10. Hukuk Dairesi 2020/10585 E. , 2021/9408 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2020/998-2020/1359
İlk Derece
Mahkemesi : ... 9. İş Mahkemesi
Dava, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I- İSTEM
Davacı vekili,müvekkilinin sigortalılık başlangıcının 01.11.1985 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP:
Davalı kurum vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurumun fer’i müdahil olduğunu, bir günlük çalışmanın fiili çalışma olgusu olduğundan, davanın kamu düzenine ilişkin olup, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu olduğunu, çalışma iddiasının duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda “Dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; işe giriş bildirgesinin yasal hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmesi ve içeriğindeki kimlik bilgilerine göre davacıya aidiyetinin belirlenmesi, davacının 6552 sayılı Yasa gereğince Kuruma yaptığı başvuruya olumsuz cevap verilmesi, 506 sayılı Kanun"un bildirgenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 9. maddesinde yer alan, işverenin, çalıştırdığı sigortalıları, bildirgelerle en geç bir ay içinde Kuruma bildirmek zorunda olduğu yönündeki düzenlemeye göre, 4447 sayılı Kanun"un yürürlük tarihi öncesinde Kuruma sunulan bildirgenin çalışma olgusunun karinesini oluşturması ve davacı yararına oluşan bu yasal karinenin aksini ortaya koyacak herhangi bir kanıtın Kurumca ileri sürülmemesi, işyerinin, uyuşmazlık konusu tarihi kapsar biçimde 506 sayılı Kanun kapsamında faaliyetinin bulunması, yasal yönteme uygun olarak gerçekleştirilen bildirgeye dayalı tescilin Kurumca çekişmesiz sürdürülmüş olması, bildirgenin düzenlendiği tarihten itibaren süregelen dönemde prim ödemesi gerçekleştirmeyen işveren hakkında, sigortalıların sosyal güvenlik haklarını koruma anayasal yükümlülüğü altındaki Kurum tarafından herhangi bir işlem yapılmamış olmasının sigortalı aleyhine sonuç doğuramayacağına ilişkin hukuksal gerçeklik, ayrıca bilgi ve görgülerine başvurulan tanıklar ... ve ..."nin iddiayı doğrulayan aydınlatıcı ve net anlatımları, davacıya verilmiş olan sigorta sicil numarasının davacının sonraki hizmetlerinde de kullanılması ve sicil numarasının 1985 yılı serilerinden olması karşısında, davacının dava dışı işveren ... adına ... sicil numarasıyla tescilli işyerinde 01.11.1985 tarihinde bir gün çalıştığı ve bir günlük sürenin prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmesi gerektiği; uzun vadeli sigorta kolları yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 506 sayılı Yasanın 60/G maddesi uyarınca 18 yaşını ikmal ettiği 13.10.1987 tarihi olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.” gerekçesine dayalı olarak, "Davanın kabulü ile davacı ...’ın; ... adına ... sicil numarasıyla tescilli işyerinde 01.11.1985 tarihinde bir gün çalıştığı ve bir günlük sürenin prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmesi gerektiği; uzun vadeli sigorta kolları yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 506 sayılı Yasanın 60/G maddesi uyarınca 18 yaşını ikmal ettiği 13.10.1987 tarihi olduğunun tespitine, " karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekili, kamu düzenine ilişkin davada Yargıtay’ın kararlılık kazanan son uygulamaları ışığında gerekli kanıtlar toplanmaksızın ve eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, davacının bir günlük çalışmasının fiili olduğunun net olarak ispatlanamadığını,
B- BAM KARARI
Davalı Kurumun istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-l maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili istinaf talebindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
506 sayılı Kanun"un 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanunun 79/10 maddesi kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır. Ancak, hizmet tespiti davalarında işverene husumet yöneltilmesi zorunlu iken sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davalarında işverenin hasım gösterilmesi zorunlu değildir. Buna rağmen, işverenin davalı olarak gösterildiği durumlarda artık taraf sıfatı oluştuğundan hakkında hizmet tespiti davalarında olduğu gibi hüküm kurulması gerekmektedir.
Davalı Kurumdan, işe giriş bildirgesinde belirtilen davacı sigorta sicil numarasının hangi yıl serilerinden olduğu hususu ile davalı işverene ait işyerinin mahiyeti, hangi alanda faaliyet gösterdiği hususları Kurumdan sorulmalı,ilgili vergi dairesinden davalının vergi mükellefiyet dönemleri,özellikle dava konusu döneme ilişkin vergi mükellefiyetinin hangi alanda olduğu hususu da sorulmak suretiyle tespit edilmeli, işyerine ilişkin dönem bordrolarında mevcut bordro tanıklarının da beyanları alınmak suretiyle,tüm delillerin değerlendirilmesi sonucu bir karar verilmelidir.
Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi kararının HMK"nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.