16. Hukuk Dairesi 2015/3005 E. , 2015/11244 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : OLTU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/10/2014
NUMARASI : 2012/330-2014/1545
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; Duruşma için belli edilen gün ve saatte taraflardan gelen olmadığı görülerek evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda T.Köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 911 parsel sayılı 9.047,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı H.. B.. adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar S.. A.. ve müşterekleri, dava konusu taşınmazın murisleri Ramazan ait olup paylaşım yapılmadığını, davalı kardeşleri Fazlı tarafından diğer davalı H.. B..’e satıldığını belirterek taşınmazın kendileri ve davalı F.. A.. adına veraset ilamındaki payları oranında tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 28.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümün tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline, bu bölüm üzerinde gösterilen samanlık, taş duvar, beton set ve kuyunun davalı H.. B..’e ait olduğunun tespitine, davalı tarafından taşınmazın iyileştirilmesi için yapılan toprak tabakasının iyileştirilmesinin değeri olan 6.621,92 TL"nin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı H.. B.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre dava konusu 103 ada 911 parsel sayılı taşınmazın 28.06.2014 tarihli bilirkişi raporu ve ekinde bulunan krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümleri yönünden davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
2- Dava konusu taşınmazın 1. bentte yazılı bilirkişi raporu ve eki olan krokide (C) harfi ile gösterilen bölümü yönünden davalı H.. B.. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, dava konusu taşınmazın davacılar ile kardeşleri olan ve taşınmazı davalı H.. B.."e satan F.. A.."nın ortak murislerinden intikal ettiği, el birliği ile mülkiyet şeklinde olduğu ve tek bir mirasçının satış yetkisinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve bu bölümün davacılar adına tesciline karar verilmiş ise de, hüküm dosya kapsamına, usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmamaktadır. Davacılar taşınmazın murisleri Ramazan intikal ettiğini ileri sürerek taşınmazın kendileri ve davalı olarak gösterdikleri kardeşleri F.. A.. adına tescili talebinde bulunmuşlardır. Dosya kapsamına göre temyize konu bu bölümün muris Ramazan intikal ettiği sabittir. 02.12.1970 tarihinde ölen muris Ramazan terekesi el birliği ile mülkiyet şeklindedir. Davalı H.. B.. miras bırakan Ramazan mirasçısı olmayıp 3. kişi durumundadır. Elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi bulunan bir terekede, terekeye ilişkin tüm tasarruf işlemlerinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu"nun 640 ve 702. maddeleri uyarınca, tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunlu olup, tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekir. Bir mirasçının, özellikle acele hallerde miras şirketinin menfaatini korumak için, bütün mirasçılar adına, yalnız başına dava açması mümkün ise de, bu şekilde açılan bir dava tüm mirasçıların katılımı sağlanmadan yürütemez. Bu halde, diğer mirasçıların da davaya katılımlarının sağlanması, muvafakatlerinin alınması veya terekeye temsilci tayin ettirilmesi gerekir. Dosyada davacı taraf her ne kadar mirasçılardan F.. A.."yı davalı olarak taraf göstermiş ise de söz konusu olan terekenin korunması ve terekeye dahil olan bir taşınmazın tekrar terekeye döndürülmesi olduğu için bu durum taraf teşkilinin sağlandığı anlamına gelmeyecektir. Hal böyle olunca, davacı tarafa terekeye temsilci tayin ettirmesi için süre verilmeli, taraf teşkilinin sağlanması halinde işin esasına girilerek iddia ve savunma doğrultusunda tüm deliller toplanıp değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.