12. Ceza Dairesi 2014/18215 E. , 2015/5550 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 137,81 TL gelir kaybı, 2.400 TL beraat ettiği dosyada ödenen vekalet ücreti, 3.715,24 TL kefalet ücreti faizi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacı vekilinin 10.04.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağını oluşturan ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 2012/99 Esas - 2012/254 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) zimmet suçundan, tutuklu kaldığı ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 07.12.2012 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 10.04.2013 tarihinde işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun gereğince öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, dava için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, gerekçeli karar başlığına son duruşmaya iştirak eden Cumhuriyet savcısının adı, soyadı ve sicilinin yazılmaması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı kabul edilmiş ve kefalet ücretinin faizinin maddi tazminata ilave edilmesi gerektiği gözetilerek, davacının tahliye olduğu esnada yatırdığı 2.000 TL nakti kefalet ücretine 25.10.2002 – 07.12.2012 tarihleri arasında işleyecek faizin maddi tazminata ilave edilmesi nedeniyle tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
29/05/1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup bu hak asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağından ceza davasında ödenmeyen vekalet ücretinin, maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği gözetilmeden, davacı lehine beraat hükmünün verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilmesi suretiyle fazla tayini ve davacı tarafından yasal faiz talep edilmemesine rağmen kabul edilen maddi tazminat miktarı için tutuklama tarihinden itibaren, kabul edilen manevi tazminat miktarı için ise 06.02.2006 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 1. fıkrasının içeriğinin bütünüyle hükümden çıkartılarak yerine “Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile; çalışamadığı günler için 137,81 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 10.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,” ibaresinin eklenmesi ve manevi tazminata ilişkin hükmün 3. fıkrasında yer alan “gözaltına alındığı 06.02.2006” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “dava tarihi olan 10.04.2013” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.