
Esas No: 2022/457
Karar No: 2022/4072
Karar Tarihi: 09.03.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/457 Esas 2022/4072 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesi, sanık hırsızlık suçundan 2 yıl 11 ay hapis cezası almış, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehine hükümler içermesi nedeniyle cezası 1 yıl 8 aya indirilmiştir. Ayrıca suçun zamanlama ve niteliği nedeniyle konut dokunulmazlığı suçu da oluşmuştur. Yargıtay, hüküm doğru uygulanmadığı için kararı kanun yararına bozmaya karar vermiştir. Ancak kararın hükümlüye tebliğ edilmediği için kesinleşmediğinden, kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir. Kanun maddeleri: 765/493/1, 59/1, 81/2, 142/1-b, 62, 143, 51, 116/4, 5237/7/2, 5252/9/3.
"İçtihat Metni"
Hırsızlık suçundan sanık ...'ün, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 59/1 ve 81/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırmasına dair KARŞIYAKA 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/1998 tarihli ve 1997/192 esas, 1998/468 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılan uyarlama yargılaması sonucunda sanığın, 5237 sayılı Kanun’un lehine hükümler içermesi nedeniyle nitelikli hırsızlık suçundan anılan Kanun’un 142/1-b ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin anılan Mahkemenin 27/05/2005 tarihli ve 1997/192 esas, 1998/468 sayılı ek kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24/11/2005 tarihli ve 2005/13836 esas, 2005/10790 karar sayılı ilâmıyla ertelemeye ilişkin hükmün uygulanıp uygulanmayacağının ve uygulanması söz konusu olduğunda bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması için duruşma açılarak hüküm kurulması, hırsızlık suçunun yanında konut dokunulmazlığını bozma suçunun da oluştuğu, suçun geçe olduğunun saptanması durumunda 5237 sayılı Kanun'un 143 ve 116/4. maddelerinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasını takiben, sanığın 5237 sayılı Kanun’un lehine hükümler içermesi nedeniyle nitelikli hırsızlık suçundan anılan Kanun’un 142/1-b ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 143 ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, 01/07/1998 tarihli hükümdeki diğer hususların aynen geçerli olduğuna dair Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2007 tarihli ve 2006/209 esas, 2007/159 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/10/2021 gün ve 94660652-105-35-14765-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/11/2021 gün ve 2021/132725 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359-7944 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede,
1-Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 18/04/2018 tarihli ve 2018/2546 esas, 2018/4726 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, sanığın apartman boşluğundan kişisel çeviklikle tırmanarak müştekinin ikinci kattaki evinin tuvalet penceresinden girerek eşyaları çalması suretiyle gerçekleşen olayda, mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun sanığın lehine olduğundan bahisle nitelikli hırsızlık suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Kanun'un 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Kanun'un 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlık suçu yanında 5237 sayılı Kanun'un 116. maddesine uyan konut dokunulmazlığını ihlal etme ihlal etme suçunu da oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde yer alan “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki düzenleme ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesinde yer alan“Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği,
Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2007 tarihli kararında uygulanan ceza maddeleri yönünden karşılaştırma yapılıp 5237 sayılı Kanun'un lehe olduğu değerlendirilerek cezalandırılmasına karar verilmesini müteakip, 01/07/1998 tarihli hükümdeki diğer hususların aynen geçerli olduğuna karar verilmiş ise de, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunun ilgili bütün hükümleri olaya uygulanmak suretiyle, tüm yönleriyle yeni bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde,isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/03/2008 tarihli ve 2008/9-7-56 ve 13/05/2008 tarihli ve 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiine yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi gerektiği nazara alınarak, dosya kapsamına göre, hükümlü ...'ün ve haberdar olmadığı müdafinin yokluğunda verilen ve sadece müdafiye tebliğ edilen Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2007 kararının hükümlüye tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2007 kararının hükümlü ...’e tebliğ edilip, usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (KARŞIYAKA) 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 23.02.2007 tarihli ve 2006/209 Esas – 2007/159 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 09/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.