Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/573
Karar No: 2019/164

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/573 Esas 2019/164 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Yargıtay 14. Ceza Dairesi, mağdurun tutarlı ifadeleri ve diğer sanıkların kısmi ikrarlarına dayanarak sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan beraatlerinin, ancak tehdit suçu işlediklerinin kabul edildiği gerekçesiyle açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararı bozmuştur. Buna karşın yerel mahkeme, sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerine dair şüpheden uzak delil elde edilememesine rağmen, tehdit suçundan kesinleşmiş karar bulunması nedeniyle, sanıkların beraatları yönünde verdiği kararın direnme kararı niteliğinde olmadığı gerekçesiyle, dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar vermiştir. Kanun maddeleri: Türk Ceza Kanunu'nun 109/2, 42 maddeleri.
Ceza Genel Kurulu         2017/573 E.  ,  2019/164 K.

    "İçtihat Metni"


    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Asliye Ceza
    Sayısı : 33-61

    Sanıklar ... ve ..."nın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılamaları sonucunda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatlerine, eylemlerinin tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilerek verilen mahkûmiyet hükümlerinin ise açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Demirköy Asliye Ceza Mahkemesince verilen 30.07.2008 tarihli ve 1-62 sayılı hükümlerin, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 07.05.2013 tarih ve 3929-5557 sayı ile;
    “Mağdurun aşamalarda değişmeyen ve özde tutarlı anlatımları, sanıkların kısmi ikrar içeren ifadeleri ve tüm dosya içeriğinden, sanıklar... ve Aziz"in, yakın akrabaları olan diğer sanıklar Mehmet ve Murat"ın mağduru zorla araca bindirdikleri sırada bu aracın içinde bulunduklarının, ormanlık alana geldiklerinde mağduru tekme ve yumruklarla dövmek suretiyle darp ederek ve kaçmasını engelleyerek olay öncesi ve olay sırasında sanıklar Mehmet ve Murat ile TCK.nın 37. maddesi kapsamında fiil ve irade birliği içerisinde olduklarının anlaşılması karşısında, sanıkların müsnet suçtan mahkûmiyetleri yerine yazılı gerekçeyle beraatlerine karar verilmesi” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Yerel Mahkeme ise 24.12.2013 tarih ve 33-61 sayı ile; "...İki suçtan biri diğerinin nitelikli halini oluşturuyorsa ve madde metninde açıkça hangi suçun nitelikli hali oluşturduğu belirtiliyor ise bu halde gerçek içtima kuralı uygulanma kabiliyetini yitirir, önce suçun temel şeklinden ceza belirlenir, sonrasında nitelikli hali söz konusu ise suçun nitelikli hali için öngörülen fıkra uygulanır. Birleşik suçlarda hem suçun temel şeklinden hem de nitelikli hali oluşturan suçtan ayrı ayrı ceza tayini TCK"nun 42. maddesine aykırılık teşkil edecektir. Tüm bu bilgiler ışığında TCK"nın 109/2 maddesinde de belirtiği üzere tehdit, kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunun nitelikli halidir. Bu durumda ise sanığa hem kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçundan hem de tehdit suçundan ayrı ayrı ceza verilmesi TCK"nın 42. maddesine aykırıdır. Bu kapsamda dosya içindeki bilgilerden de anlaşıldığı üzere sanıklar... ve ...hakkında tehdit suçundan müstakilen ceza verilmiş ve buna dair karar kesinleşmiştir. Her ne kadar mahkememizce sanıklar... ve Aziz"in üzerlerine atılı kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden mahkûmiyetleri yönünde vicdani kanaat oluşmamışsa da sanıkların kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçundan mahkûmiyetleri halinde ise haklarında tehdit suçundan kesinleşmiş karar olması karşısında TCK"nın 42. maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde adil bir karar olmayacağının kabulü gerekmektedir" gerekçesiyle bozma kararına direnerek sanıkların önceki hükümdeki gibi beraatine karar vermiştir.
    Direnme kararına konu bu hükümlerin de Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2016 tarihli ve 150291 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 14.12.2016 tarih ve 894-1725 sayı ile; 6763 sayılı Kanun"un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 14. Ceza Dairesince 20.03.2017 tarih ve 436-1421 sayı ile; direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Direnmenin kapsamına göre inceleme, sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararları ile sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar ... ve ...’ya atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, yerel mahkeme kararının "yeni hüküm" niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
    Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
    a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
    b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak,
    c) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
    d) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,
    Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi hâlinde ise incelemenin Yargıtay"ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Demirköy Asliye Ceza Mahkemesince sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatlerine dair verilen ilk hükümlerin Özel Dairece, sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasından sonra yargılama yapan Yerel Mahkemenin, önceki hükümde yer almayan; “...İki suçtan biri diğerinin nitelikli halini oluşturuyorsa ve madde metninde açıkça hangi suçun nitelikli hali oluşturduğu belirtiliyor ise bu halde gerçek içtima kuralı uygulanma kabiliyetini yitirir, önce suçun temel şeklinden ceza belirlenir, sonrasında nitelikli hali söz konusu ise suçun nitelikli hali için öngörülen fıkra uygulanır. Birleşik suçlarda hem suçun temel şeklinden hem de nitelikli hali oluşturan suçtan ayrı ayrı ceza tayini TCK"nun 42. maddesine aykırılık teşkil edecektir. Tüm bu bilgiler ışığında TCK"nın 109/2 maddesinde de belirtiği üzere tehdit, kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunun nitelikli halidir. Bu durumda ise sanığa hem kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçundan hem de tehdit suçundan ayrı ayrı ceza verilmesi TCK"nın 42. maddesine aykırıdır. Bu kapsamda dosya içindeki bilgilerden de anlaşıldığı üzere sanıklar... ve ...hakkında tehdit suçundan müstakilen ceza verilmiş ve buna dair karar kesinleşmiştir. Her ne kadar mahkememizce sanıklar... ve Aziz"in üzerlerine atılı kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden mahkûmiyetleri yönünde vicdani kanaat oluşmamışsa da sanıkların kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçundan mahkûmiyetleri halinde ise haklarında tehdit suçundan kesinleşmiş karar olması karşısında TCK"nın 42. maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde adil bir karar olmayacağının kabulü gerekmektedir" biçiminde farklı gerekçe ile hükümler kurduğu anlaşılmaktadır.
    Bu şekilde bozma sonrası yeni ve değişik gerekçeyle hükümler kurulmuş olup verilen karar direnme kararı niteliğinde değildir. Önceki hükümlerde yer almayan bu hususlar Özel Dairece denetlenmemiş olduğundan, Özel Dairece denetlenmeyen bir konunun ilk kez ve doğrudan Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmesine kanunen imkân bulunmamaktadır.
    Bu itibarla, Demirköy Asliye Ceza Mahkemesinin kararı direnme kararı olmayıp yeni hüküm niteliğinde olduğundan, Özel Daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni hükmün doğrudan ve ilk kez Ceza Genel Kurulu tarafından ele alınması mümkün olmadığından dosyanın incelenmek üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    Demirköy Asliye Ceza Mahkemesince verilen 24.12.2013 tarihli ve 33-61 sayılı karar, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi yapılabilmesi amacıyla Yargıtay 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 07.03.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi