
Esas No: 2019/3634
Karar No: 2020/3399
Karar Tarihi: 04.06.2020
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2019/3634 Esas 2020/3399 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.04.2013 gününde verilen dilekçe ile üst hakkının terkini, muhdesatların teslimi ve tazminat talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; üst hakkının terkini ve tazminat istemleri hakkında verilen karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, muhdesatların teslimi talebinin kabulüne dair verilen 28.02.2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı; ... ilçesi, ... Beldesinde bulunan tapunun 522 parsel numaralı 9.489 m2 yüzölçümlü Hazine adına kayıtlı olan ve... Turizm alanında kalan taşınmazın üzerinde günübirlik tesisler gerçekleştirmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı"nca 06.11.1997 tarihinden itibaren 20 yıl süre ile ... Belediye Başkanlığı adına kesin tahsis yapıldığını ve Maliye Bakanlığı"nın uygun görüşüne istinaden 21.07.2000 tarih 915 yevmiye numaralı resmi senetle üst hakkının tapuya tescil edildiğini, bu hakkın 06.11.1997 tarihinde başlayıp 06.11.2017 tarihin de sona ereceğini, davalı belediyenin sözleşme ve resmi senet hükümlerine uymadığından Kültür ve Turizm Bakanlığı"nca verilen Turizm Yatırım Belgesinin Bakanlığında oluru ile iptal edildiğini, yeniden belge alınabilmesi için davalı belediyeye 1 yıl süre verilmesine rağmen başvuruda bulunmadığını, anılan nedenlerle Hazine"ye ait ... 522 parsel üzerinde davalı belediyeye ait üst hakkının tapudan terkinine, taşınmazın üzerindeki muhtesatların sağlam ve işler durumda Hazine"ye teslimine, cari yıl 2012-2013 irtifak hakkı bedeli olan 14.156,00 TL"nin tazminat olarak davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, irtifak bedelini ödediklerini, tahsisin uzatılması için başvurduklarını beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen ilk kararın, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 05.10.2016 tarihli ve 2015/1085 Esas, 2016/7856 Karar sayılı ilamı ile "Dava, üst hakkının terkini ve üst hakkı bedelinin tahsili ve taşınmaz üzerindeki muhdesatın teslimi istemine ilişkindir. Mahkemece üst hakkının terkinine, bedel ödenmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, ancak muhdesatların teslimi istemi hakkında bir karar verilmemiştir. Davacının bu yöndeki temyiz isteminin kabulü ile bu istem hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Diğer taraftan, davacı vekili temyiz dilekçesinde üst hakkının ... Büyükşehir Belediyesine devredildiğini bildirmiş olmakla, bu konuda da araştırma yapılarak, davalı tarafın pasif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; üst hakkının terkini ve irtifak bedeline dair talep hakkında verilen karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğinden bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, davaya konu muhdesatların sağlam ve işler durumda davacıya teslimine karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Hükmün hangi hususları kapsayacağı 6100 sayılı HMK’nin 297. maddesinde belirtilmiştir. Ayrıca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir.
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir.
Somut olaya gelince; mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, hüküm tekrar edilmeksizin, üst hakkının terkinine ve irtifak bedeli talebine dair verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğinden bahisle "Bu hususta karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi doğru görülmemiş olup, bozmaya uygun ve infaza elverişli şekilde hüküm tesis edilmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.