
Esas No: 2021/22663
Karar No: 2022/4101
Karar Tarihi: 09.03.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/22663 Esas 2022/4101 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanığı mahkum etmiştir. Ancak yapılan incelemede, sanığa yönelik tebligat işlemlerinin usule aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. Sanığın eyleminin TCK'nın 165. maddesi kapsamında suç teşkil ettiği ve suçun zamanaşımı süresinin geçtiği belirtilmiştir. Bu nedenle sanık hakkında açılan kamu davası düşürülmüştür. Kanun maddeleri olarak, Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrası, 21/1 ve 21/2. maddeleri, 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi, TCK'nın 165, 66/1-e ve 67/4. maddeleri, 5271 sayılı CMK'nın 42. maddesi ve 223/8. maddeleri, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'dur.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 42. maddesi uyarınca eski hale getirme isteğini inceleme yetkisi bu taleple birlikte temyiz itirazı da yapılmış olduğundan Yargıtaya ait olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın en son bilinen adresinin aynı zamanda MERNİS adresi olduğu ve bu adrese Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarılan tebligat işleminin usule aykırı olmasından dolayı temyizin süresinde yapıldığı kabul edilmekle yapılan incelemede;
Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık zamanaşımının, suç tarihi olan 27.11.2008 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 09.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.