Ceza Genel Kurulu 2017/773 E. , 2019/178 K.
"İçtihat Metni"Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 12. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Asliye Ceza
Sayısı : 280-404
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ile hakaret suçlarından sanık ..."ın beraatine ilişkin Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.09.2013 tarihli ve 861-404 sayılı hükümlerin, katılanlar ve katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 12.01.2015 tarih ve 9981-44 sayı ile;
"A) Katılan ..."in temyiz istemi ile sanık hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin katılanlar ..., ....., ..., ..., ..., ..., ... ve ..."nun temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Katılan ..."in, yüzüne karşı 19.09.2013 tarihinde verilen hükmü, CMUK’nın 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 21.10.2013 tarihinde temyiz ettiği,
Ayrıca; iddianamede, sanığın katılan ..."e yönelik hakaret suçunu işlediğinin iddia edilmiş olması karşısında, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suçtan dolayı katılanlar ..., ....., ..., ..., ..., ..., ... ve ..."nun zarar görmedikleri ve sanık hakkında hakaret suçundan açılan davaya katılma haklarının bulunmadığı gözetilmeden katılmalarına karar verilmiş olmasının hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla,
Katılanların temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"nın 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak reddine,
B) Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin katılan ... ve vekilinin temyiz istemi ile kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılanlar ..., ....., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar ve katılan ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamına göre; bir ilköğretim okulunda müdür olarak görev yapan sanık ..."in, öğretmenler odasında yaşanan hırsızlık olayları nedeniyle 2011 yılı Haziran ayında öğretmenler odasındaki duvara asılı saatin arkasına makam odasındaki bilgisayarla bağlantısı olan kamera ve mikrofon yerleştirterek, aralarında katılanların da bulunduğu öğretmenlerden habersiz gizlice çekim yapıp düzeneğin fark edildiği 28.03.2012 tarihine kadar katılanların görüntülerini ve öğretmenler odasındaki konuşmalarını kaydettiği, bu şekilde elde ettiği kayıtları inceleyip katılan ..."a öğretmenler odasında hırsızlık yaptığı isnadında bulunarak onun onur, şeref ve saygınlığını rencide ettiği iddialarına konu olayda,
Olayla ilgili idari soruşturma dosyası temin edilerek, düzeneğin fark edilmesinin ardından öğretmenler odasında yapılan toplantıda sanık tarafından hırsızlık isnadında bulunulan öğretmenin isminin açıklanıp açıklanmadığına dair tanıkların beyanları alınıp toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, iddia ve savunmanın doğruluk derecesi açıklığa kavuşturulup sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, düzeneğin 28.03.2012 tarihine kadar faal olduğuna ilişkin katılanların ve tanıkların anlatımlarına neden itibar edilmediği ve olaydan sonra öğretmenler odasında yapılan toplantıda katılan ..."a hırsızlık isnadında bulunulup bulunulmadığı hususlarında bir açıklama içermeyen yetersiz gerekçeye ve eksik incelemeye dayalı olarak sanığın beraatine kararı verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de:
Vekâlet ücretinin sanık yerine davanın tarafı olmayan müdafii lehine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup katılanlar ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak bozulmasına," şeklinde karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme 09.07.2015 tarih ve 280-404 sayı ile bozmaya direnerek önceki hükümler gibi karar vermiştir.
Direnme kararına konu bu hükümlerin de katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2015 tarihli ve 344664 sayılı "onama" istekli tebliğnamesiyle dosyanın gönderildiği Yargıtay 12. Ceza Dairesince 05.04.2017 tarih ve 14998-2826 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi nedeniyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ile hakaret suçlarından eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği"nin 27. maddesi uyarınca öncelikle, direnme kararının yasal ve yeterli gerekçe içerip içermediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
İncelenen dosya kapsamından;
Yerel Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda, direnme nedenleri gösterilmeden ve bozmaya niçin uyulmadığı açıklanmadan, ilk hükümlerdeki gerekçenin aynen tekrarlanması suretiyle direnme kararına konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmaktadır.
Anayasamızın 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi uygulamada da keyfiliğe yol açacağında kuşku yoktur. Nitekim Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş uygulamalarına göre de, bir karar bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından, yerel mahkeme tarafından CMK’nın 34, 230 ve 232. maddeleri uyarınca yeniden usulüne uygun olarak hüküm kurulması, bunun yanında direnmeye ilişkin gerekçenin de gösterilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında ön soruna ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Yerel Mahkemece, sanık hakkındaki ilk hükümlerde direnilirken, bu ilkeler doğrultusunda işlem yapılmamış, direnme nedenleri gösterilmeden ve bozmaya niçin uyulmadığı açıklanmadan ilk hükümlerdeki gerekçenin tekrarlanması suretiyle hükümler kurulmuştur.
Bu itibarla, diğer yönleri incelenmeyen direnme kararına konu hükümlerin belirtilen nedenle bozulmasına karar verilmelidir.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2015 tarihli ve 280-404 sayılı direnme kararına konu hükümlerinin, usul ve kanuna uygun direnme gerekçesi gösterilmeden karar verilmesi isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 07.03.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.