7. Ceza Dairesi 2012/984 E. , 2013/685 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM : 31 FK 354 plakalı aracın 5607 sayılı yasanın 13.maddesi yollaması ile TCK.nun 54.maddesi gereğince zoralımına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahkemece dosya kapsamına uygun olarak dava konusu aracın 21.10.2003 tarihinde M.Moamed Hamih isimli şahıs tarafından Cilvegözü Gümrük Kapısından geçici ithalat rejimi kapsamında yurda getirildiği, 18.02.2004 tarihinde yurt dışına çıkarılması gerektiği, Gümrük İdaresince aracın çıkış kaydının açık olduğunun anlaşılması üzerine yapılan araştırma sonunda aracın yurda girdiği tarihden hemen sonra sahte belgelerle Betül Konuk adına 34 NPC 45 plaka ile tescil edilerek sonra 23.10.2003 tarihinde Antakya iline nakledildiği 31 FK 354 plakaya kaydedildiği, trafik tescilinin yapıldığı, aracın birçok değişik kişiye satışından sonra en son ... isimli şahısta iken el konulma işleminin yapıldığı kabul edilmiştir. Bu kabul sonucu mahkeme söz konusu aracın 5607 sayılı K.M.K.nun 13 ve TCK.nun 54/4 maddesi gereğince müsaderesine karar vermiştir. Ancak mahkeme, aracın olay tarihinde yürürlükte olan 4926 sayılı K.M.K.nunda kaçakçılık fiillerini düzenleyen hükümlerinin hangisi ya da karar tarihinde yürürlükte bulunan 5607 S.K.M.nun kaçakçılık suçlarını düzenleyen hükümlerinden hangisine konu eşya olduğu hususunda da bir değerlendirme yapmamıştır. Bu hususun açıklığa kavuşturulması için 4926 sayılı K.M.K. ve 5607 sayılı K.M.K.nun ilgili hükümlerinin hukuki değerlendirilmesinin yapılması gerekmektedir.
Kaçakçılık suçu oluşturan fiil kapsamına yurda getirilen eşyanın diğer koşullarının varlığı halinde 5607 sayılı K.M.K.nun 13 ve TCK.nun 54.madde hükümlerine göre müsaderesine karar verileceği konusunda bir duraksama yoktur.
Antrepo veya geçici depolama yerlerinde bulunan ve serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın gümrük idaresinin izni olmadan çıkarılması veya değiştirilmesi fiili 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3.maddesinin 8.fıkrasına göre kabahat fiili olarak kabul edilmiştir. Yine geçici ithalat, dahilde işleme ve gümrük kontrolü altında işleme rejimleri çerçevesinde ülkeye getirilen eşyanın gümrük işlemleri gerçekleştirilmeksizin serbest dolaşıma sokulması fiili 5607 sayılı K.M.K.nun 3.maddesinin 9.fıkrasında kabahat olarak kabul edilmiştir. Aynı kanunun 14.maddesi hükmüne göre ise 3.maddenin 10 ve 11.fıkralarında düzenlenen kabahat fiilleri dışında kalan kabahat fiili konusu eşyanın ise mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilemeyecektir.
5607 sayılı K.M.K.nun 8 ve 9.fıkralarına göre antrepoya veya geçici depolama yerlerinden izinsiz eşya çıkarma, geçici ithalat, dahilde işleme ve gümrük kontrolü altında işleme rejimleri kapsamında getirilen eşyanın gümrük işlemi yapılmaksızın serbest dolaşıma sokulması fiilleri kural olarak kabahat oluşturan kaçakçılık fiili kabul edilmekte ise de; Bu rejimler kapsamında getirilen eşyaların gümrük işlemine tabi tutulmadan serbest dolaşıma sokulması fiili, olayın işleniş özelliğine göre Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3.maddesinin ilgili fıkrasında düzenlenen suçu da oluşturabilecektir. Yurt dışından antrepo ve geçici depolama, geçici ithalat, dahilde işleme ve gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine göre eşya getiren kişilerin, bu eşyayı gümrük işlemine tabi tutmadan serbest dolaşıma sokma fiillerinin kabahat mi veya suç mu olduğunun tespiti bakımından eşyayı, belirtilen rejimler kapsamında yurda getirirken olayın başında güttükleri amaç ve kastları önem arzetmektedir. Bu rejimler kapsamında yurda eşya getiren kişiler, başlangıçta rejim hükümlerine uygun olarak iş ve işlem yapmak amacıyla eşyayı yurda getirip de sonradan kastlarını değiştirerek gümrük işlemlerini gerçekleştirmeksizin yurt içinde serbest dolaşıma sokmaları halinde kabahat oluşturan kaçakçılık fiilini işlemiş olacaklardır. Buna karşılık belirtilen rejimler kapsamında eşyayı yurda getirirken başlangıçta bu rejimleri kullanarak gümrük işlemi yaptırmamak ve bu suretle gümrük vergisi ödemeyerek yurt içinde serbest dolaşıma eşya sokmak kastıyla yurda araç ithal ettiklerinin tespiti halinde ise fiilin, olayın işlem özelliği de gözetilerek 5607 S.K.nun 3.maddesinin ilgili fıkrasındaki kaçakçılık suçunu oluşturabilecektir. Bu hususun yapılacak soruşturma veya kovuşturma sonunda anlaşılabileceğinde de kuşku yoktur.
Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde;
Mahkeme kararında da belirtildiği gibi dava konusu araç geçici ithalat rejimi kapsamında yurda getirilmiştir. Yurda bu şekilde getirilen aracın hemen sahte belgelerle trafiğe tescil ettirilmesi ve akabinde de satılması karşısında söz konusu aracı getiren kişiler daha başlangıçta geçici ithalat rejimini kullanarak ithalat gümrük işlemine tabi tutulmaksızın gümrük vergilerini ödemeden yurt içinde aracı serbest dolaşıma sokmak amacıyla getirmişlerdir. Aracı getiren kişilerin başından beri kasıtları yurda gümrük işlemine tabi tutmadan kaçak eşya ithal etmektir. Bu nedenle araç, olay tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı K.M.K.nun 3/a-2 ve sonradan yürürlüğe giren 5607 S.K.M.K.nun 3/1.maddelerinde suç olarak tanımlanan fiil kapsamında sokulduğu bu gerekçelerle sonucu itibariyle doğru olan müsadere kararının ONANMASINA, 14/01/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.