülmüş, çekilen krediye ilişkin olan aracın da davalının adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalının, davacı banka tarafından tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasından bilgisi olduğu, fikir ve eylem birliği içerisinde olduğunun kabulü gerekir. Davacı banka, davalı borçlunun takip tarihinde halen ödemediği ya da eksik ve geç ödediği taksitler nedeniyle gecikme faizi ve diğer ferileriyle birlikte takip yapma hakkına sahiptir. Mahkemece işin esasına girilerek davalı borçlunun takip tarihine kadar ödemediği taksitlerle, geç ödeme nedeniyle gecikme faizi ve ferilerinin miktarı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenecek miktar üzerinden karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.


    .......

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi