20. Hukuk Dairesi 2014/593 E. , 2014/1524 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Mekekler Köyü 125 parsel sayılı 14.856 m2 ve 112 parsel sayılı 3376 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Ağustos 1289 tarih 888-893 numaralı ve Ağustos 1941 tarih 6 numaralı, Haziran 1942 tarih 8-9 numaralı tapu kayıtları ile davalılar adlarına tesbit edilmiştir.
Davacı Orman Yönetimi, 12.06.1989 tarihli dava dilekçesinde; taşınmazların resmî belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, davanın reddine; Mekekler Köyü 125 ve 112 sayılı parsellerin ilk tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.02.1994 gün ve 1992/17012 - 1994/747 E.K. sayılı kararı ile ["" Bir yerin öncesinin, orman niteliğinin ve hukukî durumunun 3116, 4785, 5658 ve 6831 sayılı kanunlar da dikkate alınarak en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planının uygulanmak suretiyle belirlenmesi,""] gereğine değinilerek bozulmuştur.
Bozma kararına uyularak yapılan keşif, araştırma ve inceleme sonunda mahkemece; dava konusu Mekekler Köyü 112 sayılı parsel yönünden davanın kabulüne, Mekekler Köyü 112 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, Mekekler Köyü 125 sayılı parsel yönünden açılan davanın reddine, Mekekler Köyü 125 sayılı parselin ilk tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından 125 parsel yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden ve dava tarihinden sonra 20.08.1990 tarihinde yapılıp eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Bu nedenle dava, kadastro tesbitine itiraz davası yanında orman kadastrosuna itiraz davasına da dönüşmüştür.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli Mekekler Köyü 112 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına ve davalı gerçek kişiler tarfından bu parsel temyiz konusu edilmediğine göre, usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı Orman Yönetiminin 125 parsel yönünden temyiz itirazlarına gelince;
Uzman orman bilirkişisi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve 1958 tarihli memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli Mekekler köyü 125 parsel sayılı taşınmazın beyaz renkli açık alanda, eğimi % 10 olan, üzerinde 60 - 80 yaş ceviz ağaçları bulunan ziraat
arazisi niteliğiyle orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, dayanılan raporda 1958 tarihli memleket haritasının hazırlanmasında altlık olarak kullanılan hava fotoğrafı dosyaya getirilmediği gibi, çekişmeli taşınmazın konumu kadastro paftası ile memleket haritasının ölçekleri çakıştırılmak suretiyle memleket haritası üzerinde ve hava fotoğrafında yöntemince gösterilmemiş ve memleket haritası üzerinde lokal olarak işaretlenmiştir. Eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak karar verilemez. Bu nedenle;
Mahkemece, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri ile revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; Mekekler Köyü 112 parsel sayılı taşınmaza yönelik usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle, davacı Orman Yönetiminin 125 parsel yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 10/02/2014 günü oy birliği ile karar verildi.