
Esas No: 2022/431
Karar No: 2022/2899
Karar Tarihi: 22.02.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/431 Esas 2022/2899 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme, sanığın hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet hükümlerini eski hale getirme istemli olarak temyiz ettiğini belirledi. Ancak, tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesiyle suçluluk hükümlerinin bozulmasına karar verildi. Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese usulüne uygun bir tebligat yapılmış olması gerektiği belirtildi. Ayrıca, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine yönelik temyiz istemlerinin reddedilmesine karar verildi. Kararda, uygulanan kanun maddelerinin detaylı bir şekilde açıklanması istendi. Bu nedenle, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrası, 21/1-2. maddeleri, 23/1-8. maddeleri ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi incelendi ve açıklandı. Ayrıca, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi, 119/1-c maddesi ve Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli kararı da göz önünde bulunduruldu.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekir.
Sanığın yokluğunda verilen hükümlerin, kovuşturma sırasında alınan ifadesinde bildirdiği adresine tebliğ edilememesi üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı anlaşılmakta ise de; Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese Kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması gerekmektedir. Aksi halde 35. maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir. Sanığın mahkemeye bildirdiği adreste daha önce usulüne uygun olarak yapılmış herhangi bir tebligat bulunmadığından kendisine 35. maddeye göre yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesi verdiği tarihin öğrenme tarihi olarak kabul edilip eski hale getirme ve temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek ve sanık ... müdafii Av. ...’nin 16.06.2021 tarihli dilekçesi ile sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerini eski hale getirme istemli olarak temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde,
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2)Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükümleri ile sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan hükmedilen mahkumiyet hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafinin temyiz istemlerinin incelenmesinde,
a) 14/12/2011 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporuna göre, suça konu iş yerinin alüminyum kapısı ve karşılığındaki kapı kasasında sert bir cisimle zorlama izinin olduğu, izin olduğu yere mavi renkli boya benzeri maddenin bulaşmış olduğu, iş yerinin dışındaki katılana ait kilitli gri dolapların en soldakinde kilit hizasında sert bir cisimle zorlama izlerinin olduğu, zorlama neticesi dolabın gri renkli boyasının kazınmasına ve eski mavi renkli boyasının görünmesine neden olunduğunun” tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, katılanın iş yeri dışındaki dolaplarına ve iş yerinin kapısına zarar verildiği sabit olmakla sanıkların mala zarar verme suçundan mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
b) İş yeri dokunulmazlığı suçunun birden fazla kişiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında, anılan suçtan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinden uygulama yapılmamak suretiyle sanık ... hakkında eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22/02/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.