10. Hukuk Dairesi 2020/9546 E. , 2021/9414 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2018/2312-2020/957
İlk Derece
Mahkemesi : ... 3. İş Mahkemesi
No : 2017/318-2018/300
Dava, davalılar ..., ..., ..., ..., ...’nin davacı işyerinde bildirilen hizmetlerinin fiili çalışmaya dayalı olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, davalılar ..., ..., ..., ... ve ...’un adına ... sicil numarasıyla tescilli inşaat işyerinde çalışmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP:
Davalılar tarafından, davanın reddi talep edilmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin üç kez emniyet araştırması yaptığını, re"sen tanıkların dinlendiğini, müvekkili lehine sabit olan hususları görmezden gelerek davayı reddettiğini, ilk derece mahkemesinin "ortada bir inşaat olduğuna göre bu inşaatta çalışan birileri de vardır, bu kişiler de olsa olsa davalılardır" mantığından hareketle hukuki olmayan bir karar verdiğini beyan ederek ; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, müvekkili lehine karar verilmesini talep etmiştir.
B- BAM KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, dair karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı, istinaf gerekçeleri ile aynı doğrultuda kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davası niteliğinde olmakla bildirilen hizmetlerin fiili çalışmaya dayalı olmadığının tespiti talep olunmuştur.
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re"sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Somut olayda, yukarıdaki açıklamalar kapsamında yeterli araştırma yapılmadığı görülmekle; hizmetlerinin iptali gerektiği belirtilen davalılara, ücretlerini ödediği beyan edilen muhasebeci Ümit Uzun’un re’sen beyanlarına başvurulmalı; davacı ile muhasebeci arasındaki ilişki belirlenmeli, bu kapsamda aralarında para alışverişi, buna dair havale evrakları, vekalet akdi olup olmadığı tespit edilmelidir.
Öte yandan, davacının dava konusu iptali istenilen dönemlerde yurt dışında olup olmadığı, yurt dışı giriş çıkış kayıtlarına göre belirlenmelidir. Bununla birlikte, davalı ...’un da her ne kadar davacıya ait işyerinden bildirimi söz konusu ise de, bildirim dönemlerde aynı şekilde yurt dışı giriş çıkış kayıtlarına göre, yurt dışında olup olmadığı belirlenmelidir. Ayrıca davalı ...’nin 13.11.2007 ile 29.02.2008 tarih aralığında söz konusu inşaat işyerinden bildirimi olmakla , dosya kapsamında beyanlarına başvurulmadığı anlaşılmış olup davacı nezdinde çalışıp çalışmadığına, ücret ödemelerinin kim tarafından yapıldığına dair ayrıntılı ifadeleri alınarak, varsa çelişkiler giderilmeli, böylece bu konuda gerekli tüm araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilince bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.