13. Hukuk Dairesi 2012/16310 E. , 2013/6790 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, Bolu ili ... Köyü sınırları içerisinde ... mevkiinde bulunan 1406 parsel sayılı taşınmazı, piknik alanı ve turizm tesisi yapmak üzere, 08.08.2005 tarihinde davalı ... Özel İdare Müdürlüğünden yap-işlet-devret modeli ile 49 yıllığına kiraladıklarını, yapılacak imalatların ... Kültür ve Tabiat varlıklarını Koruma Kurulunca onaylandığını, ilave imalatlara ilişkin projenin ise onaylanmadığını, bunun üzerine taraflar arasında ihtilaf doğduğunu ve sözleşmenin, idarenin 27.01.2009 tarih ve 25 sayılı kararı ile feshedildiğini, muarazanın giderilmesi amacıyla daha önce Bolu 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/60 esas sayılı dosyası üzerinden açmış oldukları davanın reddedildiğini, anılan inşaat mahalline 500.000,00 TL’yi aşan bir yatırım yaptıklarını, %60 seviyesini aşan ve bitmiş olan birçok imalatların mevcut olduğunu, idarenin mal varlığına girmiş olup, sökülüp alınması mümkün olmayan kalıcı imalatlara ilişkin yapılan masrafların ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000 TL’nin, sözleşmenin feshedildiği 27.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin 28. maddesine göre, davacının herhangi bir bedel talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “daha önce açılmış olan davada, sözleşmenin idare tarafından haklı olarak feshedildiğinin kesinleştiği, taraflar arasındaki 27.12.2006 tarihli sözleşmenin 28.maddesine göre davacının herhangi bir bedel talep edemeyeceği” kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, taraflar arasındaki yap-işlet-devret sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmesi nedeniyle, yapılan imalat bedellerinin tahsili istemine olup, daha önce açılıp kesinleşen Bolu 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/60 esas sayılı “muarazanın giderilmesi” konulu dava dosyası kapsamından, davalı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır. İş bu davada yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, bir kısım imalatlar, proje haricinde yapılmış olduğundan, davacının proje haricinde yapmış olduğu bu imalatlar nedeniyle herhangi bir hak talebinde bulunamayacağı kuşkusuzdur. Ne var ki yine aynı bilirkişi raporunda, davacının proje dahilinde yapmış olduğu imalatlar da belirtilmiştir. Her ne kadar sözleşmenin 28. maddesinde, "sözleşmeye uyulmaması halinde, çekilecek ihtardan sonra kira mukavelesi iptal edilir, mevcut teminat irat kaydedilir. Bu durumda İdare tarafından her hangi bir tazminat veya bedel ödenmeksizin tüm yapı ve tesisler idareye intikal eder" şeklinde bir düzenleme mevcut olup, mahkemece bu nedenle davanın reddine karar verilmiş ise de, proje dahilinde yapılan imalatlar yönünden söz konusu hükmün uygulanmasının, davacının ticari olarak mahvına neden olup olmadığı yönünde bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Bilindiği üzere Borçlar Kanununun 19. Maddesinin 1.fıkrası ile, sözleşme yapma özgürlüğü ilke olarak benimsenmiş, ancak bu özgürlüğe, her özgürlükte olduğu gibi sınırlandırma getirilmiştir. (BK. 19/2, 20 md.)
O halde mahkemece, davacı şirkete ait tüm ticari defter ve kayıtlar ile belgeler getirtilerek, davacı şirketin mal varlığını oluşturan menkul ve gayrimenkulleri, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ve bu suretle aktifini oluşturan tüm unsurlar birlikte değerlendirilerek, proje dahilinde yapılan imalatlar yönünden söz konusu hükmün uygulanmasının, yüklenici yönünden ekonomik yıkım yaratacak düzeyde olup olmadığı, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle incelenip, değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece değinilen hususlar gözardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine,2. bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 19.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.