Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/317
Karar No: 2014/1526

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2014/317 Esas 2014/1526 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2014/317 E.  ,  2014/1526 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
    Taraflar arasındaki 4999 sayılı Kanuna göre fennî hataların düzeltilmesi davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı hükmün; Dairemizin 19/03/2013 gün ve 2013/340 E.- 2013/289 K. sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde Davacı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içindeki tüm belgeler incelenerek gereği düşünüldü.

    K A R A R

    Davacı vekili, 18.09.2006 günlü dava dilekçesinde, Kılıçlı Köyünde 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi kapsamında orman kadastrosu yapılarak kesinleşmiş yerlerde aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ile fennî hatalarla ilgili olarak yapılan çalışmada XV nolu 2/B poligonunda vasıf ve mülkiyet değişikliği yapıldığını ve 795 parselin 2/B vasfının Kılıçlı Devlet Ormanı olarak değiştirildiğini belirterek, bu işlemin iptali ile eski hale iadesini ve davacının hak sahipliğinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece, davacının işlemin kendisine tebliğinden itibaren 30 günlük süre içinde dava açmadığı ve daha önce aynı konuda açtığı davanın da, mahkemenin 2006/1394 sayılı dosyası ile kesin süre içerisinde keşif giderlerinin yatırılmadığı gerekçesi ile reddedildiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 19/03/2013 gün ve 2013/340 E. 2013/289 K. sayılı ilamıyla "İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, tarafları ve konusu aynı olan Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen davanın yargılaması sonucu, 29.04.2008 gün ve 2006/1394 - 2008/538 sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, hükmün 20. Hukuk Dairesinin 06.11.2008 gün ve 10135 - 14678 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, böylece tarafları bağlayan kesin hüküm oluştuğu, mahkemece bu yönler nazara alınarak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun hükmün ONANMASINA, "" karar verilmiştir.
    Davacı gerçek kişi vekili karar düzeltme dilekçesinde; Yargıtayın ""Dava konusu taşınmazın 2924 sayılı Kanun gereğince yapılan sınırlamada tasarruf sahibi ve zilyet olduğunu, 3116 sayılı Kanuna göre 1940 yılında yapılan ilk tahdit ve 1744 sayılı Kanuna göre 1984 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde çalışmalarında tarla niteliği ile orman snırları dışına çıkartılmış ve beyanlar hanesine ..... zilyetliğinde olduğuna dair şerh konulduğunu, oysa 4999 sayılı Kanun ile yapılan çalışmaların vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında fennî hataların düzeltilmesi ile sınırlı olduğu halde taşınmazın fiilen orman olduğu gerekçesiyle Kılıçlı Devlet Ormanı kapsamına alındığını, orman sayılmayan yerlerden olduğunu, işlemin hatalı olduğunu, sonuçlarının 17.08.2006 tarihinde ilân edildiğini, davanın ise son günün tatil gününe gelmesi
    nedeniyle 18.09.2006 tarihinde 30 günlük askı ilân süresi içerisinde açıldığını, parselin eski hale iadesi ile müvekkilinin hak sahipliğine karar verilmesini, temyiz aşamasında da 6292 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiğini, davanın durdurulması yönünde karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
    Dava, 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi gereğince yapılan yüzölçümü ve fennî hataların düzeltilmesi yönündeki işlemin iptali istemine ilişkindir.
    Yörede 1940 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 2896 sayılı Kanuna göre 1984 yılında yapılıp 26/03/1986 tarihinde bir yıl süreyle ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile 4999 sayılı Kanuna göre yapılan ve 17.08.2006 tarihinde ilân edilen vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında yüzölçüm ve fennî hataların düzeltilmesi çalışması bulunmaktadır.
    Arazi kadastrosu 1998 yılında yapılmış, 795 sayılı parsel, 3524 m² yüzölçümü ve tarla niteliğiyle 2/B sahasında kalması nedeniyle Hazine adına tesbit edilerek, beyanlar hanesine ..... zilyetliğinde olduğuna dair şerh konulmuştur.
    Davacı gerçek kişinin karar düzeltme dilekçesinin incelenmesinde; eldeki dava, 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi gereğince yapılan yüzölçümü ve fennî hataların düzeltilmesine dair işlemin iptaline ilişkin olarak ... ( Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile Orman Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılmıştır.
    1) 27 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan çalışmaların sonuçları 17.08.2006 tarihinde ilân edilmiş, dava ise son günün tatil gününe gelmesi nedeniyle 18.09.2006 tarihinde 30 günlük askı ilân süresi içerisinde açılmıştır.
    2) 1998 yılında yapılan arazi kadastrosunda, çekişmeli 795 parsel sayılı taşınmaz, 3524 m² yüzölçümü ve tarla niteliğiyle 2/B sahasında kalması nedeniyle Hazine adına tespit edilerek, beyanlar hanesine ..... zilyetliğinde olduğuna dair şerh konulmuştur. Ayrıca, taşınmaz üzerinde 1 adet villa ve müştemilatı, havuz, kümesler, kademeli istanat duvarları ile limoni servi, akasya süs eriği, gül ibrişim, kiraz, armut, dut, ayva, çınar, kestane, meşe, fındık, çam, incir gibi bitki türleri bulunmaktadır. Bu durumda, husumetin tapuda kayıt maliki olan Hazine yanında lehine zilyetlik şerhi konulan ....."a da yöneltilmesi gerekirken bu husus gözardı edilmesi suretiyle ....."ın davadan hiç haberi olmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması dahi usûl ve kanuna aykırıdır.
    Bu nedenle, mahkemece öncelikle; Hazine adına tesbit ve tescil edilen çekişmeli 795 sayılı parselin tapu kaydı üzerinde lehine zilyetlik şerhi konulan ....."a ve Maliye Hazinesine davalı sıfatı ile husumet yöneltilmek suretiyle davaya katılımları sağlanmalı, taraf teşkili yapılarak adlarına usûlünce tebliğat çıkartılması ve davaya karşı diyeceklerinin sorulması sunacakları delillerinin toplanması ve bundan sonra işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
    Usûle aykırı şekilde taraf teşkili yapılmadan ve tapuda hak sahibi olan zilyede davaya karşı cevap hakkı tanınmadan, savunma ve delillerini bildirme imkânının kısıtlaması sonucunu doğurmuştur.
    Mahkemenin belirtilen bu uygulaması Anayasa ile güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir. Oysa, savunma hakkı en tabiî Anayasal haklardandır. Anayasanın 36. maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
    Bir davanın görülmesi için taraf teşkili esastır. Hâkimin bu hususu re"sen gözetmesi gerekir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. HUMK"nun 73. maddesi ile HMK"nın 27. maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan hukukî dinlenilme hakkı başlıklı temel kurala göre; mahkeme, tarafları dinlemeden, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usûlüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez.


    - 3 -
    2014/317 - 1526

    Mahkeme hâkimi, tarafından dava dilekçesi ve duruşma gününün taraflara tebligat Kanunu hükümlerine göre re"sen tebliğ ettirilmesi ve tüm tarafların katılımlarının sağlanmak suretiyle taraf oluşturulduktan sonra işin esasına girilip yargılamanın sürdürülmesi gerekir. Yukarıda vurgulandığı gibi yasal ayrıcalıklar dışında yargılamayı yürüten hâkim, davanın taraflarını dinlemeden veya iddia ve savunmalarını yapmak üzere yasal şekil ve şartlara göre çağırmadan, delilleri toplayıp hüküm veremez (Anayasanın 36, H.U.M.K."nun 73 ve HMK"nun 27. maddeleri).
    Bu itibarla, taraf teşkili yöntemince tamamlanmadan, kendilerine savunma ve delillerini bildirmelerine olanak tanınmadan, Anayasa ile güvence altına alınan savunma hakkını kısıtlayacak biçimde işin esasına girilerek yazılı biçimde hüküm kurulması esaslı bir usûl hatası olup, mutlak bozma nedenidir.
    3) Mahkemece kesin hüküm kabul edilen 2006/1394 Esas sayılı dosyada dava XIII numaralı 2/B poligonu ile ilgili olarak açılmış olduğu halde eldeki dava ise çekişmeli 795 sayılı parseli de içine alan XV numaralı 2/B poligonu ile ilgili olarak açılmıştır. Bu durumda kesin hükümden söz edilemez.
    4) 4999 sayılı Kanunun 4. maddesi ile 6831 sayılı Kanunun 9. maddesine eklenen ek fıkrada ""(Ek fıkra: 5/11/2003-4999/4 md.) Orman tahdidi veya kadastrosu yapılıp ilân edilerek kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fennî hatalar tespit edildiğinde, bu hatalar Orman Genel Müdürlüğünün bilgisi ve denetimi altında orman kadastro komisyonlarınca düzeltilir (Ek cümle: 19/4/2012-6292/13 md.). Düzeltme işlemleri en son ilân edilen çalışma esas alınarak yapılır (Ek cümleler: 15/1/2009-5831/3 md.). 3402 sayılı Kadastro Kanununa göre kadastrosuna başlanan çalışma alanlarında evvelce kesinleşmiş olan orman haritalarının kontrolü sonucunda tespit edilecek hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü hataları 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre oluşan kadastro ekibince düzeltilir. Diğer vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan aplikasyon, ölçü ve çizimden kaynaklanan yüzölçümü ve fennî hatalar ise kadastro müdürlüğünce mahalli orman kuruluşuna bildirilir. Bildirim tarihinden itibaren onbeş günlük süre içerisinde orman kadastro komisyonu görevlendirilir. Düzeltme, 10. maddeye göre ilân olunur. İlân tarihinden itibaren otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması amacıyla sulh hukuk mahkemesine dava açılmadığı takdirde yapılan düzeltme kesinleşir. Düzeltmelerde 11. maddedeki hak düşürücü süre aranmaz."" denilmektedir.
    Somut olayda; çekişmeli taşınmazın bulunduğu Kılıçlı köyünde 1940 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 2896 sayılı Kanuna göre 1984 yılında yapılıp 26/03/1986 tarihinde bir yıl süreyle ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. 2/B alanlarının kadastrosuna ilişkin Ek Arazi kadastrosu Kılıçlı Köyünde 1998 yılında yapılmış, 795 sayılı parsel, 3524 m² yüzölçümüyle tarla niteliğiyle ve 2/B sahasında kalması nedeniyle Hazine adına tesbit edilerek, beyanlar hanesine ..... zilyetliğinde olduğuna dair şerh konulmuştur.
    Dosyadaki belgelerin incelenmesinde, çekişmeli 795 sayılı parselin fiilen orman olması nedeniyle Orman Genel Müdürlüğünün talebi üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edildiği ve 11.11.2004 tarihinde teslim edildiği, 27 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 17.07.2006 tarihinde düzenlenen "Orman Genel Müdürlüğüne Tahsis Edilmiş Bulunan Yerlere Göre Sınır Düzeltme Tutanağı" ile tahsis işlemi tamamlanmış olduğundan Kılıçlı Devlet Ormanına dahil edildiği belirtilmiştir.
    Dairemizin 11.11.2013 gün ve 2013/4438-9881 sayılı geri çevirme kararından sonra dosyaya getirtilen belgelerde çekişmeli 795 sayılı parselin İstanbul Valiliği Milli Emlak Daire Başkanlığının 17/05/2002 günlü Olurları ile Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edildiği, 11.11.2004 tarihinde teslim edildiği, dava devam ederken İstanbul Valiliği Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Daire Başkanlığının 12/09/2008 günlü yazısı ile 795 sayılı parselin tarla vasfının orman olarak düzeltilmesi için Beykoz Tapu Sicil Müdürlüğüne yazı yazıldığı, Beykoz Tapu Müdürlüğünce 03/11/2008 tarihli yazı ile cins değişikliği işleminin yapıldığı belirtilmiş
    -
    tapu kaydında da 795 sayılı parselin "Eylemli orman olarak Orman İdaresine tahsislidir." şerhi konulduğu anlaşılmaktadır. Ancak, 795 sayılı parselin Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilmesi ile ilgili tüm belgeler dosyada bulunmamaktadır.
    Bu nedenle; 27 nolu Orman Kadastro Komisyonunca "Orman Genel Müdürlüğüne Tahsis Edilmiş Bulunan Yerlere Göre Sınır Düzeltmesi" yapıldığından tahsis ile ilgili tüm belgelerin ilgili yerlerden getirtilip 6831 sayılı Orman Kanununun 11. maddesinin beşinci fıkrasında "Bu kanunun a) 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesi, b) 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerler, talep üzerine Maliye Bakanlığınca, Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen tahsisi yapılan bu yerler Hazine adına tapuya orman vasfıyla tescil edilir" hükmü gereğince dava tarihinde önce 795 sayılı parselin Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilip edilmediği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
    Dava tarihinden önce kesinleşmiş tahsis yoksa 4999 sayılı Kanunun 4. maddesi ile 6831 sayılı Kanunun 9. maddesine eklenen Ek fıkraya göre çalışma yapan 27 nolu Orman Kadastro Komisyonunca orman tahdidi veya kadastrosu yapılıp ilan edilerek kesinleşmiş yerlerde vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hataların düzeltilmesi çalışması yapılabileceği dikkate alınarak yapılan işlemin 6831 sayılı Kanunun 9. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı konusunda inceleme yapılmalıdır.
    Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişi vekilinin karar düzeltme isteminin KABULÜ ile Dairenin 19/03/2013 gün ve 2013/340 E. 2013/289 K. sayılı ilâmıyla ONAMA KARARININ ORTADAN KALDIRILMASINA ve yerel mahkemenin 05/04/2012 gün ve 2006/1399 Esas - 2012/667 Karar sayılı hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 10/02/2014 günü oy birliği ile karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi