21. Hukuk Dairesi 2013/20611 E. , 2014/1769 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kuşadası 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
TARİHİ : 06/11/2012
NUMARASI : 2011/164-2012/398
Davacı, geçirdiği kazanın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava, davacıya ait işyerinde, 03/07/2007 tarihinde meydana gelen davalının yaralanma olayının iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalının 03/07/2007 tarihinde davalıya ait otelin mutfak bölümünde karpuz keserken, sol elinin yüzük ve serçe parmağını kestiği, Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen raporda olayın 506 sayılı Yasanın 11. maddesi gereği iş kazası olduğunun belirtildiği, Kurumca malüliyet oranının % 1,2 tespit edildiği, davacı tanıkları beyanlarında, olayın meydana geldiği tarihte davalının davacıya ait otelde çalışmadığını, davalı tanıkları ise, davacının çalıştığını belirttikleri, davalı tarafından davacıya karşı tazminat davası açıldığı ve davanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Olayın İş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkin bu tür davalar 506 sayılı Yasa"nın 11. maddesinden ( 5510 sayılı Yasa"nın 13.maddesinden ) kaynaklanmaktadır. Anılan maddeye göre, iş kazası, a) sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, c) sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında sigortalıyı hemen veya bedence veya ruhça arızaya uğratan olaylardır. Zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası sayılması için, 1) sigorta olayına maruz kalan kişinin sigortalı olması, 2) sigorta olayının maddede sayılı sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, sigorta olayının, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Öte yandan iş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup, tazminat davasında da Kurum taraf değildir.
Somut olayda, mahkemece davacının davaya konu ettiği olayın, tazminat davasında yargılama konusu olduğu, davacının bu dava ile elde edebilecek sonucu devam eden tazminat davasında savunma olarak ileri sürebileceği, yine tazminat davasında davaya konu olayın davanın niteliği gereği iş kazası olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılacağı gerekçeleriyle, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı belirtilip davanın reddine karar verilmiş ise de, yukarıda belirtildiği gibi iş kazasının tespiti ile ilgili ihtilafın Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını doğrudan ilgilendirdiği, ayrıca Kurumun tazminat davasında taraf olmadığı, anlaşılmakla Kurumu davada taraf haline getirmeden ve işin esasına girilmeden yukarıda belirtilen hatalı gerekçe ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacıya SGK Başkanlığını davaya dahil etmek üzere önel vererek taraf teşkilini sağlamak ve işin esasına girilip sonucuna göre vermekten ibarettir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.