16. Hukuk Dairesi 2016/13365 E. , 2020/1137 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1032 ada 1, 9, 1123 ada 1 ve 3 parsel sayılı 1.194.11, 7.794.30, 713,93 ve 1.904,03 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 1032 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar ... adına, 1123 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar ise ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 1032 ada 1 ve 9 parseller yönünden davanın reddine, 1123 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davanın kısmen kabulüne, 1032 ada 1 ve 9 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine, 1123 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptali ile, taşınmazların tamamı 32 pay kabul edilerek 2 payının ..., 3 payının ... ve 3 payının ... adına, geriye kalan 24 payının ise davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli 1032 ada 1 ve 9 parsel sayılı taşınmazların davalı tarafın dayandığı 10.08.2002 tarihli senetlerin kapsamında kaldığı, dolayısı ile bu taşınmazların tarafların müşterek murisleri ..."dan intikal eden taşınmazlardan olmadığı, ayrıca davacı tarafın bu taşınmazların kendi murisleri ... tarafından satın alındığını da ispatlayamadığı; çekişmeli 1123 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazların ise davalıların dayandıkları senetlerin kapsamında kalmayıp, bu taşınmazların tarafların müşterek miras bırakanları ...’dan intikal ettiği ve mirasçılar arasında usulüne uygun bir taksim de bulunmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacılar, temyize konu taşınmazlar ile dava konusu ettikleri diğer taşınmazın bir kısmının ortak muris Selami’den intikal ettiğini ve taksimen kendilerine kaldığını, diğer bir kısmının ise 3. kişilerden satın alınan yerler olduğunu ileri sürerek dava açmışlardır. Davalı taraf ise, çekişmeli taşınmazlarda davacı tarafın hakkı bulunmadığını ileri sürerek, 10.08.2002 tarihli satın alma senetlerine dayanmıştır. Ne var ki mahkemece, mahalli bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettikleri ve taşınmazlar tarafların ortak murisinden gelmekte ise taksime konu edilip edilmedikleri hususlarında somut olaylara dayalı ayrıntılı beyan alınmadığı gibi, davalı tarafın dayandığı satın alma senetleri yöntemince uygulanıp kapsamları belirlenmemiş; senet uygulamasına yönelik tanık beyanları komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmemiş ve mahalli bilirkişi ve tanıklar tarafından gösterilen sınır yerleri fen bilirkişisi tarafından düzenlenen krokide denetime elverişli şekilde gösterilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, yapılacak bu keşif sırasında yerel bilirkişiler ile tanıklardan, çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ve ne şekilde intikal ettikleri, tarafların müşterek miras bırakanları ...’dan intikal ettiğinin anlaşılması halinde, vefatından sonra mirasçıları tarafından usulüne uygun şekilde taksim edilip edilmedikleri, taksim yapılmışsa hangi tarihte yapıldığı, çekişmeli taşınmazların kime düştüğü, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldıkları hususları maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı; ayrıca davalı tarafın dayandığı 10.08.2002 tarihli senetlerdeki sınır yerleri mahalli bilirkişilere tek tek okunup sınırların bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği sınırların tespiti için davalı tarafa tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacılar vekilinin 1032 ada 1 ve 9 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik; davalı ...’nın ise 1123 ada 1 ve 3 parsellere ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.