12. Ceza Dairesi 2014/14780 E. , 2015/4746 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : CMK"nın 223/8. maddesi uyarınca düşme
Taksirle yaralama suçundan şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşmesine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin eksik incelemeye ve suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin düşme kararının yerinde olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 12/03/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ :
Taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında düşme kararı verilemeyecek olduğundan sayın çoğunluğun hükmün onanması yönündeki görüşlerine katılmıyoruz.
Ölen ... 07.01.2011 günü geçirmiş olduğu trafik kazasında yaralanmış ve 15.02.2011 günü alınan ifadesinde "kaza yapmama sebep olan sürücüyü bulabileceğimi tahmin etmediğimden şikayetçi değilim" şeklinde beyanda bulunmuş ve Cumhuriyet Savcılığınca olay nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Kazada yaralanan... 01.03.2011 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Daha sonra tanıkların ortaya çıkması üzerine şüpheli sanık tespit edilmiş, bu kişi hakkında soruşturma başlatılmış,.... İhtisas Kurulu Başkanlığı 10.08.2011 tarihli raporları ile "kişinin ölümünün myokard enfarktüsü sonrası meydana geldiği, yaralama sonrası oluşan mevcut kemik kırığının iyileşmiş olacağı ve eldeki veriler ile ölüm arasında illiyet bağı kurulamadığı" na dair görüş bildirmiştir.
Cumhuriyet Savcılığı, 28.12.2011 tarihinde kazanın oluşunda şüphelinin asli kusurlu olduğu, her ne kadar ... Kurumu raporunda illiyet bağı kurulmamış olsa bile ölenin gördüğü tedaviler de nazara alınarak delillerin takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilerek, sanık hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan TCK"nın 85/1. maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Yargılama sırasında ... İhtisas Kurulunun 07.11.2012 tarihli raporları ile de "ölüm ile trafik kazası arasında illiyet bağının bulunmadığına" dair 2. raporun alınması sonrası mahkeme ölüm ile trafik kazası arasında illiyet bağının bulunmadığı, olayda bilinçli taksir halinin de olmadığı ve ölenin de (yarlanmadan) şikayetçi olmaması nedeniyle açılan kamu davasının TCK"nın 73/4, 89/1 ve CMK"nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE karar vermiştir
CMK"nın 225. maddesinde "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" hükmü mevcuttur. Maddenin gerekçesinde de. “Mahkeme dava edilmeyen bir fiil hakkında kendiliğinden yargılama yapamaz ve hüküm veremez. Bunun doğal sonucu, iddianamede gösterilen fiil hakkında hüküm kurulmasıdır.
Hükmün konusunu, iddianamede sınırları belirtilerek dava nedeni yapılan maddî olay (fiil) oluşturur. Diğer bir anlatımla, kamu davasının konusu ile hükmün konusu maddî olay (fiil) bakımından aynıdır. Hüküm, iddianamede gösterilen sanık ve ona yükletilen fiil hakkında kurulur.
Ancak mahkeme, fiilin hukukî yorumunda, değerlendirmede tamamen serbesttir; iddia, savunma mahkemeyi bağlamaz. Mahkeme aynı fiili başka suretle yorumlayabilir.” açıklaması bulunmaktadır.
Madde ve gerekçeden hareketle hükmün konusu iddianamede sınırları çizilen eylemle ilgilidir. Bunun sonucu olarak:
1-İddianamede kim hakkında dava açılmışsa ancak o kimse hakkında karar verilir.
2-İddianamede sanığın kime karşı suç işlediği belirtilmişse ancak ona karşı işlediği suçtan hüküm kurulur.
3-İddianamede hangi eylem hakkında dava açılmışsa ancak o eylemden dolayı hüküm kurulur.
Kısaca iddianamede kim hakkında, kime karşı ve hangi olay hakkında dava açılmışsa hüküm de bunlar hakkında kurulur.
Kamu davası taksirle öldürme suçuna ilişkindir. Öğretide de benimsendiği üzere Ceza Genel Kurulunun bir çok kararında taksirin unsurları:
1- Fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması
2- Hareketin iradi olması
3- Sonucun istenmemesi
4- Hareket ile sonuç arasında nedensellik bağının bulunması
5- Sonucun öngörülebilir olmasına rağmen öngörülmemiş olması
Şeklinde kabul edilmektedir. (CGK, 25.03.2014/1496-135)
... raporunda, "nedensellik bağının bulunmamasının” gösterilmiş olması, taksirin sayılan beş unsurundan biri olan “Hareket ile sonuç arasında nedensellik bağının bulunması “ koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle olayda sanığın kusurunun bulunmamasından dolayı CMK"nın 223/1-c maddesinde "Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması," nedeniyle verilmesi öngörülen karar "BERAAT" kararıdır. Ölüme neden olmada illiyet bağının bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında dava açılmayan yaralamadan şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilemez.
Trafik kazası sonrası ölen mağdurun ölümünde sanığın taksirinin bulunmadığının ceza yargılamasında sonuçlandırılmış olmamasının hukuk mahkemesinde açılan tazminat davasında bu konunun tekrar tartışılacak olmasından dolayı bu yargılamada toplanan delillere göre beraat kararı verilmesi gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun mahalli mahkemenin düşme kararını onayan görüşüne katılmıyoruz.