10. Hukuk Dairesi 2016/15739 E. , 2016/12593 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rücûan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle bozmaya uyularak davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, 17.05.2007 tarihli trafik kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve yapılan cenaze masrafından oluşan kurum zararının rücuan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece verilen ilk kararda, davalı ... Sig. A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise reddine karar verildiği, anılan kararın davalı ... şirketinin ödeme definin araştırılmasına yönelik bozulması üzerine, bozmaya uyularak verilen son kararda ise davacının davalı ... yönünden açılan davasının reddine karar verildiği, diğer davalılar hakkında yeniden hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir.
(Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. ...’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Mahkemenin, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçeye dayalı akdi bir sorumluluk olması nedeniyle, yaptığı ödeme ölçüsünde sorumluluktan kurtulacağı ve eldeki davada, davalı ... şirketinin, davadan önce hak sahiplerine poliçe limitinin tamamını ödediği anlaşıldığından, hakkında açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Ne var ki, Mahkemece, bozma ilamı ile eski hükmün ortadan kalktığı dikkate alınarak, yukarıdaki ilkeler de gözeterek tüm davalılar hakkında yeniden infaza elverişli bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kuşkusuz, bozma sonrası yeniden yapılacak yargılamada, davacı Kurumun mirasın reddini yargılama aşamasında öğrenmesi nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı dikkate alınmalıdır.
Kabule göre de; davalı ... şirketi tarafından davadan önce poliçe limitinin tamamının ödediğini, Kurumun dava sırasında haberdar olması nedeniyle dava açılmasında kusuru bulunmayan davacı Kurumun vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması, isabetsiz bulunmuştur.
O hâlde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları nazara alınmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.