10. Hukuk Dairesi 2020/558 E. , 2021/3140 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
No : 2017/849-2017/991
Davalılar : 1-...
2-Yeditepe Madencilik İnşaat ve Makina Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
İlk Derece
Mahkemesi : Sakarya 3. İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, 17.01.2012 tarihinde gerçekleşen iş kazası sebebiyle oluşan Kurum zararının davalılardan teselsülen tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalılar tarafından davaya karşı cevap verilmemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın kabulü ile, 1000 TL sürekli iş göremezlik gelirinin tahsis-onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 200 TL fiili ödeme miktarının fiili ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişikin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Özetle; davacı vekilinin 08.09.2016 tarihli celsede bedel artırımı için süre talebinde bulunduğu, Mahkemece bir haftalık kesin süre verildiği, sonuçlarının hatırlatıldığı, davacı vekilinin 19.09.2016 tarihinde bedel artırım dilekçesini uyap sistemi üzerinden gönderildiği, mahkemece verilen kesin süre içerisinde dilekçenin sunulmadığı ve karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğduğundan bahisle dava dilekçesinde talep edilen miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, mahkemece verilen kesin sürenin son gününün 15.09.2016 tarihi olup, bu tarihin 11-18.09.2016 tarihleri arasında idari izinle uzatılan kurban bayramı içinde kaldığı, idari iznin tatil günü olmayıp, davacı vekilinin dilekçesini 15.09.2016 vermesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunarak davacı taraf istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, bedel artırım için süre verilmesini talep etmelerine rağmen mahkemece ıslah gibi algılanarak bir haftalık kesin süre verildiğini, daha sonra bedel artırım talepleri reddedilmeden dava dilekçesindeki miktarlar üzerinden karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Kusur raporlarının, 506 sayılı Yasa, 4857 sayılı Yasanın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd. maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Yasanın 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar...” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.
Eldeki dava dosyasına göre, davacı yargılama sırasında yapılan tahkikat sonucunda alacağının belirli hale gelmesi sonrasında, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın dava dilekçesindeki talebini artırabilir. Davanın HMK’nın 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olması, talep konusunun yükseltilmesi noktasında 08.09.2016 tarihli duruşmada kesin süre verilmiş olup, gereğinin 19.09.2016 tarihli dilekçe ile kurum tarafından yerine getirildiğinin anlaşılmasına göre kurumun harçtan muaf olması ve kesin süreye ilişkin karar tarihi itibariyle bedelin yükseltildiği tutarın tahkikata göre belirlenmesi karşısında talep yükseltilmesine ilişkin talebin belirtilen gerekçelerle reddedilip dava dilekçesinde talep edilen miktara hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Bunun yanında davaya konu kazayla ilgili maddi olgu doğru belirlenerek olayın niteliği ve tarafların olaya etkisi araştırılmalı, bilhassa davaya konu olayla ilgili yürütülen ceza dosyasında dava dışı ... ve ...’nın kusurlu bulunduğu görülmekle, dava dışı ... ve ...’nın somut olayla ilgili kusur durumları irdelenerek yeniden uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden kusur raporu alınmalı ve bu şekilde davalıların kusur oran ve aidiyetleri belirlenmelidir. Ayrıca hüküm kurulurken kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumu da gözetilmelidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının, HMK"nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak, temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.