Abaküs Yazılım
2. Ceza Dairesi
Esas No: 2022/456
Karar No: 2022/4071
Karar Tarihi: 09.03.2022

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/456 Esas 2022/4071 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Zonguldak 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 10/02/2020 tarihli ve 2020/1 değişik iş sayılı hırsızlık suçuyla ilgili kararı, hükümlüye usulsüz tebligat yapıldığı için kesinleşmediği gerekçesiyle kanun yararına bozma istemine konu olmuştur. Kararın usulüne uygun kesinleşmemesi nedeniyle bozma talebi reddedilmiştir. Sanık hakkındaki hükmün ortadan kaldırılması kararının, sulh ceza mahkemesinin görev alanından çıkarılarak asliye ceza mahkemesine dahil edilmesi nedeniyle hatalı olduğu, sanığın adli sicil kaydının silinmesi talebinin ise arşive alınması gerektiği belirtilmiştir. Hükmün esasen vaki olmamış sayılması gerektiğinden bahisle kararın açıklanmasının geri bırakılması kararlarına istinaden oluşturulan bir kayıt varmış gibi değerlendirme yapılmıştır. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk, 522/1, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddelerine göre sanığa 577.850.000 Türk lirası ağır para cezası verildiği ve aynı kanunun 6. maddesi gereğince cezasının ertelendiği belirtilmiştir. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2/2. maddesi uyarınca sanığın adli sicil kaydının arşive alınması
2. Ceza Dairesi         2022/456 E.  ,  2022/4071 K.

    "İçtihat Metni"

    Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk, 522/1, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'nun 4. maddeleri gereğince 577.850.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair Zonguldak (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/02/2004 tarihli ve 2003/201 esas, 2004/133 sayılı kararının temyiz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın adli sicil kaydının silinmesine yönelik talebi üzerine, sanık hakkındaki hükmün ortadan kaldırılmasına ilişkin Zonguldak (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/02/2020 tarihli ve 2020/1 değişik işsayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/10/2021 gün ve 7197-2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/11/2021 gün ve 2021/133065 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
    Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
    Dosya kapsamına göre,
    1-Zonguldak (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/02/2004 tarihli kararının temyiz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın adli sicil kaydının silinmesi talebi üzerine Zonguldak (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesince karar verilmiş ise de, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5235 sayılı Kanun’un 10 ve geçici 1. maddeleri ile hırsızlık suçuna ilişkin yargılama yapma ve karar verme görevinin Sulh Ceza Mahkemesinin görev alanından çıkarılarak Asliye Ceza Mahkemesinin görev alanına dahil edildiği cihetle, Zonguldak (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin dosyalarının devredildiği Zonguldak Asliye Ceza Mahkemesince talebin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, kapatılan Mahkeme sıfatıyla karar verilmesinde,
    Kabule göre de;
    2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk, 522/1, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'nun 4. maddesi gereğince 577.850.000 Türk lirası ağır para cezası verilerek, 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince bu cezasının ertelenmesini müteakip, Zonguldak (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesince kararın kesinleşmesinin üzerinden beş yıl geçmiş olduğundan bahisle kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de; 765 sayılı Kanun'un 95/2. maddesinde yer alan "Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur." şeklindeki, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 1. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklindeki ve 11/04/2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesi ile değişik 2. fıkrasında yer alan “Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.” şeklindeki ve 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 3. fıkrasında “ İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında; sanığın işlediği hırsızlık suçunun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde sayılan suçlardan olduğu ve mevzuat gereği adli sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alınması gerektiği, 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi uyarınca da ancak aynı Kanun'un 12/1-b maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde arşiv kaydından silinmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla; 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/3. maddesi gereğince 6290 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 11/04/2012 tarihinden itibaren şartları oluştuğu taktirde Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından arşiv kayıtlarının silinebileceği, bu haliyle mahkemesince hükmün esasen vaki olmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği halde, dosya kapsamı ile uyumlu olmayacak şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına istinaden oluşturulan bir kayıt varmış gibi değerlendirme yapılmak suretiyle kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde,isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
    GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
    Hükümlü ...’ın yokluğunda verilen 10/02/2020 tarihli kararın tebliği için adı geçenin bilinen en son adresi esas alınarak çıkarılan tebligatın adreste tanınmadığı gerekçesiyle bila tebliğ iade edilmesi üzerine, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı anlaşılmakta ise de; Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması ve sanığın adres kayıt sisteminde adresinin de bulunmaması gerekmektedir. Aksi halde 35. maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir. Hükümlünün bilinen son adresine daha önce yapılmış herhangi bir tebligat bulunmadığından kendisine 35. maddeye göre yapılan (MERNİS adresi araştırılmadan) tebligat işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; kararın usulüne uygun kesinleşmediği, kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Zonguldak 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/02/2020 kararının hükümlü ...’a tebliğ edilip usule uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (ZONGULDAK) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin kesinleşmeyen 10.02.2020 tarihli ve 2020/1 Değişik İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 09/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi