10. Hukuk Dairesi 2016/11758 E. , 2016/12211 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince, bozma ilamına uyulduktan sonra, önce bulunan mahalde müstemir yetkili bir iş mahkemesi kurulması sebebiyle görevsizlik kararı verilmiş, daha sonra taraflarca yetkili iş mahkemesine dosyanın gönderilmesine dair bir talepte bulunulmaması sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar verilmiştir.
Ek kararın, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
İş davalarına bakmak üzere ilk defa 1950 yılında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile bir özel mahkeme türü olan iş mahkemeleri kurulmuş olup, ayrı iş mahkemesi bulunmayan yerlerde, anılan kanunun 1/3. maddesi gereği Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulunun bir asliye hukuk mahkemesini görevlendireceği belitilmiş olmakla, bu mahkemenin iş davalarına, iş mahkemesi sıfatıyla ve İş Mahkemeleri Kanununda öngörülen yargılama usulüne göre bakması ile ayrı özel mahkeme bulunmayan yerlerde dava genel mahkeme sıfatıyla açılmış olsa bile mahkemenin görevsizlik kararı veremeyip, davaya özel mahkeme sıfatıyla baktığını belirtmesinin gerekli ve yeterlidir.
Nitekim, HSYK"nın 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararında: Müstakil iş mahkemesi kurulmamış olan il merkezleri ile ağır ceza mahkemesi bulunan ve bulunmayan (büyük şehir belediye sınırları dışında kalan mülhakatlar da dahil olmak üzere) diğer ilçelerde, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’ndan kaynaklananlarla özel kanunlarda iş mahkemesinde görüleceği belirtilen iş davalarının, yargı çevreleri asliye hukuk mahkemesinin yargı çevresi ile aynı olmak üzere; a)Bir asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkemede, b)Birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde, 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinde, çözümlenmesine karar verilmiştir.
Bir yerde birden fazla iş mahkemesi arasındaki ilişki işbölümü ilişkisidir. Bir yerdeki ayrı iş mahkemesi ile asliye mahkemesi arasındaki ilişki ise görev ilişkisidir. Ayrı iş mahkemesi olmayan yerlerde yalnızca bir asliye hukuk mahkemesi varsa ve dava bu mahkemede iş mahkemesi sıfatıyla açılmamışsa mahkemece eldeki davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakılmalıdır. Birden fazla asliye hukuk mahkemesinin olduğu yerlerde ise hangi mahkeme iş davalarına bakmak üzere görevlendirilmişse davaya onun tarafından bakılması gerekir. Davanın tarafları bu iş dağılımına itiraz edemezler. Aynı şekilde Asliye Hukuk Mahkemesinden iş mahkemesi sıfatıyla verilen kararın aslen iş mahkemesi sıfatıyla verilmemesi gerektiği ortaya çıktığında da mahkemenin HMK’nun 20 vd. maddeleri kapsamında görevsizlik kararı veremeyip, davaya genel mahkeme sıfatıyla baktığını belirtmesi yeterlidir.
Somut olayda Yerel Mahkemece; bulunan mahalde müstemir yetkili bir iş mahkemesi kurulması ve mahkemeler arasındaki iş bölümü nedeniyle eldeki dosyada ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin iş mahkemesi sıfatıyla görevsizliğine, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ... İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmişse de yukarıdaki açıklamalar kapsamında böylesi bir kararın hatalı olduğu açıktır. Zira somut olayda ilgili mahkemeler arasında görev değil işbölümü ilişkisi mevcuttur. Esasa ilişkin karar bakımından da mahkemece verilecek karar görevsizlik değil, mahkemeler arası devir ilişkine dayanan gönderme kararıdır. Gönderme kararları ise tek başına temyizi kabil kararlar olmayıp ancak gönderilen mahkemenin esas hakkındaki kararıyla birlikte temyiz edilebilir kararlardır. Tüm bu bilgiler ışığında yanılgılı gerekçeye dayanarak, ek kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ilişkin 04.05.2016 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına ve bu ek karara esas, usul ve yasaya aykırı görevsizlik kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
O halde, davacı taraf vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve mahkemece verilen ek karar ile buna esas hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 10.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.