22. Hukuk Dairesi 2016/8118 E. , 2016/11561 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ....... Belediye Başkanlığı ve ...... Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren ..... Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Limited Şirketinde yaklaşık iki buçuk yıl temizlik işçisi görevinde çalıştığını, belirsiz süreli iş sözleşmesinin ekonomik sıkıntı gerekçe gösterilen 24.11.2014 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkil belediyede bilet gişesinde çalıştığını, müvekkil şirkette bilet gişesinde çalışan davacıya ...... Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Şti."nin araçlarını minibüse çevirmesi ve bu minibüslerde de elektronik sistemle bilet tahsilinin olması sebebiyle davacıya işyerinde ihtiyaç kalmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerekiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin fesih tarihinde, fesih tarihinden altı ay önce ve sonrasında davalı iş yerinde otuz işçiden az işçinin çalıştığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu"nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için fesih bildiriminin yapıldığı tarihte işyerinde otuz ve daha fazla işçi çalıştırılması gerekir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan işçi sayısına göre belirlenir.
4857 sayılı Kanun"un 2/2 maddesine göre, işverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. Yine aynı Kanun"un 18/4 maddesi uyarınca, işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. Keza mülga 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 60/2 maddesi uyarınca bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin dahil olduğu iş kolundan sayılır.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik iş sözleşmesi ile çalışanlar arasında bir ayırım yapılamaz. Fesih bildirimin yapıldığı tarihte otuz işçi sayısının tespitinde göz önünde bulundurulacak işçinin iş sözleşmesinin devam etmekte olması yeterli olup, ayrıca fiilen çalışıyor olması gerekmemektedir. Ancak hastalık, iş kazası, gebelik ya da normal izin ve benzeri sebeplerle ayrılan işçi yerine bu süre için ikame işçi temin edilmiş ise, otuz işçi sayısında ikame edilen işçi dikkate alınmayacaktır. Konumu itibarıyla güvence kapsamı içerisinde olmayan işveren vekillerinin ve yardımcılarının da işyerinde çalışan işçi sayısının belirlenmesinde dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, mahkemece fesih tarihi itibari ile davalı şirkette çalışan işçi sayısının otuzdan az olduğu ve davacının işgüvencesi hükümlerinden faydalanamayacağı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumunun gönderdiği kayıtlardan davalı şirkete ait fesih tarihi itibari ile birden fazla işyeri olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple mahkemece, davalı şirkete ait işyerlerinin aynı iş kolunda olup olmadığı araştırılmalı ve çalışan sayısı buna göre açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre davacının işgüvencesi hükümlerinden faydalanıp faydalanmayacağı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.