13. Hukuk Dairesi 2016/13103 E. , 2019/4508 K.
"İçtihat Metni"......
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile arasında ... 24. Noterliği’nin 16.02.2015 tarihli araç satış sözleşmesi ile ...... aracın 28.000,00 TL bedelle satışının yapıldığını, aracın satış yapılmadan önce davalı tarafından hasarsız ve boyasız olduğunun söylendiğini,aracın satışından iki buçuk ay sonra aracı satmak istediğini ve ekspertiz incelemesi yaptırdığını, bu incelemede aracın tüm dış yüzeyinin boyalı, işlemli ve değişmiş olduğunu öğrendiğini, davalının aracın üzerindeki boya, değişim ve işlemleri kendisinden sakladığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL değer kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyanın incelenmesinde; mahkemece, verilen kararın miktar yönünden kesin olduğundan bahisle 06.04.2016 tarihli karar ile davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de, karar tarihi itibarı ile miktar yönünden temyiz kesinlik sınırı 1.890,00 TL olup, davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava değerini 1.000,00 TL olarak belirlemiştir. Değer kaybı dosya da henüz belirlenmemiştir. Davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davasını açtığına göre miktar itibariyle kararın kesin olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece verilen 06.04.2016 tarihli kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kaldırılarak davacının temyiz nedenlerinin incelenmesi gerekir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 219 ve devamı maddelerinde düzenlenen, ayıptan sorumluluk hükümlerinden kaynaklanmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 223. maddesi hükmüne göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Davacı, 16.02.2015 tarihinde noterden devraldığı araçtaki gizli ayıbı 05.05.2015 tarihli ekspertiz raporu ile öğrenmiş, öğrenir öğrenmez 21.05.2015 tarihinde bunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece"... davacının alıcı olarak üzerine düşen gerekli özeni göstermeyerek aracın durumunu parasını ödemeden önce tespit ettirmemesinin nedeninin anlaşılamadığı, üstelik dosyaya sunulan ekspertiz raporunun tarihinin 05.05.2015 olduğu, davacının aracı aldığı tarihten ancak 3 ay sonra kontrolünü yaptırdığı, bu durumda davalıdan değer kaybı talep edemeyeceği, aracın davalıdan satın alındığı tarihte hasarlı olduğu ya da davalının hasarlı olduğunu bilerek, davacıya bunu anlatmadan satmış olduğuna ilişkin somut bir delil bulunmadığı, eksper raporu aldırmadan 28.000,00 TL ödeyerek dava konusu aracı satın alan davacının kendi zararından kendisinin sorumlu olduğu, davalıya izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığı ...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı savunmasında, kendisinin de önceki hasar durumunu bilmediğini belirtmiştir. Satışa konu araç ayıplıdır. Ayıp davacıdan gizlenmiştir. Ayıbın gizlenmediğinin ispat yükü davalıda olup, davalı üzerine düşen ispat yükünü yerine getirememiştir. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Davalı satıcının ayıptan sorumluluk borcu bulunmaktadır. Davacının olayda kusurundan söz edilemez.
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ayıptan sorumluluk hükümleri gereğince davacı uğradığı zararları akidi olan davalıdan isteyebilir. Davacı BK 219 ve sonraki ayıptan sorumluluk hükümlerine göre davalıdan ayıp oranında bedel indirimi istemekte haklıdır.
Mahkemece, açıklanan hususlar göz önünde tutularak davacının ayıp oranında bedel indirimi talebinin değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......