8. Hukuk Dairesi 2011/2786 E. , 2012/518 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
... ile Hazine ve Mesudiye Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 09.12.2009 gün ve 375/420 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 15.09.2008 tarihli dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı taşınmazın 23.01.1962 yılında vekil edeni tarafından Mustafa Yavuz’dan satın aldığını, 2000 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığı gerekçesiyle tespit dışı bırakıldığını, kıyı kenar çizgisinin iptali için Bursa İdare Mahkemesinde iptal davası açıldığını, Bursa 2.İdare Mahkemesinin 2000/1100 Esas, 2001/1027 Karar sayılı kararıyla kıyı kenar çizgisinin iptaline karar verildiğini, Danıştay 6.Dairesinin 26.05.2003 gün ve 2002/1354 Esas, 2003/3299 sayılı kararıyla iptal kararının onandığını, daha sonra yeniden idarece 3621 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kıyı kenar çizgisinin belirlendiğini ve çizildiğini açıklayarak mevkii ve sınırları açıklanan 6000 m2 yüzölçümlü taşınmazın vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, teknik bilirkişi ...ve uzman bilirkişi ziraat mühendisi ...’nun ortaklaşa düzenleyip sundukları 30.01.2009 tarihli rapora ekli krokide A harfiyle gösterilen 3244,40 m2’lik taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide B harfiyle işaretlenen 892,50 m2’lik taşınmaz bakımından davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, Hazine vekili tarafından kabul edilen bölüm bakımından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, harici satın alma ve eklemeli zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK’nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Mudanya Kadastro Şefliğinin 19.01.2009 günlü karşılık yazılarında; dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle kadastro harici bırakıldığını bildirmiştir. Taşınmaza komşu 130 ada 117 ve 118 sayılı parsellerin kadastro tespitleri 12.12.2000 tarihinde yapıldığına göre dava konusu ve tescili istenen taşınmaz bölümünün de aynı tarihte kıyı kenar çizgisi kapsamında kalması nedeniyle tespit harici bırakıldığının kabulü gerekir. Kural olarak; kadastro tespitinin yapılmasıyla kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik, kadastrodan sonra başlayacak olan zilyetliğe eklenmez. Çünkü kadastro tespitinin yapılmasıyla kadastrodan önceki zilyetlik kesintiye uğrar. Kadastro tespitinin yapıldığı ve dava konusu yerin tespit harici bırakıldığı 12.12.2000 tarihinden davanın açıldığı 15.09.2008 tarihine kadar davacının kazanmayı sağlayan 20 yıllık zilyetlik süresi henüz dolmamıştır. Tespit harici bırakılma tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar geçen uzun süre gözetildiğinde, davanın Dairece kabul edilebilir makul süre içinde açıldığının kabulüne de olanak bulunmamaktadır. O halde, kazanma süresi dolmadığına göre davacı yararına kazanma koşullarının oluştuğundan söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle 20 yıllık kazanma süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kazanma koşullarının oluştuğu görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.